|
ARHAVİ'NİN İLK PROFESÖRÜ NAZIM ÖZKAZANÇ Arhavi’nin yetiştirdiği değerli bilim adamı, ilk profesörümüz, değerli büyüğüm, her türlü unvanının önüne geçen insan kimliği ile sevgili Nazım Amca. Sizi ebediyete intikalinizin altıncı yılında sevgi, saygı ve özlemle anıyorum. Sevgili Nazım Amca 15.09 1926 yılında Arhavi’de doğmuş ve 21.03.2003 tarihinde Ankara’da vefat etmiştir. Kabri Ankara’da Karşıyaka kabristanında bulunmaktadır. Kendisini tanımış olmaktan, birebir konuşup, çok değerli bilgiler alabilmiş olmaktan dolayı mutluyum. Ne olursa olsun onun bir cümlelik “ En ilahi sevgi insan sevgisidir.” Sözünü hiç unutmadım. Unutmayacağım. Yalnız iki çocuğu ve torunları değil, birçok insanı üzüntü içinde bırakarak ayrıldı aramızdan. Sadece Arhavililer değil onu tanımış olan herkesi gözü yaşlı bıraktı. Çünkü o her şeyden önce insan olmayı bilmiş bir kişilikti. İnsan için en önemli ve kıymetli olanın gene insan olduğunu tekrarlardı. Benim birtakım kırgınlıklarımda hep “haklısın, ama küskünlük yapma, cemiyet için iyi işler yapıyorsun, bu nedenle sakın sana yanlış yapanlara kırılma.” Diye nasihat ederdi. Herkesi hep olumluya motive ederdi. Bana örnek bir insan söyle deseler en önce onun adını verirdim herhalde. Birleştirici bir kişiliği vardı. Tartışmalı konularda “Arkadaşlar bu konuyu şu şekilde halledelim.” Der ve tartışmayı sonlandırırdı. Onun hiç kimse için olumsuz konuştuğunu duymadım. Sanırım kimse de duyamamıştır. Cenazesinde çok kişinin ağladığını gördüm. Ne de çok seveni varmış demek ki. Eğitimin önemini her zaman vurgulardı. Onbeş yıl önce yaptığımız araştırmada sadece 25 Arhavili Profesörümüz vardı. Şimdi Arhavili kaç öğretim üyemiz var? Bilemiyoruz. Onun açtığı yol hiç kapanmayacak. İnsanlarımızı hep eğitime yönlendirdi.” Ne iş yaparsanız yapın, ama tahsilinizi tamamlayın” derdi. 1947 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü Veteriner Fakültesinden mevzun olmuş.1955 yılında Asistan, 1960 yılında Doçent 1968 yılında Profesör olmuş. Herkese bıraktığı mirasından bazılarını hatırlatmak isterim: “ Gençler! İnsan için en kıymetli olan şey, gene insandır.” “Yalnız bir saadet vardır. O vazifedir. Yalnız bir teselli vardır. O da iştir.” “En ilahi sevgi, insan sevgisidir.” Bunların yanında yaptığı konuşmaları hep; “Ben, beyaz saçlı, karakaşlı, gözü yaşlı, en yaşlı, Beşiktaşlı hocanızım.” Diyerek bitirirdi. Hiçbir zaman toplum içine gündelik giyindikleri ile çıkmaz ve traşlı, kravat veya papyonlu katılırdı aramıza. Her zaman nazikti. Sesini hiç yükseltmeden otorite kurardı. Değerli büyüğüm Sayın Ali Rıza KABABULUT’la yazımı yazmadan önce yaptığım telefon görüşmesinde bana; rahmetli olanlar için iki tip cümle kurulur. Birincisi “öldü kurtulduk “ diye anılanlardır. İkincisi de “Allah rahmet eylesin. İyi insandı.” Denilenlerdir. İkinci gurup için ölümden söz edilemez. Nazım Hoca öyle biri idi diye söyledi. Kendisinden yazımda Nazım Amca’nın ölümünden hemen sonra yazdığı şiiri kullanmak için izin istedim. Seve seve şiirini kullanabileceğimi, bundan da büyük mutluluk duyacağını söyledi. Ali Rıza KABABULUT amca ölümünden sonra Nazım ÖZKAZANÇ Amca’mıza şu şiiri yazarak veda etmişti. SEVGİLİ NAZIM ÖZKAZANÇ Bazen bir ömür anlatmak, Satırların arasında kaybolmayı ve Günler sonra çıkabilmeyi gerektirir. Çünkü giden, gerçekte bir ömre sığmayacak kadar, Çok şeyler yapmıştır. Dosttur, ağabeydir, hocadır, Babadır, arkadaştır. Giden, sevgilerini kazanç hanesine alıp Giden “ÖZKAZANÇ’tır”. Yaklaşık bin yıllık ömrü yaşamış kadar, Dolu bir yaşamdır. Yaşanan ve o kadar da güzel insan Kalpleri bırakmıştır ardında. Ben sizi yitirdiğimizi düşünmüyorum. Çünkü kurulmasına önayak olduğunuz, Onlarca evin mutluluğunda, Siz yaşıyorsunuz. Ben sizi yitirdiğimizi düşünmüyorum. Çünkü bize öğrettiğiniz “Arhavi Sevgisinde” Siz, yaşıyorsunuz. Ben sizi yitirdiğimizi düşünmüyorum, Çünkü ” Her şeyden daha çok insan kalabilmeyi” Aklımıza yazdınız ve yaşıyorsunuz. Nazım Hoca ölmedi, ölmeyecektir, Yaktığı meşale yanacak, sönmeyecektir. İnan tüm Arhavili sana söz verdi, Verdiği bu sözden dönmeyecektir. Sen Arhavi’min bir gururusun, Seni unutmak mümkün mü Hocam? Sönmeyecek kurduğun güzel yuvalar, Daima tütecek yuvanda Hocam. Rabbim sana cennetinde köşk versin. Çünkü hocam, sen o köşke değersin. Senin gibi sevgi dolu insana, ALLAH şanınca rahmet versin. Ali Rıza KABABULUT Nisan 2003 ANKARA Sevgili Nazım Amca 2003 yılının 21 Martında Nevruz şenliklerinin yapıldığı gün ebediyete intikal etmişti. Arkasında birçok güzellikler bırakarak. Kendisini altı yıl sonra bir kez daha sevgi ve saygı ile anıyorum. Nur içinde yat NAZIM AMCA. Kemal ÖZBIYIK Mart 2009 ANKARA
Görüntüleme sayısı: 990 | E-Posta
|