Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow BULUTLARIN ALTINDAN GELENLER
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün208
  Dün381
  Bu Hafta969
  Bu Ay2582
  Toplam351702
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
BULUTLARIN ALTINDAN GELENLER Yazdır E-Posta
15 09 2008

BULUTLARIN ALTINDAN GELENLER

 

            Doğu Karadeniz Bölgesi dendiğinde, bölge hakkında gören, görmeyen herkesin diyeceği birkaç cümlesi vardır. Çok güzel bir bitki örtüsü der, yeşilin kırk tonu der, Karadeniz yemeklerinden bahseder. Neredeyse tamamı da bölgeyi bol yağışlı bir bölge olarak bilir.      Bir süre önce, yapılan sahil yolunun gündemde kalması nedeni ile tanımıştı. Şimdilerde derelerin üzerlerinde yapımı planlanan santrallerden tanıyorlar Doğu Karadeniz’i.

            Bölgemizde, denizin üzerinde görülen bulutlar, götürü iş almış insanlar gibi hiç durmadan iç kısımlara yağmur taşımaktadırlar. Bu yüzdendir ki yöremiz çoğunlukla yağmurludur. Kimilerine göre kasvetli bir havası vardır.

            Köylere doğru bir uzanmak istersiniz. Oralarda da durum çok farklı değildir. Oralardan yukarılara doğru bakarsınız. “Kesin yukarılarda hava açıktır” diye düşünürsünüz.

            İlçede hava açıktır, çok da sıcaktır, nem oranı da çok artmıştır. Köylere çıkarsınız, oralarda da durum çok farklı değildir. Sadece nem oranı biraz daha azalmıştır. Oralardan yukarılara doğru bakarsınız. Bulutların üstünü düşlersiniz. Oralar çeker sizi. Ama hazırlıksız gitmek istemezsiniz. Ve karar verirsiniz. “Yayla zamanı gelsin bir gidelim yukarılara doğru.”

            Aradan uzun bir süre geçer ve yayla zamanı gelir. Bir fırsat yaratır ve memlekete gelirsiniz. Bir kaç kişi birlikte yukarılara, bulutların üzerine doğru yola koyulursunuz. Belirli yerlere kadar araç ile gitme şansınız da vardır. Ama siz yürümeyi tercih edersiniz. Size gülerler “araç ile gidilecek yere niye yürüyorsunuz “derler. Siz takılmazsınız onlara, neyi anlatabilirsiniz ki?

            Sonrasında çok fazla ağır olmayan yüklerle yola çıkarsınız. Önceden mola vereceğiniz yerleri belirlemişseniz, gideceğiniz güzergâhı bilen biri de varsa yanınızda, daha da bir heyecanla yolculuk yaparsınız. Yorgunluk basınca üzerinize, “Az kaldı dinleneceğim” dersiniz. Biraz da yükselmeye başlayınca havanın değiştiğini hissedersiniz. Taşıdığınız yüke de bedeniniz alışmaya başladığı için gayretiniz de artmıştır. Yukarıya bakınca gördüğünüz sis bulutunun üzerine çıkmayı hayal edersiniz. Bir süre sonra yüzünüze masaj yapılıyor sanırsınız. En sevdiğiniz kokular yerine su buharının hafif masaj hissi veren bu dokunuşu sizi mest eder.

            Subaşlarında verdiğiniz molalarda gördüğünüz manzaralar sürekli değişmeye başlar. Hafif de bir rüzgâr çıkarsa, yapraklar size hiçbir müzik aletinin çıkaramayacağı notalarla bir resital verirler. Dinlendirirler sizi. Tatlı bir huzur kaplar içinizi. Çeşitli türde kuşlar da devreye girer ve dinlediğiniz müzik çok sesli bir hale gelir. Tekrar yola çıkarsınız. Yorulmaya başlamış olsanız da, gördüğünüz manzara ve duyduğunuz sesler sanki yorgunluğunuzu çekip almaktadırlar.

            Bu bölgelerde para ile alabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Çoğu yerlerde cep telefonlarınız da kapsama alanı dışındadır. Teknolojinin rahatsız edici bulduğunuz hiçbir yönü bu bölgelerde sizi rahatsız edemez. Rahat bir nefes alırsınız. Tertemiz havayı ciğerlerinize doldurursunuz. İnsanların bu bölgede fazla tahribat yapmamış olduklarını fark edersiniz.          Sonrasında bulutların altından gelenlerin bıraktığını düşündüğünüz pet şişe ve naylon parçalarını fark eder ona üzülürsünüz sadece. Yöre insanı bırakmaz bunları dersiniz. Zira bilirsin ki yöre insanı su ihtiyacını pınar sularından karşılamak varken pet şişe taşımaz. Yolun üstünde gördüğünüz bu çöpleri de toplarsınız. Bölgede çöp toplama kampanyası başlatalım diye konuşursunuz aranızda. Yürüyüşünüzü yukarılarda bir yaylada tamamlarsınız. Kamp kurarsınız orada.

            Sonrasında yayla sakinleri ve sürü sahipleri ile konuşursunuz. Onların ilginç anılarını zevkle dinlersiniz. Arada gülersiniz de. Sonrasında sizi düşündüren bir şeyler anlatmaya başlarlar. Size, bulutların altından gelen birtakım insanların, dolu piknik tüplerine halat bağlayıp, tüpü açtıktan sonra nasıl göllere attıklarını,  gazın gölcüklerin yataklarına yerleşip yayılması ile havasız kalan balıkların baygın bir biçimde su yüzüne çıktıklarını anlatırlar. İnsancıkların bu balıklar yanında balık yumurtalarını da zehirledikleri ve balık neslinin kurumasına yol açacak bir uygulama yaptıklarını, bundan rahatsız olduklarını söylerler. Derelerimizde yaşayan ve gök kuşağı alası diye tanınan bu güzel balıkların yok oluşlarına sebep olacak şekilde davrananlara lanetler yağdırırsınız.

            Bulutların altından gelen bu yaratıklara insan diyemez ve insancık dersiniz. İnsancıkların doğayı nasıl tahrip ettiğini dinlersiniz. Ama bir şey yapamazsınız. Bulutların altından gelen varlıklı insanların, biraz daha fazla para kazanmak için doğal dengesi içinde bulunan bu güzellikler ile uğraşmasını ancak seyredersiniz.

            Sanki marifetmiş gibi daha da bozulmadan, göllerin berraklığını, şelalelerin güzelliğini, ormanı, otları, çiçekleri, hayvanları velhasıl gördüğünüz her şeyin fotoğrafını çekersiniz. Gelecek nesiller görsün diye. Evet, ancak bunu yapabilirsiniz. Gelecek nesillere doğayı değil ancak fotoğraflarını bırakabilirsiniz

            Tertemiz doğayı çoğunlukla yöreye dışarıdan, bulutların altından gelenler kirletirler. Onlar bulutların üzerine çıkabilenlerin duygularından daha farklı yaklaşırlar olaylara. Onların düşünceleri, tamamen duygusaldır. Her şey paradır yani. Bilmezler ki, doğayı kirleterek kazandıkları bu paralar, kaybedecekleri sağlıklarına tekrar kavuşmak için yeterli olmayacaktır.

             Sadece benim memleketimin değil, yaşanacak yer olarak gördüğümüz güzel ilçelerimizin, köylerimizin ve yaylalarımızın bu acımasız ellere karşı korunmaya ihtiyacı var. Tüm insanlığın havaya ve suya ihtiyacı var.

            Bir daha düşünün, bulutların altından gelen sizler, ne yaptığınızın farkında mısınız?

 

Kemal ÖZBIYIK ANKARA EYLÜL 2008


Görüntüleme sayısı: 584 | E-Posta

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 28
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7379 YTL
USD Satış1.7463 YTL
EURO Alış2.3062 YTL
EURO Satış2.3173 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın