|
KAMİL AKSOYLU ve “LAZ KÜLTÜRÜ” İSTAD’ı düzenli takip edenler anımsayacaklardır.22 Kasım 2009 tarihinde Arhavi’li hemşerimiz Kamil Aksoylu’nun söyleşi ve” LAZ KÜLTÜRÜ” adını verdiği kitabının imza günü vardı. Katılım beklentimin altında kaldı ancak güzel şeyler konuşuldu. Belki konuşulmaması gereken konular da konuşuldu. Yine de verimli bir söyleşi oldu. Kamil Aksoylu söyleşiye kendini tanıtarak başladı.1957 Arhavi Yolgeçen köyünden olduğunu, ilk, orta ve liseyi Arhavi’de okuduğunu belirtti. Türkçeyi İlk Okula başlayınca öğrendiğini Lazcanın dil olduğunu ancak Otuz beş yaşından sonra fark ettiğini söyledi. Kitabın basımına kadar yaşadığı süreç hakkında bilgi verdi. Yazılı kaynaktan çok insanlardan aldığı bilgilerin derlendiğini vurguladı. Kültürün sadece Laz kökenlilerin değil yörede yaşayan ve komşu alt kökenler diyebileceğimiz topluluklarca da küçük değişimlerle bilindiğini dile getirdi.
Kitabın içinde neler var? Kitabı edinemeyenleri ve edinmeyi düşünenleri bilgilendirmek için, içeriğini özetlemek istiyorum. Kitap 486 sayfa. Kitabın 19. Sayfasında Çalışmaya başladığında “Kitap yazacağım” diye yola çıktığını belirtiyor. Bence gideceği yeri belirlemiş olmak, amaca ulaşmanın ilk şartı. Kitabında Dr. Mustafa Kibaroğlu’nun kaleminden” Lazlar ve Kafkasyalıların Etnik Kökenleri ve İlk Anayurtları”adlı yazısına yer vermiş. Yabancı Dilbilimci Gözü ile Goichi Kojima’nın “Türkiye’de Yabancı Dilbilimci Olmak Kolay Değil” başlıklı yazıya yer vermiş. İlk Okula başladığında yaşadıklarına yer vermiş. Bir Yaşam Kompleksi olan Laz Evlerini detaylı anlatmış. Sadece evin içi değil çevresi hakkında da çok önemli bilgileri bizlere aktarmış. Eskiden kullanılan ev ve bahçe alet edevatlarını hatırlatmış. Serender, Ambar, Bageni, Kümes, fırın, değirmen, k’alivi, ok’ank’oni gibi kurguları ve ne işe yaradıklarını anlatmış. Soruna çare bulma konusunda atalarımızın zekice çözümlerini hatırlatmış. Eskiden yöredeki yaşamdan örnekler vermiş. Lazca şairlerden alıntılar yapmış. Asma köprülerden ve onların öneminden bahsetmiş. Laz edebiyatından bahsederken destanlardan, aşklardan ve sevda türkülerinden bilgiler aktarmış. Eski ve yeni yazar ve şairlerin isimlerini bizlere hatırlatmış. Tekerleme ve manilerden örnekler sunmuş bizlere. Şiir ve hikâyeleri hatırlatmış. Anlatmasa bizim nesilden sonra yok olacak veya yozlaşacak değerlere yaşama sansı vermiş. Ata Sözlerini ama uydurma olmayan atasözlerini gelecek yıllara taşımış. Bir “Sözlük “ olacak kadar kelime ve anlamlarını yazıya dökmüş. Bir Deyimler sözlüğünü sıkıştırmış eserinin içine. Kitabında yaşanmış hikâyelere de yer vermiş. Masalları gelecek nesillere taşımış. Oyun ve oyuncakları küçüklere hediye etmiş. Bilmeceleri de ihmal etmemiş. Halk İnanışları ve Geleneklere geniş yer vermiş. Lazlarda mutfak kültürüne değinmiş. Lazlarda yer adları ve bitki isimleri ve hayvan isimlerini sıralamış. 93 Sürecini “Tarihe Tanıklık” bölümünde anlatmış. Bitirirken ne de güzel demiş “Hepimize” mesajını iletmiş. Bildiklerimizi ama doğru bildiklerimizi gelecek nesillere aktarmak için zaman kaybetmeyin deme istemiş “Orak miti var çumers(Zaman kimseyi beklemez) derken. Kamil Aksoylu inanıyorum ki bu eserine sonraki baskılarında ilavelerde bulunacak. Düzenlemeler yapacak. Ben bu eseri okurken onun bu bilgileri derlerken ne büyük emek harcayıp ulaşabildiği herkesle paylaşmaya çalıştığını bildiğim için biraz da taraflı davranarak bardağın dolu tarafını görmeye çalıştım. Yaklaşık 500 sayfalık bir eser olmasına rağmen eksiklerinin olduğunu bilecek kadar bilinçli. Ama kendi de vurguladığı gibi Orak Miti Var Çumers. Kitabın dağıtımı, Siyasal Dağıtım Şehit Adem Yavuz Sokak Hitit Apartmanı 14/1 Kızılay ANKARA Tel:(0312 ) 419 97 81 adresinden yapılıyor. Kamil Aksoylu kitabı ile ilgili olumlu-olumsuz eleştirileri beklemekte. Kendisine harcadığı emek, unutulmasını engellediği her bilgi için teşekkürlerimi iletiyorum. Bundan sonra yapılacak çalışmalarda kaynak olmayı amaçladığını belirten yazarımıza sonraki çalışmalarında da başarılar diliyorum. Kemal ÖZBIYIK 25 Kasım 2009 ANKARA Görüntüleme sayısı: 1194 | E-Posta
|