Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow AKLIMDAN ÇIKMAYAN MEYVELERİMİZ SEBZELERİMİZ
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün235
  Dün381
  Bu Hafta996
  Bu Ay2609
  Toplam351729
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
AKLIMDAN ÇIKMAYAN MEYVELERİMİZ SEBZELERİMİZ Yazdır E-Posta
23 01 2009

AKLIMDAN ÇIKMAYAN MEYVELERİMİZ SEBZELERİMİZ

 

            Baba evinden uzak olup yaşam mücadelesini gurbet ellerde veren çoğunluğun içinde ben de varım. İlkokul ikinci sınıfı köy ilkokulunda okuduktan sonra, Trak’amendoni’ye kadar yürüyüp oradan, kamyonet kasasında yaptığım sallantılı bir yolculukla Arhavi’ye gitmiştim. Orada binmiş olduğum eski tip yarım burunlu bir şehirlerarası otobüsle Ankara’ya otuz altı saatte gelebildiğimi hatırlıyorum.

            Ankara’yı önceleri çok yadırgamıştım. İlk birkaç gün doğru dürüst yemek yiyememiştim. Meyvenin her çeşidini çok sevmeme rağmen ağabeyimin aldığı meyveleri bile yiyemediğimi de hatırlıyorum. Küçük yaşıma rağmen hiçbir meyvede memleketim meyvelerinin tadını bulamamıştım. Ankara’nın meyveleri gibi sebzeleri de ilgimi çekmemişti. Köydeki “Yonç’i lu gy’onç’i lu” tekerlemesi ile anılan ve her evin değişmez yemeği olan karalâhanayı bile hemen özleyivermiştim. İlk birkaç gün yumurta tavalaması ve peynir tavalaması ile idare etmiştim. Sonraları alışmak zorunda kaldım tabii. Hiçbir yer Baba Ocağı gibi olmuyordu.

            Hayat, insanı çevresine uyum sağlamak zorunda bırakıyor. Zamanla yemeğine de suyuna da alışıyorsun. Memleketten neyi ne kadar getirebilirsin ki? Ancak özlem duyabilirsin. Zaten havasını da suyunu da özlemiyor muyuz? Neleri mi özledim? Birkaç tanesini hemen size sayıvereyim. Kim bilir belki sizlere de hatırlatmayı başarabilirim.

            Öncelikle dere kenarlarında yetişen dereotu (ms’ulk’ubuyi) ile yeni fırından çıkmış ekmek yemeyi çok severdim. Annem buğday ekmeği(kovali) kurduğunda, hemen koca bir parça keser ve dere kenarına inerdim. Su kenarında yetişen ms’ulk’ubuyi ile ekmek bana baklava börekten daha iyi gelirdi.

            Daha sonraları Sayın Mesut Haluk Kosifoğlu’ndan Arhavililer Dergisi için yazı istemiş ve almıştık. “Birinci Cihan Harbinde (Arhavi’de geçen) Osmanlı Rus Savaşları” adlı yazısında savaş sırasında erzakların tamamen bitmesi ile askerlerimizin sarılık olduğunu ve kadınların dereotu toplayıp onu askerlere yedirdiklerini, bir hafta kadar sonra sarılık olan askerlerimizin tamamının iyileştiğini yazmıştı. Yazıyı okuyunca şimdi Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı olan hemşerimiz Sayın Prof Dr. Maksut Coşkun’u telefonla aramıştım. Kendisi bana sarılık tedavisinde kullanılan en yararlı bitkilerden birinin yöremizde yetişen dereotu(ms’ulk’ubuyi) olduğunu söylemişti Ben yöre dışındaki dereotundan (en azından Ankara’da ) aynı tadı alamıyorum.

             Bir başka meyvemiz de karayemiş. Onu da çok seviyorum ve ne yazık ki yöre dışında yiyemiyoruz. Yaz kış yaprağını dökmeyen ve yendiğinde ağzımızı boyayan ve hafif uyuşturan bu meyvenin de bağırsak hastalıklarına, nefes darlığına iyi geldiği, meyvenin çekirdeği ile birlikte ezilip balla karıştırılıp yendiğinde bronşite iyi geldiği söylenir. Ağzımızı boyamasının dişlere çok iyi geldiği de bilinmektedir. Reçeli ve pekmezi de yapılan bu meyve de yöremize özgüdür.

            Yöremizdeki ilginç sayılabilecek meyvelerden birisi de kaç’h’anak’a (likapa-yaban mersini) . Bu meyve belli bir rakımdan sonra yetişen yöreye özgü bir türdür. Bağırsak düzenleyicisi olarak bilinir. Varis ve basura iyi geldiği söylenir. Günümüzde özel olarak yetiştirme faaliyetleri vardır. Reçeli ve marmelatı yapıldığı gibi kurutularak meyve çayı olarak da içilmektedir. Şahsen köyde olduğum zamanlarda mevsimi uygunsa mutlaka yemeye yukarılara çıkarım.

            Köylerdeki nüfus azalması yaşanmadığı dönemlerde, köy içinde bulamayıp köyden uzaklarda toplayıp yediğim bir diğer meyve de K’andğu (yer çileği) idi. Bu meyve de şu anda köylerin içinde mevcut ve ne yazık ki kimse yemiyor. Yer Çileğini hemen her yerde bulabilmek mümkün. Ancak yöremizde yetişen ve hiçbir zaman çok iri olmayan çeşidi, hem tat hem de koku olarak mükemmel bir meyve. Kolesterol düşürücü özelliği olduğu söylenir. Aynı zamanda tansiyon düşürdüğü ve sakinleştirici özellikleri olduğu da söylenmektedir.

            Dac’iş k’andğu (Böğürtlen) ise dikenli ve sarmaşık şeklinde yapısı olan bir meyvedir. Yer ve toprak tipine bakmaksızın her yerde yetişir. Meyvesi idrar söktürücü olarak bilinir. Ağız yaralarını iyileştirir. Günümüzde marketlerde satılmaya başlanmıştır. Ancak çok iri ve koyu renkli olmasına rağmen doğal ortamda toplanan gibi tat ve kokusu bulunmamaktadır. Zamanımızda köylerde nüfus azalması yaşandığı için köylerin içinde az kullanılan tarlalarda ve kullanılmayan evlerin yanlarında bol miktarda bulunmaktadır.

            Yöreye özgü bir diğer sebze de Burği (Kaldırık)dir. Bahar ayları içinde bulunabilecek bu sebzenin turşusu yapılır. Besleyici özelliği vardır.

            Eskiden Arhavi’de Balıklı Ormanlarında Dağasti bölgesinde Burği Festivali sayılabilecek şenlikler yapılırmış. Sayın Hasan Tahsin Akşirin’in anlattığı kadarı ile Kış şartlarının durumuna göre Mart ayında bir gün belirlenir ve herkes Balıklı Ormanında Dağasti bölgesinde toplanırmış. Subaşında herkes çıkınında bulunan yiyecekleri çıkarıp sergilermiş. Katılımcılar hep birlikte yemek yermiş. Sonra Tulum eşliğinde horonlar oynanırmış. Daha sonrasında herkes Burği toplarmış ve evlerine dönüp turşu kurarlarmış.

            Yakın zamana kadar Ankara’da yaşayan Arhavililer kendi özel araçları ile Bolu’ya gider ve bu geleneği Arhavi dışında yaşatırlardı. Ancak her güzel etkinlik gibi bu gelenek de ne yöremizde ne de yöre dışında yapılmaz olmuştur.

            Yöremizde bulunan meyve ve sebzelerden az bilinenleri sizlerle paylaşmaya çalıştım. Arhavi’de değerlendirilebilecek nitelikte olan ve herkesin rahatlıkla toplayıp değerlendirebileceği bu meyve sebzelerin en azından yenilebilir olduğunu bilmeyen bir tek kişiye bile iletebildiysem kendimi mutlu sayacağım.

            Kim bilir belki Balıklı Ormanlarında Burği Şenliği, Kamilet Boğazında Kandğ’u ve Dac’iş Kandğ’u şenliği, Pot’ocur Boğazında da Ms’ulk’ubuyi şenlikleri yapan birileri de çıkacaktır.

 

Kemal ÖZBIYIK ANKARA


Görüntüleme sayısı: 1431 | E-Posta

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. 17-04-2010 19:24
 
sevgili amcacığım yazınızdan inanılmaz etkilendim.babaannemin sıcak ekmeğinin kokusunu aldım resmen.ellerinize sağlık...
IP: 88.245.38.185
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 29
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7379 YTL
USD Satış1.7463 YTL
EURO Alış2.3062 YTL
EURO Satış2.3173 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın