|
Yazar: Nurten Nayir MERHABA DOSTLAR Güzel Arhavi'mizden herkese selamlar. Yazın yapmadığı güneşli günler iki aya yakın bir zamandır güzelliği ile yaşamaktayız. İnanın yağmurlu hava insanı karamsar güneşli hava ise moral ve güç veriyor, evde oturmayı kimse yeğlemez, gezme dolaşma duygusu oluşur, güneşli havayı değerlendirme hissine kapılırız. Ancak yazın yaz kışın kış olamsı doğal dengenin sağlanması açısından her şey zamanında olmalıdır diye düşünüyorum. Yaşamak için mutlaka üretken, çalışkan olacağımız gibi, hayat mücadelesinin içine kendimize , ailemize ve sevdiklerimize zaman ayırmak, gezmek, değişik yerler görmek, bir kez de olsa başka bir yerde yemek yemek insanın motive etmesi açısından gerekmektedir.
Her yaşın bir güzelliği olduğunu sürekli savunurum. Küçük yaşların (10) kadar, pek anlamıyoruz çocukluğun verdiği heyecanla gelip geçiyor zaten. 15-20 yaş arasında sorumlulukların da artması ile hayata adım atmaya başlıyoruz. 20-30 yaş arasında hayatın ciddi süprizleri ile karşı karşıya kaldığımız için olgunlaşmaya başlamaktayız. Yaş 35 yolun çeyreği diyoruz, ancak çalışmanın , üretimin en yoğun olduğu bir yaş, semeresini yaş ilerledikçe göreceğiz. 30-35 yaşında artık hayatın meyvelerini ekebildiysen eğer toplamaya başlıyorsunuz. 35-40 yaş arası tecrube ve hayattan öğrendiklerimizi başkaları ile paylaşmak, öğretmekle geçmiyormu zaman. 45-50 yaşında eğer sağlığımıza dikkat etmiş, kendimize iyi bakmışsak artık rahata kavuşmanın yollarını ararız. 50-55 yaşlarında torun heyecanı ile aileye bir arada tutmanın verdiği olgunlukla, ailede danışılan bir büyük olarak anılırız. Bayramları iple çekip hatırlanmak, sayılmak, sevilmek istemezmiyiz. 55-60 yaşında artık ayaklarımızı uzatıp dinlenme zamanı gelmiş oluyor. 60-65 yaşında hani derler ya hamdım, piştim, oldum. 65-70 yaşında ise akibetimizi allah bilir. Yani kısacası sağlıklı ve olgun yaşlar dileğiyle Allah herkese uzun ömürler versin diyerek her yaşın dolu dolu yaşamaya çalışmalıyız. Evet hayat bizim ama sonuçta geri dönüşü olmadığı bir hayat sürecindeyiz. Sevgiye saygıya önem vermek gerektiğini zaman geldiğinde elimiz de sadece sevginin kalacağını bilmeliyiz. Sevgi paylaştıkça artıyor ve olgunlaşıyor. Ailemize, seçtiğimiz dostlarımıza daha önce göstermediğimiz sevgi ve ilgiyi göstermeliyiz. Biliyoruz ki gidenlerin ardın da sadece iyilikler ve eserleri kalıyor. Ne kadar sevgi dolu olduğumuz hatırlanıp anılıyor. Yaşamışlığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmiş doğum günü mumların bir sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor. Hayatın bir dönemecinde de olgunlukla yaşanmaktayız. Zaman her kese göre ne kadar dolu, yaşadığına göre değişmiyor mu bu olgunluk çağın da. İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor. Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek gerektiğini, ve bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını ve doya doya yaşamasını diliyorum. Değerli dostlar, Sadece hayatta sağlıklı, başarılı, huzurlu ve mutlu yaşamak için mücadelede ederek, filim şeridi gibi bir ömürden, gözümüzün önünden geçirerek veya düşünerek hatırlatmalar da bulunduk. Eksikliğimiz ve hatalarımız için afola.. DÜŞÜNCENİZ DE VE HAYALİNİZDE Kİ GÜZEL YAŞAMA DİLEĞİYLE. 11.11.2009 Mustafa YILMAZ A R H A V İ Görüntüleme sayısı: 651 | E-Posta
|