Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow 23 YIL SONRA ÇERNOBİL
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün298
  Dün380
  Bu Hafta678
  Bu Ay2291
  Toplam351411
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
23 YIL SONRA ÇERNOBİL Yazdır E-Posta
28 04 2009

23 YIL SONRA ÇERNOBİL

 

            Doğal olmak, doğal yaşamak, organik besinlerle beslenmek çok önemli. Yıllarca önce Sovyetler Birliği’nden fenni gübre ithal edildiğini hatırlıyorum. İnsanlarımız, çok ucuz olan bu beyaz gübreyi alıp kullanmıştı.

             Bilinçli olan bazı insanlarımız, zamanla bu gübrenin zararlarını çok çekeceğimizi söyleseler de, bu söylemler çok da işe yaramamıştı.

            Teknolojiyi kullanmak her zaman iyi sonuçlar getirmiyor. İthal tohumların durumu da ortada. Bahçesinde biber domates yetiştirmek isteyenler bile hormonsuz tohum bulamıyor. Bu örnekleri arttırmak çok kolay. Siz de düşündüğünüzde bu tip birkaç olumsuzluğu sıralayabilirsiniz.

            Çoğumuz neredeyse unuttuk. 26 Nisan 1986 tarihinde Çernobil Nükleer Santralindeki 4 numaralı ünitede yaşanan problem nedeni ile bir patlama yaşanmıştı. Bu patlama sadece bölgede yaşayanları değil, bölgeden çok uzaklarda yaşayanları bile etkilemişti. Radyasyon taşıyan bulutlar, rüzgâr nedeni ile diğer ülkelere de yayılmış ve İskandinav ülkelerine kadar gitmişti.

            Bizim hemen sınırımızın ötesinde olan bu faciadan etkilenmemiş olmamız mümkün olabilir miydi? Basın bu konuda haberler veriyordu:

            Olay yerinden yaklaşık üç kilometre uzaklıktaki Pripyat kasabasında yaşayan 45.000 kişi tahliye edildi.28 Nisanda ilk kez kaza haberi dünyaya duyuruldu. Mayısa kadar olay yerinden yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki 130.000 kişi tahliye edildi. Ancak 15 Kasım 1986 tarihinde reaktörün üstü lahitle kapatılabildi.(Kazadan sekiz ay sonra)

            1989 yılında ikinci tahliye döneminde Belarus, Ukrayna ve Rusya’da bulunan yaklaşık 100.000 insan daha köylerini terk etmek zorunda kaldı. Kasım 1996 yılında Rusya, Belarus ve Ukrayna’da tiroit kanseri vakalarında 1980 yılına oranla 200 kat arttığı belirlendi. Dünya Sağlık Örgütü bu üç ülkede 4 Milyon insanın kazadan etkilendiğini belirtti. Bu tarihlerde üç ülkede yaklaşık bir milyon kişi kaza ile ilgili tedavi görüyordu.

            2000 yılında reaktörün üzerinin ikinci bir lahitle kapanması için diğer ülkeler tarafından 715 milyon ABD $ verildi. 2005 yılında koruma duvarı için tekrar yardım yapıldı. Yardımın toplamı 1 Milyar ABD $’ini buldu.

            2005 yılında yani kazadan on dokuz yıl sonra ölçümlerde azalma tespit edilerek bazı alanlar tekrar yerleşime açıldı. 2007 yılı itibarı ile hala santral çevresindeki 30 kilometre karelik alana girmek yasak. Bu alanın dışında da çok az insan yaşıyor.

            Türkiye’de bu dönemde neler oldu.

            16 Ocak 1987 tarihinde ODTÜ Kimya Bölümünden Dr. Olcay BİRGÜL, Dr İnci GÖKMEN ve Kimya bölümünden Dr Aykut KENCE Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’na “Çaydaki Radyoaktivite Ölçümleri” adlı bir rapor sunmuşlardır. Söz konusu rapor vatandaşlar tarafından Üniversiteye getirilen çaylarda yapılan ölçümleri içeriyordu. Raporu yazan bilim adamları 1988 yılında Ankara Tabip Odası Halk Sağlığı Ödülüne layık görülmüştür.

            24 Şubat 1987 tarihinde KTÜ Nükleer Fizik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Adil GEDİKOĞLU Bakan ARAL’A çalışmasını sunarak 1986 yılına ait çayların toplanıp yok edilmesi gerektiğini söylüyordu. Dönemin bakanlarından Cahit ARAL televizyona çıkarak kameraların önünde çay içerek, çayda radyasyon olmadığını kanıtlamaya çalışıyordu.

            30 Nisan 1986 yılında yapılan ölçümlerde Karadeniz ve Trakya bölgelerinde radyasyon düzeylerinde artış görüldü. Trakya’da yağan etkili yağışlar sonrasında radyoaktif bulutların toprakla karışması hızlandı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu da sütteki radyasyonun Avrupa’da belirlenen sınır değerlerinden yüksek olduğunu belirledi. Mayıs 1986 tarihinde TAEK Başkanı Prof Dr Ahmet Yüksel ÖZEMRE “Türkiye’de radyasyon doğal düzeydedir” dedi. Eylül 1986 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Doğu Karadeniz’den gelen bütün fındığın Fisko Birlik tarafından alınacağını duyurdu.

            Çernobil kazasından 8 yıl sonra “Türkiye’nin Karadeniz Kıyılarında Çernobil Radyoaktivitesi” adlı raporu hazırlayan ODTÜ Kimya Bölümü öğretim Üyeleri İnci GÖKMEN, M.AKGÖZ ve A.GÖKMEN 1994 yılında yaptıkları ölçümlerde sezyum aktivitesini 1986 yılında TAEK tarafından yapılan ölçümlere göre daha yüksek bulduklarını açıklarlar.            Nisan 2006 tarihinde Türk Tabipler Birliği, Hopa’da yaptığı araştırmada ilçede son üç yılda meydana gelen ölümlerin yüzde 47,9 unun nedeninin kanser olduğunun belirlendiğini açıkladı.

            Buraya kadar yazdıklarım basında yayınlanan yazılardan alıntıdır. ODTÜ de çalışmam nedeni ile o dönemlerde Akademisyenlerimizin Doğu Karadeniz Bölgesinde yaptıkları araştırmaları da biliyorum. Defalarca bölgeye gidilerek araştırmalar yapıldı. Bu araştırma sonuçları basınla paylaşıldı.

            Günümüzde bölgede yaşayıp da Çernobil faciasından etkilenmeyen bir tek kişinin bile bulunmadığını düşünüyorum. Facia sonrasında hatırlıyorum marketlerde “1985 yılı ürünüdür” ibareli çay kalmamıştı. Herkes en azından içeceği çayın stokunu yapmaya çalışmıştı.

            Benim aile çevremde artık doksan yaşın üzerinde kimse kalmadı. 1986 yılı ve birkaç yıl sonrasında yörede yaşayan insanlarımız büyük sorunlar yaşadı. Birçok insanımız hastalandı ve hayatını kaybetti. Araştırma yapanlardan şimdi hayatta olmayan Olcay BİRGÜL araştırması sonrasında “On beş yıl kadar sonra yörede yaşayanlarda kanser patlaması yaşanacak bu konuda acil önlem alınmalı” diye haykırmıştı. Dedikleri bir bir çıktı.

            Otuz üç yıl önce yaşanan faciayı, duyarlı bazı medya kuruluşları dışında herkes unuttu. Ben de böyle önemli bir olayı, yirmi üç yıl sonra sizlere hatırlatmak istedim.

            Çevre kirlenmesine önem verilmesi ve bundan sonra yapılması planlanan projelerde çok küçük de olsa, olası risklerin mutlaka değerlendirileceğini düşünüyorum. Herkese radyasyonsuz temiz bir çevrede, sağlıklı günler diliyorum.

 

Kemal ÖZBIYIK Nisan 2009 ANKARA

           


Görüntüleme sayısı: 638 | E-Posta

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 28
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7485 YTL
USD Satış1.7569 YTL
EURO Alış2.2954 YTL
EURO Satış2.3065 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın