|
BİRAZ DA NOSTALJİK TAKILDIM Geçen hafta köyümüzden bir arkadaşımızın kızının kına gecesine davetliydim. Oturdukları binanın en alt katındaki daire boşmuş. Sahibine rica edip kına gecesini orada yapalım demişler. Ben de eşimi de alarak kına gecesine gittim. Evde yaşlılarla sohbet ederken gençler de alt kattaki kınada eğleniyorlardı. Bir süre geçtikten sonra birkaç genç gelip özür dileyerek beni alt kata çağırdılar. Ben tamam deyip sohbete devam ettim. Biraz sonra tekrar geldiler ve kapı ağzından işaretle gelmemi söylediler. Ben de birkaç yaşlı ile aşağıya indim. Gençler salonda eğleniyorlardı. Ben de yandaki odaya girdim. Tulumcu Yanık Görel de oradaydı. Gençler onu alıp salona götürdüler. Ben önce gençlerin yanına gitmedim. Fakat biraz sonra gelip “hocam oynayamıyoruz siz gelip komut verin” dediler. Ben de salona geçtim. Tulum şişti halka kuruldu horon başladı. Epey bir süre komut verdim ve horon oynadık. Gelinin ağabeyine komut verebilecek genç yok mu dedim ve gençlerden birine komut vermeyi devrettim. Genç komut vermeye başladı. Aslında bayağı da iyi komut veriyordu. Ama Hemşin oynatıyordu. Halkada bir dalgalanma oldu. Bir süre sonra genç komutu geri bana verdi. Biraz daha oynadık ve horonu bitirip yan odaya geçtik. Komut veren genç de yanıma geldi. Ona “Hemşinlimisin” diye sordum. “Arhaviliyim” dedi. Niye Hemşin oynatıyorsun deyince,”Hocam ben Arhavi’de ekipte de oynuyorum. Bize öğretilen bunlar, Arhavi’de düğünlerde de halk böyle oynuyor.” Dedi. Keşke ben de burada olsam da bu oyunları öğrensem diye ilave etti. Sadece üzüldüm. Derneklerin durumu bir anda gözümün önünden geçti. Eski Arhavi Dergilerinden birinde okuduğum yazı aklıma geldi. Ertesi gün yazıyı tekrar okudum. 1972 yılına ait ARHAVİ DERGİSİ 3. SAYI 5.sayfasında Behçet Lakerta tarafından yazılan “Yüksek Öğrenim Gençliğinin Sorunları” başlıklı yazısında aynen şöyle yazıyordu. “ Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Evet, beş on kişi bir şeyler yapmak için didinir, uğraşır, çaba gösterirse de başaramaz. Bütün uğraşmaları boşa gider. Toplu olduğumuz, birbirimizden arka bulduğumuz zaman yenemeyeceğimiz güçlük, aşamayacağımız engel tasavvur edemiyorum. Elimizde bir dergi, özümüzde bir folklor, bankada 5–10 kuruş paramız var. Fakat daha başka şeyler yapabilmek için zaman ve zemin arıyoruz. Bulduğumuz zaman alışıla gelmişten daha çok şeyler yapacağız. Alışılandan üstte örnekler vereceğiz. Bunların ise hep beraber el ele, gönül gönüle verdiğimiz zaman mümkün olacağını da biliyoruz. Onun için bekliyoruz. Birimiz öteye, birimiz beriye çekersek, şahsi çıkarlar peşinde koşmağa devam ettiğimiz müddetçe hepsi lafta kâğıt üzerinde kalacaktır. Arhavili Arhaviliden ayrı olduğu müddetçe bir tarafını eksik hisseder. Bir olmak, bir araya gelebilmek… Önemli olan bu işte; bunu bekliyoruz, bunu başaracağız.” Behçet Lakerta 1972 yılında yazmış bunları. Şimdilerde kendisi başarılı bir iş adamı. Tanıdığım en cemiyetçi Arhavililerden birisi. 37 yıl önce yazdığı yazının bir bölümünden yaptığım alıntı nasıl da yerli yerine oturuyor? Değil mi? Değişen ne var? Hiç bir şey. Her şey aynen devam ediyor. Farkları bulmaya çalışalım. Artık elimizde bir dergi bile yok. Özümüzde dediği halk oyunları ne yazık ki Arhavi’de bile oynanmıyor. Belki artık Ankara’da da oynanamayacak. Yani yok diyebiliriz. Bankada 5–10 kuruş var mı? bilmiyorum. Bir daire var ama telefonla bile ulaşamıyoruz. Kapısı kapalı, açamıyoruz. Birimiz bir yana birimiz diğer yana çekiyoruz. Şahsi çıkarlar peşinde koşanlar gene var. Bir şeyler yapmaya çalışan bir avuç insanımız da artık uğraşmaktan bıktı. Hiçbir etkinliğe katılmıyor. Ne yazık ki ben de, bu gurubun içindeyim artık. Hiç olmazsa kültürümüz devam etsin diye uğraşıyorum. Ama ne yazık ki birileri bundan rahatsız oluyor. Bu yazımda çok eskiden değerli bir büyüğümüzün ARHAVİ dergisine yazdığı yazısından alıntı yaparak birazcık “NOSTALJİK” takıldım. Otuz yedi yıl sonra bile aynı görüşler ile uğraşmaya devam ettiğimizi vurgulamaya çalıştım. İlgi duyan birileri çıkarsa belki birileri de, arama motorları aracılığı ile benim yazılarıma ulaşabilir ve alıntılar yaparak NOSTALJİK takılabilir. Kemal ÖZBIYIK Şubat 2009 ANKARA
Görüntüleme sayısı: 747 | E-Posta
|