Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow ARHAVİ OYUNLARINA BİR BAKIŞ
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın Kolları
Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün258
  Dün241
  Bu Hafta1421
  Bu Ay3381
  Toplam177325
www.memurlar.net
Advertisement
JİN CAFE
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
ARHAVİ OYUNLARINA BİR BAKIŞ Yazdır E-Posta
27 07 2008

ARHAVİ OYUNLARINA BİR BAKIŞ

           

 Ne kadar da güzeldi çocukluğum. Ne kadar güzeldi o zamanlar bayramlar, düğünler ve eğlenceler. Sevgisi de saygısı da daha güzeldi gibi geliyor bana.

Eğlence dedin mi genelde tulum akla gelirdi. İmecede, nişanda, yol açmada, düğünde, yayla yolunda. Tulumun sesi, çekerdi herkesi yanı başına. Hemen halka oluşurdu etrafında. Türküler söylenirdi.Image Sonra horona başlanırdı. Halkada herkes yerini alırdı. Bilenler ve bilmeyenler. Bilmeyenler için öğrenme yeri halkanın içiydi. Komut veren başlardı orda söze ve ondan başkası konuşmazdı. Halkaya katılan herkesin gösterdiği figürü yaptığını görmeden başka figüre geçiş yapmazdı. Hata yapanları uyarmak için bağırırdı: “El bir – ayak bir “ . Hatalar yine devam ediyorsa ikazın şeklini değiştirirdi.” Bak bana bak “ derdi ve net olarak figürü göstermeye çalışırdı. Yine olmuyorsa son çare, hata yapanın önüne gelip figürü göstermekti. Sonra yerine döner, öğretmeye ve oynatmaya devam ederdi. Uzayan figür için kimse sızlanmazdı. Bilmeyenler halkada horonu öğrenmeliydi. Öyle görmüştü kendisi de.

Şimdi tam tersi yapılıyor. Bir eğlencede hemen gençlerden bir kaçı pisti veya meydanı doldurup halkanın büyümesini önlemek için iyice yozlaştırılmış figürlerle saygısızca oyun oynatmaya çalışıyor. Acemi varsa halkadan çıkmalı ona göre. Deliler gibi tepinerek sağa sola daha doğrusu acemi görünenlere omuz vurmak temel figür olmakta şimdi.

Eskiden böyle değildi eğlenceler. Komut veren ses değişir, komutlar değişmezdi.        “ Gel başa gel “ , “ Al oyna “, “ Sıra geç sıra “, “ geç de kırıl “, “ Geç-geç”, “Gel beri gel “, “Kol üstü ses ver “, “ Vur içeri vur “, “Bir var bir “, “Git-gel-dolaş “, “Git- gelme”, “Geldi ses ver”, “Olmadı bir daha “, “Üçtür- sondur “. Böyle devam ederdi. Her komutun bir anlamı vardı ve öğrenilen temelde bu komut ile yapılması gereken figürdü. Oyun saatlerce sürerdi. Tüm acemiler de, oyunu halkada öğrenirdi. Yorulan kendi isteği ile halkadan çıkardı. Komut veren kişi de yorulunca komut verebilecek halkadaki birine kendi devrederdi komut vermeyi.

İyi komutçu, halkada oynayanları en uzun süre burada tutabilene denirdi. Çünkü iyi komutçu oynayanların yorulduğunu gördüğü an oyunu yavaşlatırdı, onların dinlenmelerini sağlardı. Dinlendirme uzayacak gibi olunca türkü söylerdi. Düzenli ve seviyeli bir şekilde oyun devam ederdi halkada tatsız olay olması da mümkün değildi. Nerede eski eğlence ve düğünler!

 

ImageArtık yeni nesil, oyunlardaki figürleri kendileri belirliyor, üretiyor. Yöreye özgü figürler çok değil bu hızla devam ederse birkaç yıl sonra tamamen kaybolacak. Bu şekli ile de olsa oynamaya çalışanların dizlerine sancı, baldırlarına kramp giriyor tabii. Her nedense artık halkada çok fazla bayan da görülmüyor. Eskiler ise bu olumsuz gelişimi bir köşeden seyrediyor. Halkaya da girmiyorlar, eleştiride getirmiyorlar. Birkaçı bir araya geldiğinde dedikleri ise       “ aman bana ne, ben mi uğraşacağım? “ türü konuşmalar.

Anlayacağınız dostlar, artık düğünlerde bile halkaya girip horon oynamanın zevkine varamayacağız.

Buraya kadar düzensiz oyunlarda ki yozlaşmadan bahsetmeye çalıştım. Peki ya düzenli ekip olarak oyun sergileyen gruplar ne durum da? Bir bakalım neler göreceğiz onlarda.

Arhavi’de sahnelenmiş belli bir düzeni bulunan altı oyunumuz var. Bunlardan dördü kız-erkek karma oynanan oyun. Sarızambak, Memet’ina, Damat Bağlama ve Arhavi canlısı. Erkeklerin yalnız oynadıkları Papilat horonu. Kızların yalnız oynadıkları Narina. Tek kız oyunu olarak oynanmakta olan narina oyununu Arhavi oyunlarına kazandıran kişi de benim.

Günümüzde İlçemizde bu oyunlardan sadece üç tanesi (içeriği tartışılır bir şekilde) birbirlerine bağlı olarak sergileniyor. Bu oyunlar Sarı Zambak, Memet’ina ve papilat Bu üç oyun da karma olarak kız-erkek birlikte sergileniyor.

Dergilerde isimlerini gördüğüm ve Arhavi oyunu olarak adları geçen iki oyun daha var. Ancak ben bunları oynanırken hiç görmedim. Bu oyunlar Hemşin ve Yüksek Hemşin oyunları. Hemşin oyunu Artvin’de Yüksek Hemşin de Rize’de oynanmakta. Fakat bu oyunların dergilerde neden Arhavi oyunu olarak geçmekte olduğunu anlamadığımı da belirtmek isterim.(Hemşin’i olmayan tek Lazca konuşulan ilçe Arhavi’dir.)

Arhavi’de gösteri gurubu oluşturan gençlerle yaptığım konuşmalarda Arhavi Canlısı, Narina ve Damat bağlama oyunlarını duyduklarını ancak öğretecek kimse olmadığı için öğrenemediklerini söylediler.

Büyük bir uyum içinde sergiledikleri oyunun içeriklerini bu gençlerle tartışmanın bir yararı yoktu. Zira hepsi bu işe çok hevesli ve öğretici arayan gerçekten özveri ile çalışan gençlerdi.

            İlgimi çeken ve beni çok üzen bir konu da Artvin oyunu olan, kızlar tarafından sergilenen ve bir beğendirme oyunu olan koçari isimli oyunun kız erkek birlikte Arhavi oyunları ile birlikte sergilenmesi idi.

Her yörenin oyunları en iyi yöresinde oynanır “. Genelde doğru olan bu görüş Arhavi’miz için geçerli değil düşüncesindeyim. Zira oyunları gençliklerinde oynamış şu an Arhavi’de bulunan kişiler artık bu konuda uğraşmak istemiyorlar. Oyunların dejenere edildiğini gördükleri halde buna müdahale etmiyorlar. Sarızambak oynuyorlar. Oyun içerisinde Hemşin horonunda yapılan “ cih-cih “ figürünü katmışlar, çökme figürünü kaldırmışlar. İlginç olanı da halk da bu figürleri benimsemiş. Zira düğünlerde de aynı figür kullanılıyor. Memet’ina nispeten aslına uygun. Ama papilat için aynı şey denemez. Erkek oyunu olmasına rağmen kızlarla birlikte oynanıyor ve “ eş doldur “ figürü hiç yapılmıyor.

Oyunların aslına uygun olarak oynanması için, gerçekten bu oyunları bilen kişilerin öğretmesi gerekli. Ve en önemlisi “ bende bir bilensem “ beraber bunları tartışıp orjinal halini belgelemeli ve hem derneklere hem kütüphanemize kaset ve yazılı belge olarak bırakmalıyız. Yoksa birkaç yıl sonra bu figürleri bile bulamayacağız. Funda Özyurt’un çektiği “Lazlar”belgeseli için benim eğitmenliğimde yapılan çekimlerde müziksiz stüdyo çekimlerinde ayak hareketleri ayrı, vücut hareketleri ayrı çekildi. Sonrasında açık arazide tulum ve kemençe eşliğinde kostümlü çekim yapıldı. Bu çekimlerden ilki (sadece ayak hareketleri) youtube de yayınlanıyor. Devamı da sanırım yayınlanacak.(Ne yazık ki çekimlerin bir kopyası henüz bana iletilmiş değil.) Bu çekimlerin Arhavi oyunlarının belgelenmesi bakımından en önemli belge olduğunu sanıyorum. Bildiğim kadarı ile bu düzeyde yapılan başka bir çalışma yok.Image

 Sessiz çoğunluk olmaktan çıkalım ve hatalı sergilenen oyun görünce en azından çalıştırıcıları ile görüşüp düzelmesini sağlamaya çalışalım.Yalnız oyunlarımıza değil tüm folklor zenginliklerimize sahip çıkalım. Bu konuda her Arhavi’linin katkısı mutlaka olmalı. Dedelerimize, ninelerimize kısaca yaşlı insanlarımıza soralım öğrenelim. Şarkı, türkü, mani, deyiş, taşlama, örf-adet ile ilgili konularda bilgi sahibi olan hemşerilerimiz isim belirterek bu bilgileri yazıya dökerlerse, görsel çekimler yapıp belgelerse çok büyük katkı sağlamış olacaklardır.

            Unutmayalım oyunlarımızda ki figürleri zorlaştırmak, oyunu gereksiz hızlandırmak oyunu güzelleştirmez. Bırakın otantik halleri ile kalsınlar. Dans olarak değil halk oyunu olarak oynanmaya devam edilsinler.

Kim bilebilir ki belki bir gün sizinle de aynı halkada beraber horon oynayabiliriz.

KEMAL ÖZBIYIK ANKARA

Not: Bu yazı Nisan 1997 ‘de Sarp Kafkas Haber gazetesinde (sayı 77) yayınlanan yazımın güncellenmesi ile oluşturulmuştur.


Görüntüleme sayısı: 522 | E-Posta

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. 24-12-2009 10:22
 
düğün
Düğün resminde tanıdım mı,benzettim mi,bilmiyorum sana teğit ettirmemek istiyorum.Öncelikle Adil in düğünümü,sonrasında,cengiz,önde ilhan,senin yanında şeref,cengizin yanındakinin ismini çıkaramadım.Bana yazarmısın?Alttaki resimdekilerin hepsini tanıyorum tabiiki.sen,ben ve diğerleri....geldik 52 yaşına,ama hala müzik çalınca dayanamayıp oyuna kalkıyorum,iki hareketten sonrada pestil vaziyette oturuyorum.Yaşlandık kardeşim.
IP: 78.168.245.221
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN

HALKOYUNLARI ÇALIŞMALARIMIZ;
İSTAD Halk Oyunları Kursları Beykoz Belediyesi bünyesinde başlamıştır
İletişim ve Bilgi İçin
Necdet Çolak
0542 244 40 05

AİDAT ÖDEMELERİ
Aidatlarını ödeyen tüm üyelerimize teşekkürler
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 18
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
 Nurten Nayir
 Kariyerine Uygun Spor Hangisi ?
 Tarihi Bir Gün: 27 Mart 2010 / Arhavi
 Düşler Sayfası
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
 Gerçekten Orçi Bizim Mi?
 Çevre, Dere, Su, Hes, Doğrusu Pes
 41. Yazı
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köyünde Yaşam
  Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
 Arhavi'de Kıbırdama Var
   Yazarın Tüm Yazıları
ÖZLÜ SÖZLER

 Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. 
M. Kemal Atatürk
 
 Cehennemde ateş yoktur, her insan kendi ateşini bu dünyadan götürür.
Pir Sultan Abdal
 
 Hayalleriniz büyük olsun ki hayal ettikçe siz de büyüyün.
James Allen

HAVA DURUMU
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.5033 YTL
USD Satış1.5106 YTL
EURO Alış1.9179 YTL
EURO Satış1.9272 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın