|
İPİN UCU KAÇIYOR Gezmek güzel, gezip yerinde görmek daha da güzel. Arhavi’nin her mahalle ve köyünde görev yaptım, çay müstahsilleri ile yoğruldum. Onlara başta çay konusunda olmak üzere köylüyü bilinçlendirmeleri ve kendi haklarını savunmaları için yardımcı olmaya çalıştım ve halen de yardımcı olmaya devam ediyorum. Beni üzen, yaşlı dede ve nenelerimizin yapmış olduğu çay bahçelerini artık yeni gençlerimizin yapamaması, çay bakımı ve toplamasını bilememeleri. Çay Alım yerinde sorun çok ama günlük geçiştirmelerle sorunlar çözülmüyor, her geçen gün ürünümüzün değeri düşüyor, köylümüzü geçindiremiyor. Bundan dolayı da göç vermeye başladık. Hayat durma noktasına kadar geldi, esnaf yaprak kıpırdamıyor diyor… Durum böyle olunca, insanlarımız stres içinde kalıyor. Ben arabamla çok gezerim. İstanbul’da da araba kullandım ama oralarda kurallara uyuluyor, burada ne sinyal verme var ne başka bir kurala uyma, yolun ortasından durup arkadaşı ile muhabbet edip arkadan gelene saygısı olmayan bir sürü insan. Hadi kardeşim diyorum, ne acelen var diyor. Benim Arhavilim böyle değildi, herhalde ipin ucu kaçıyor !!! ... Bugünlerde okullar yeni açıldı, masraflar çoğaldı. Birde ramazan bayramı geliyor. Durum hiç de iç açıcı değil. Fındığın hali de belli para etmiyor, üretici fındığı nasıl satacağını kara kara düşünüyor. Yazımın sonunda Kavak köyünde Arhavi’nin tek köy ilköğretim okulundan da bahsetmek istiyorum. Bu okulun sorunları çok, dünyanın hiç bir yerinde yoktur, üç yüz metre ilerisinde mıcır ve asfalt plenti var, çocuklarımız tozdan ve asfalt plentinden çok rahatsız, köylü olarak senelerden beri mücadele ediyoruz ama sesimizi duyuramıyoruz. Umarım bu yazıdan sonra bizleri daha çok insan duyar ve anlar. Yazıma son verirken herkesin yaşama hakkına saygı gösterilmesini istiyorum… Saygılarımla, Kemal Karaosmanoğlu
Görüntüleme sayısı: 615 | E-Posta
|