Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow BİRAZ DA NOSTALJİK TAKILDIM
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün208
  Dün381
  Bu Hafta969
  Bu Ay2582
  Toplam351702
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
BİRAZ DA NOSTALJİK TAKILDIM Yazdır E-Posta
12 02 2009

BİRAZ DA NOSTALJİK TAKILDIM

 

            Geçen hafta köyümüzden bir arkadaşımızın kızının kına gecesine davetliydim. Oturdukları binanın en alt katındaki daire boşmuş. Sahibine rica edip kına gecesini orada yapalım demişler. Ben de eşimi de alarak kına gecesine gittim. Evde yaşlılarla sohbet ederken gençler de alt kattaki kınada eğleniyorlardı.

            Bir süre geçtikten sonra birkaç genç gelip özür dileyerek beni alt kata çağırdılar. Ben tamam deyip sohbete devam ettim. Biraz sonra tekrar geldiler ve kapı ağzından işaretle gelmemi söylediler. Ben de birkaç yaşlı ile aşağıya indim. Gençler salonda eğleniyorlardı. Ben de yandaki odaya girdim. Tulumcu Yanık Görel de oradaydı. Gençler onu alıp salona götürdüler. Ben önce gençlerin yanına gitmedim. Fakat biraz sonra gelip “hocam oynayamıyoruz siz gelip komut verin” dediler.

            Ben de salona geçtim. Tulum şişti halka kuruldu horon başladı. Epey bir süre komut verdim ve horon oynadık. Gelinin ağabeyine komut verebilecek genç yok mu dedim ve gençlerden birine komut vermeyi devrettim. Genç komut vermeye başladı. Aslında bayağı da iyi komut veriyordu. Ama Hemşin oynatıyordu. Halkada bir dalgalanma oldu. Bir süre sonra genç komutu geri bana verdi. Biraz daha oynadık ve horonu bitirip yan odaya geçtik. Komut veren genç de yanıma geldi. Ona “Hemşinlimisin” diye sordum. “Arhaviliyim” dedi. Niye Hemşin oynatıyorsun deyince,”Hocam ben Arhavi’de ekipte de oynuyorum. Bize öğretilen bunlar, Arhavi’de düğünlerde de halk böyle oynuyor.” Dedi. Keşke ben de burada olsam da bu oyunları öğrensem diye ilave etti.

            Sadece üzüldüm. Derneklerin durumu bir anda gözümün önünden geçti. Eski Arhavi Dergilerinden birinde okuduğum yazı aklıma geldi. Ertesi gün yazıyı tekrar okudum.

            1972 yılına ait ARHAVİ DERGİSİ 3. SAYI 5.sayfasında Behçet Lakerta tarafından yazılan “Yüksek Öğrenim Gençliğinin Sorunları” başlıklı yazısında aynen şöyle yazıyordu.

            “ Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Evet, beş on kişi bir şeyler yapmak için didinir, uğraşır, çaba gösterirse de başaramaz. Bütün uğraşmaları boşa gider. Toplu olduğumuz, birbirimizden arka bulduğumuz zaman yenemeyeceğimiz güçlük, aşamayacağımız engel tasavvur edemiyorum.

            Elimizde bir dergi, özümüzde bir folklor, bankada 5–10 kuruş paramız var. Fakat daha başka şeyler yapabilmek için zaman ve zemin arıyoruz. Bulduğumuz zaman alışıla gelmişten daha çok şeyler yapacağız. Alışılandan üstte örnekler vereceğiz. Bunların ise hep beraber el ele, gönül gönüle verdiğimiz zaman mümkün olacağını da biliyoruz. Onun için bekliyoruz.

            Birimiz öteye, birimiz beriye çekersek, şahsi çıkarlar peşinde koşmağa devam ettiğimiz müddetçe hepsi lafta kâğıt üzerinde kalacaktır.

            Arhavili Arhaviliden ayrı olduğu müddetçe bir tarafını eksik hisseder. Bir olmak, bir araya gelebilmek… Önemli olan bu işte; bunu bekliyoruz, bunu başaracağız.”

           

            Behçet Lakerta 1972 yılında yazmış bunları. Şimdilerde kendisi başarılı bir iş adamı. Tanıdığım en cemiyetçi Arhavililerden birisi. 37 yıl önce yazdığı yazının bir bölümünden yaptığım alıntı nasıl da yerli yerine oturuyor? Değil mi? Değişen ne var? Hiç bir şey. Her şey aynen devam ediyor.

            Farkları bulmaya çalışalım. Artık elimizde bir dergi bile yok. Özümüzde dediği halk oyunları ne yazık ki Arhavi’de bile oynanmıyor. Belki artık Ankara’da da oynanamayacak. Yani yok diyebiliriz. Bankada 5–10 kuruş var mı? bilmiyorum. Bir daire var ama telefonla bile ulaşamıyoruz. Kapısı kapalı, açamıyoruz. Birimiz bir yana birimiz diğer yana çekiyoruz. Şahsi çıkarlar peşinde koşanlar gene var. Bir şeyler yapmaya çalışan bir avuç insanımız da artık uğraşmaktan bıktı. Hiçbir etkinliğe katılmıyor.

            Ne yazık ki ben de, bu gurubun içindeyim artık. Hiç olmazsa kültürümüz devam etsin diye uğraşıyorum. Ama ne yazık ki birileri bundan rahatsız oluyor.

            Bu yazımda çok eskiden değerli bir büyüğümüzün ARHAVİ dergisine yazdığı yazısından alıntı yaparak birazcıkNOSTALJİK” takıldım. Otuz yedi yıl sonra bile aynı görüşler ile uğraşmaya devam ettiğimizi vurgulamaya çalıştım.

            İlgi duyan birileri çıkarsa belki birileri de, arama motorları aracılığı ile benim yazılarıma ulaşabilir ve alıntılar yaparak NOSTALJİK takılabilir.

 

Kemal ÖZBIYIK Şubat 2009 ANKARA


Görüntüleme sayısı: 747 | E-Posta

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. 24-12-2009 10:03
 
nostaljik
başlığı okuyunca bir film şeridi gibi gözümün önünden çok şeyler geçti arkadaşım.Bir çalışma yerimiz bile yoktu doğru dürüst.ilk başladığımızda kerestelerin arasında,her an yaralanabilme ihtimalimiz varmı diye düşünmekte kendimizi alamadan ama kalpten bir bağlılıkla ve şevkle çalışmalara gittiğimiz dönemler......sonra gösteriler.,gurubumuzdan ayrılmalar geçerli veya geçersiz sebeplerle kopmalar.evlenenlerin düğününde oynamalar,en son hatırlıyorum ekibin son gösterisi benim düğünümdü ve muhteşemdi.bi ara gelinlikle arnıza katılımayıo düşündüm ama,engeller vardı.içim gitti oturduğum yerde kendimi zor tutuyordum.Sonrası halkoyunlarımızın aslından ayrılarak,modernize edilmesi temel hareketlerden ayrılması ve yozlaşma başlaması......Çok güzel,aslına sadık kalınarak modernize,koreografi eşliğinde oyunlarımız da var ama,hareketlerden hangi yöre olduğunu seçemediğimiz oyunlarımızda var ne yazıkki,ama,onlarıda bir şekilde ritm ve ezgilerden anlıyoruz gibi.Allah tan müzikte belirli bir yozlaşma yok.Şimdi yozlaşma derken,bu sözlerime mutlaka karşı çıkanlar olacaktır biliyorum.Asıl yozlaşmayı siz yapıyorsunuz,hala gerilerde kalıp,kendinizi aşmamamışsınız diyenler olacaktır.Saygı duyuyorum,ama inanın ki,yaşanmışlıkları ifade etmenin yolu hareketlerin bütünlüğünde gizlidir.Konu kesik kesik aktarılırsa mı kolay anlaşılır,yoksa detaylarıyla anlatılırsa mı iyi anlaşılır.halkoyunları yarışmalarında bu nedenle otantikj,aslından ayrılmadan yarışılması ve ifadelendirilmesi taraftarıyım.Yoksa koreografi ve modernizasyona gösteri amaçlı karşı değilim.Eskinin tadı bir başka.....Günümüzdede sanat müziğinde,fotoğraf çekimlerinde,kıyafetlerimizdede nostalji yaşanmıyormu.O halde otantik olmak eskiye bağlı kalarak günümüzü yaşamak çok daha doğru olur diye düşünüyorum.Kemal kardeş sen ne dersin,katılıyormusun
IP: 78.168.245.221
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
2. 08-01-2010 08:56
 
nostaljik
Nasıl katılmam,Gülseren. 
1974 yılında YİBA çarşısının en üst katı salondu. Orçaylılar Derneği adına ilk Halk Oyunları gösterisini orada yapmıştık. Kızlar köyde giyilen kıyafetler giyimişti. Başlarında yazma, ayaklarda lastik, önlerinde peştamal. Erkeklerde siyah pantolon ve beyaz gömlek giymiştik.Sonrasında ilk iş olarak çarık ve çizmeler dahil kıyafeti diktirmiştik. 
Eskiler güzelmiş. Şimdi daha iyi anlayabiliyorum. Dostum diyebileceğimiz kaç kişi kaldık ki. 
Otantik oyunları hiç bir şeye değişmem.Nedeni ana-kız, Baba-oğul oynayan arkadaşlar var. Zira müzik, komut ve figür değişmiyor.Dolayısı ile çalıştırıcı kendinden bir şey katmıyor. Bunun için yıllar önceki figürleri kullanıyoruz. 
Ayşen kızı ile oynuyor. Ben kızımla oynuyorum. Ahmet Şalap yeğenleri ile oynuyor. Bu örnekler çoğaltılabilir. 
Sahne Düzenlemesine de karşı değilim. Ancak bu şekilde çalışıldığında, oyun bütünlüğü kalmıyor. Düzden iki figür, deliden iki figür,mendo zaten tek figür, katıştırılıp oynanan oyunun adı ne olacak? 
Onun için genel olarak Kareografide oyun adı belirtilmeden. "Artvin ekibi" diye sergileme yapılıyor. 
Kıyafetlerde de çok değişiklik var. Kızlar takıları sembolize eden imitasyon takılarla kıyafetleri zenginleştiriyorlar. Aslında eskiden takılar kullanılmazmış. zira köyden köye giderken soyulma riski çok fazla olurmuş. 
İlgin için teşekkür ederim. Bayağı yazıma yorum yapmışsın.Aradığın şiirleri de bu vesile ile bulmana sevindim.Ben hala eskiye özlemle uğraşıyor ve Ankara Artvin Derneğini çalıştırıyorum. Figürler unutulmasın diye uğraşıyorum. ODTÜ de de personel halk oyunları ekibi oluşturduk. 2008 ve 2009 da gösteri yaptık. Ben de oynadım tabii ki. Sağlık ve halk oyunları başlıklı yazımın sonundaki fotoğraflarda ekip başı oynayan ben oluyorum. Yaş da geldi 56'ya. 
Halk oyunlarının unutulmadan gelecek nesillere düzgün olarak kalması dileklerimle. İlgi ve alakan için teşekkürler. İyi ki İSTAD'da yazmaya başlamışım. Eski dostlardan haberler gelmeye başladı. 
Hoşça ve sağlıklı kal. Kemal Özbıyık.
IP: 144.122.202.102
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 28
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7379 YTL
USD Satış1.7463 YTL
EURO Alış2.3062 YTL
EURO Satış2.3173 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın