Haber Arşivi arrow Tarihçe
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın Kolları
Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün284
  Dün319
  Bu Hafta1581
  Bu Ay926
  Toplam174870
www.memurlar.net
Advertisement
JİN CAFE
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
Arhavi'nin Tarihi Yazdır E-Posta
05 05 2008

Arhavi'nin Tarihi    Kafkasya ve Doğu Karadeniz Bölgesi, MÖ dönemlerden beri çeşitli kültür ve uygarlıklara yurt olmuştur. Arhavi halkı ve coğrafyası da bu tanımın içerisindedir. Lazları da içine alan Kolheti kültürü bunlardan birisidir.

     Kolheti ismi, tarihi süreç içinde siyasi bir birliğin adı olarak ortaya çıkmış, egemen olduğu coğrafyaya da kendi adını vermiştir. Lazlarla çok yakın ilişkisi bulunan Kolheti Krallığı, bu özelliği konumuzun özünü oluşturmaktadır.

     Gerek coğrafi bir terim ve gerekse siyasi bir özne olarak tarihte, Kolheti ismi değişik dillerdeki fonetik özellik ve telaffuz ayrılıkları nedeniyle, Kolh, Kolheti, Kolkis, Kolhida... ve benzeri olarak on iki çeşit yazılan ve söylenen bir isim olmuştur.

     Önce bu on iki çeşit isimle literatüre geçmiş Kolheti’nin Laz terimi ile olan ilişkisine bir göz atalım. Bizanslı tarihçi Prokipus “ Eskiden kullanılan Kolh adı, Laz adı ile değiştirilmiştir” diyor.( 6. Yüzyıl Priskos, Bella Cotli ve Savaş Tarihi 11, 17) Yine Bizanslı Agastias da, çok eski çağlarda Lazlara, Kolh deniliyordu diyor. (6. Yüzyıl Bizans Tarihçisi Agastias 1, 3) Öyle ise tarihte, Kolheti’nin (on iki yazılışından biri ile) geçtiği her metin, Lazlardan veya Lazlarında içinde bulunduğu siyasi birlikten bahsediyor demektir.

     Şimdi de Kolheti’nin neresi ve kimlere ait uygarlık olduğu konusuna değinelim: Kesin bir çizgi ile belirtmemiz mümkün olmamakla beraber Kolheti, Kafkas Dağları’nın güney eteklerinden başlayıp Trabzon’a kadar uzanan, doğuda Suram eteklerine kadar varan bir bölgenin adıdır. İsminin tarihi süreç içerisinde, üzerinde kurulmuş bulunan Kolheti Krallığından geldiği kesindir. Kolheti Krallığı’nın orijini, eldeki mevcut kaynak ve arkeolojik bulgulara göre MÖ 12-11. Yüzyıllardır izlenebiliyor. Başlangıçta iki halk grubunun oluşturduğu, bilahare birçoklarının dahil olduğu ve eleştirdiği bir uygarlıktır. İlk dönemlerde krallığın halkını Egrisililer (laz) ve Abhaz-Abazalar oluşturuyordu. (George Amicba’nın Doçentlik tezi, Orta çağda Abhazlar, Lazlar) Ancak, Ergisi(LAZ) ve Abhaz-Abaza isimleri, devletin belirleyici simgesi olarak hiç kullanılmamış, bütün kaynaklarda devletin on iki çeşit yazılışı ve okunuşu olduğunu anlattığımız Kolh, Kolheti, Kolhida, Kolkis... Krallığı olarak anılmıştır.

     Milat yıllarında, Trabzon’a kadar olan bölgeye, Kolheti halklarından bir Megrel-Laz göçü olmuştur. Milattan sonraki ilk yıllarda da Romalılar bu Krallığı Egrisi(laz) soyundan gelen krallara devretmişler ve Kolheti Krallığı’nın ismini Lazika Krallığı’na dönüştürmüşlerdir. İşte bundan sonra Laz ismi tarih sayfalarına girmiştir. Bu ismin, yani Laz isminin ilk kullanıldığı eser, 79 yılında Romalı müellif Plinius’un “Naturalis Historia” adlı eseridir.

     Lazika Krallığı ismi ortaya çıkmadan önceki dönemlerde Kolheti Krallığı veya on iki çeşit isminden biri söylendiği zaman halk olarak ya Egrisislerden (Laz) veya Ab haz-Abazlardan bahsediliyor demekti. Bilahare de Çerkesler, hatta İskitler bu uygarlığa dahil olmuşlardır. Gürcülerin Kolheti Uygarlığına dahil olmaları Çerkes ve İskitlerden ve de Lazika Krallığı’nın çıkmasından çok sonradır. Gürcüler 483 yılında Laz ülkesine Perslerden kaçarak göç etmişler ve Lazlarla ilk defa bu göç sebebiyle tanışmışlardır. Gürcülerin bu uygarlık içinde en hakim halk öğesi olarak Krallığın başını çekmeleri, çok sonra, 11 ve 12. Asırlarda olmuştur.

     Lazcada –ka takısı, küçüklük, yavruluk, özlük, pratiklik gibi içten birkaç anlatımı kapsar. Mamalika, Xocika, Kuxraka kelimelerinde olduğu gibi bu takının, devrinin Roma lehçesinden alınmış olması çok muhtemeldir. Çünkü Kolheti Krallığı, Roma gibi dev bir imparatorluğun kuzey-doğu hududunda bir krallık iken, Roma tarafından kendisine sınır krallığı (vasallık) yüklenen ismi de Lazika Krallığı’na dönüştürülen, Roma’ya göre küçük bir krallıktır. Bu yüzden laz ismine bir –ka takısının eklendiği ve isminin, Lazika Krallığı’na dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. 5. ve 6. Yüzyıllarda Bizanslılarla Perslerin hemen her seferinde, Lazlarında bazen bir yanda bazen öbür yanda göründükleri büyük mücadelelerine şahit olmaktayız. Bu mücadelelerin getirdiği sosyal, politik ve askeri sebeplerle, Lazlar ikiye bölünmüşler, Rion nehri civarındakilere de Megrel, Çoruh nehri civarındakilere de Laz denilmiştir.

     Boş kalan bölgeye, 483 yıllarında Perslerden kaçan, kaçtıklarına yukarıda değindiğimiz ve bilahare de Arap istilasından kaçan Gürcüler yerleşmişlerdir. Böylece de bugün Acara-Gurya denen bir ara bölge oluşmuştur.

     Çağımızda kardeş olan iki halktan Hristiyan olarak Megreller’in Kafkasya’da, Müslüman olarak da Lazların Doğu Karadeniz’de yaşamlarını sürdürmelerinin kökeninde bu tarihi olay yatar.

     Arhavi halkının, Laz kökenli, yani otokon olanlarının soyu, Çoruh vadisi orijinli Laz kökündenü gelir. Bilahare Osmanlı yönetimine girmişler ve Müslüman olmuşlardır. Günümüzdeki Arhavi ilçesi köyleri ve Hopa çevresinde bu sırada Osmanlı yönetimine alınmıştır. Fatih torunu Yavuz Sultan Selim Padişah olmadan önce Trabzon’da vali olarak bulunmuştur. 1510 yıllarında Yavuz Sultan Selim Arhavi üzerinden geçerek Batum’un yanındaki Gönye kalesini feth etti. Böylece Gönye sancağı kurulmuş Arhavi çevresinde bir nahiye olarak Hopa ile birlikte sancak örgütüne bağlanmıştır.

     1877 (93 harbinde) yılından önce Batum ve havalisi Türklerin elinde bulunduğu zamanlarda Arhavi, Göney mu tasarrufluğuna bağlı ve idari teşkilatı ilçe olarak yer almış, ilçe merkezinde bugünkü kale (Kabisre) mahallesi iken, 1877 (93 harbinde) yılından sonra Batum ve Gönye havalesinin Rusların eline geçmesinde sonra Arhavi Trabzon İline bağlı Rize mu tasarrufluğuna bağlanmıştır. Bu tarihlerde Hopa ve Fındıklı ilçelerine bucak alarak Arhavi’ye bağlı iken 1900 yıllarında iktisadi sebeplerden dolayı, Hopa ilçe olmuş Arhavi bucak olarak Hopa´ya bağlanmıştır. 1936 yılında Hopa ilçesi Artvin’e bağlanınca, Arhavi bucağında Artvin’e ek olmuştur. Arhavi 1 Haziran 1954 yılında tekrar ilçe haline getirilmiştir. Bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal vatandaşı olarak tarihsel varlıklarını sürdürmektedirler.

 

Yazar: Admin

 

 
< Önceki
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN

HALKOYUNLARI ÇALIŞMALARIMIZ;
İSTAD Halk Oyunları Kursları Beykoz Belediyesi bünyesinde başlamıştır
İletişim ve Bilgi İçin
Necdet Çolak
0542 244 40 05

AİDAT ÖDEMELERİ
Aidatlarını ödeyen tüm üyelerimize teşekkürler
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 42
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
 Nurten Nayir
 Kariyerine Uygun Spor Hangisi ?
 Tarihi Bir Gün: 27 Mart 2010 / Arhavi
 Düşler Sayfası
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
 Gerçekten Orçi Bizim Mi?
 Çevre, Dere, Su, Hes, Doğrusu Pes
 41. Yazı
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köyünde Yaşam
  Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
 Arhavi'de Kıbırdama Var
   Yazarın Tüm Yazıları
ÖZLÜ SÖZLER

 Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. 
M. Kemal Atatürk
 
 Cehennemde ateş yoktur, her insan kendi ateşini bu dünyadan götürür.
Pir Sultan Abdal
 
 Hayalleriniz büyük olsun ki hayal ettikçe siz de büyüyün.
James Allen

HAVA DURUMU
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.4994 YTL
USD Satış1.5066 YTL
EURO Alış1.9241 YTL
EURO Satış1.9334 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın