Haber Arşivi arrow İSTAD
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün297
  Dün380
  Bu Hafta677
  Bu Ay2290
  Toplam351410
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
ESKİ KÖY OKULLARIMIZ Yazdır E-Posta
11 11 2009
Yazar: Nurten Nayir

ESKİ KÖY OKULLARIMIZ

            Eskiden yani kırk-elli yıl önce araba yolu dediğimiz ve bugüne kadarda bir türlü düzelmeyen, iki arabanın yan yana geçemediği yollar bile yapılmamışken, köyde yaşayanlar neler yapıyordu. Yolculuklarını nasıl yapıyordu. Eğitim nasıldı. Şöyle bir hafızamı yokladım ve bir şeyler bulmaya çalıştım.

            1960lı yılların başını hatırlayabildiğimi gördüm. O yıllarda köydeki ilkokul açıktı. Şimdi harabe olan okul binası tek katlı ama şimdikinden çok daha büyüktü. Binanın önünde durduğumuz zaman sağ tarafta öğretmenin lojmanı vardı. Orta kısımda büyük bir sınıf bulunuyordu. Sol tarafta ise yine çok geniş üstü kapalı bir alan bulunmaktaydı. Bu alanda nişan, düğün ve özel günler tertiplenmekteydi. Yani bina çok amaçlı olarak kullanılabiliyordu. Okulun önünde kazma kürek kullanarak açtığımız bir voleybol sahası vardı. Okulun arka bahçesinin dışından patika yol geçerdi. Okul çevresindeki bu patikalarda teneffüslerde kovalamaca oynardık.

            Kar yağdığında okulumuz hiç tatil edilmezdi. Herkes kendi evi ile komşusunun evi arasını kürerdi. Devamında komşular birleşir be okul ile camiye açılan bütün yolları açardı. Yani köyde cami ve okul yolu hiç kapanmazdı. Ben 1960 yılında ilkokula “izleyici” olarak kabul edildiğimde, karları kürenmiş ve labirent halini almış bu yollardan, sağımı solumu hiç göremeden okula gittiğimi hatırlayabiliyorum.

 Her sabah kalkar ve büyük bir hevesle okula gitmek için hazırlanırdım.1961yılında kayıtlı olarak okula başladığımda “izleyici” olarak okula gitmenin faydasını görmüştüm. Bu nedenle bildiğim konular işlenirken ben haylazlık yapmakla uğraşırdım. Kötü bir şey ama bildiğim konuları anlamaya çalışanlara yardımcı olacağıma onları biraz da “cahil “ olarak görüyordum. Çocuk aklı işte. Yedi yaşındaki bir çocuktan başka ne beklenirdi ki. Tabii ki yaramazlık yapacaktım.

Öğretmenim Enver İlhan, bir müzik dersinde sınıfa “Bir taş attım dereye, muallim”diye başlayan parçayı öğretirken ben daha önce ezberlediğim bu parçayı söylemek yerine yanımdaki arkadaşları meşgul ediyordum. Kendimi o kadar yaramazlık yapmaya şartlamışım ki öğretmenimin beni ikazı işe yaramamış. Parçanın devamını öğretmenimin bağırarak “Yuvarlandı Kemal’e” diye söyleyince kendime gelebilmiştim.

            Yine bir gün öğretmenimi çok kızdırmış olmalıyım ki öğretmenim okulun altındaki odunlukta bekleme cezası vermişti. Yanımda ceza alan amcamın oğlu Sinan ile konuşurken topraktan ışık sızdığını gördük. Hemen ışık sızan bu yeri odun parçaları ile açtık ve oradan sürünerek dışarı çıktık. Tabii ki üstümüz başımız toprak oldu. Okulun karşısında, eğrelti otlarının arasından sınıftaki arkadaşlarımızı meşgul ederken tekrar öğretmene yakalanıp, sınıfın içinde bir ders boyunca tek ayak üzerinde beklemiştik. Öğretmenimin bana verdiği en onur kırıcı ceza bu idi.

Köy okulunda okumanın en büyük avantajı ise öğretmenlerin tüm öğrencileri tanıyıp, onlarla özel ders verir gibi ilgilenmesiydi. Her öğrenci ile bire bir ilgilenip onları mutlaka belli bir seviyenin üzerine çıkarıyorlardı. Onların eksik yönlerini biliyor ve onların anlayabileceği seviyede bilgi aktarıyorlardı. Yani sınıfa konuyu anlatıp geçmiyorlardı. Bu da öğrencilerin kendisinden daha iyi seviyede olan öğrencileri yakalayabilmeleri için çok iyi bir fırsattı. Köy nüfusu kalabalık olmadığı için okuldaki her öğrencinin ne seviyede olduğu herkes tarafından bilinirdi. Bu yüzden başarılı öğrenciler köy halkı tarafından bilinir ve takdir edilirdi. Öğretmenlerimiz başarı düzeyini yükseltebilmek için çok gayret eder ve her fırsatı değerlendirirlerdi. Temin edebildikleri eski gazete, dergi ve kitapları okula getirir ve öğrencilerin okumasını sağlarlardı. Öğretimde kullandığımız kitapların temiz olmasını sağlar ve bir üst sınıfa geçenlerin kitaplarını bir alt sınıftan gelenlere verirlerdi.

Çevremizdeki diğer köylerin okulları ile aramızda çok sıkı ilişkiler vardı. Biz( Küçük Köy), Ortacalar, Arılı, Başköy ve Dikyamaç köyü okulları ile rekabet ediyorduk. Dönüşümlü olarak her ay bu saydığım okullar bir köyde toplanır ve diğer okullar ile hem bilgi yarışması yapar hem de sportif yarışmalar yapardık. Öğretmenlerimiz bizi o kadar iyi eğitirdi ki inanın büyük şehirlerdeki en iyi okullarla Arhavi’nin her hangi bir köy okulu yarışabilirdi. Ve inanıyorum ki yarışmanın da galibi olurdu. Bunun ispatı çok kolay. Öğretim üyesi, iş adamı, bürokrat hemşerilerimize bir bakın. Elli yaşın üzerinde olanların birçoğu öğrenimine kendi köyünde başlamış. Köyde aldıkları bu iyi eğitim sayesinde ortaokul, lise ve üniversitede başarılı olmuşlar. Temeli sağlam yetişmenin yararını öğretim hayatımızda görmüşüz.

Köy okulumda ben kayıtlı olarak iki yıl okudum. Ağabeylerim beni Ankara’da yanlarına aldıklarında devam ettiğim Sarar İlkokulunda, bize köy okulunda ikinci sınıfta okutulan konuların üçüncü sınıfta okutulduğunu görünce çok sevinmiştim. Demek ki Köy okulundaki öğretmenlerimiz bize şehirdeki meslektaşlarından daha iyi eğitim vermişlerdi.

 

Köyden şehre göç başladıktan sonra, köylerdeki okullarda öncelikle öğretmen kalitesi çok düştü. Gelen öğretmenler sağ olsunlar her okula kaydolan öğrenciye ilkokul diploması verdiler. Ama ne yazık ki bu öğrenciler bırakın yüksek okulu, ortaokulda döküldüler. Ya velileri okuldan aldı, ya da başarısız oldukları için okuldan atıldılar. Şimdi artık köylerde okul yok.

 Bizim köy okuluna neler oldu?

Önce çok amaçlı kullanılan okul yerine, bir kısmı yıkılarak “Kutu” gibi bir Okul yapıldı. Eski okulun öğretmen lojmanı aynen kaldı. Köy okulu kapandıktan sonra okulun camları kırıldı. Tuvaleti, yakınındaki çay alım yerine gelenler tarafından bir süre kullanıldı. Bu yıl Köyüme gidince İlk Okuluma uğradım. Çok kötü durumda idi. Eskiden oyun oynadığım yerler dikenlik olmuştu. Oralardan böğürtlen topladım ve yedim. Kırık camlardan içeriye baktım. Hüzünlendim. İçim buruldu. Kırık dökük sıralar ve yerlerde de cam kırıkları ve çöp olarak değerlendirdiğim nesneler vardı.

Bizim köyde okul olmadığı için artık köyde okula başlayan hiç öğrencimiz yok. Yani istatistiğe de gerek kalmadı. Maddi durumu kötü olan insanlar bile çocuğunu alıp köye dönemiyorlar. Dönse çocuğunu hangi okula gönderecek ki? Taşımalı eğitimle bir yerlere gelebilmiş kaç öğrenci var?

Sizi bilemem ama bu durum bana acı veriyor. Köyüme gittiğim zamanlarda iyiye giden hiçbir şey göremediğim için üzülüyorum. Belki de bir dahaki köye gidişimde okulu hiç göremeyeceğim. Keşke ona köylü sahip çıkıp okulu köy odası haline getirse idi. Biz de kampanya tertipler ve bir odasını kütüphaneye çevirir, insanların boş zamanlarını daha olumlu geçirdikleri bir mekân yaratırdık. İçinde eğitim verilmese bile binanın ayakta kalması sağlanırdı.

 Bunu bile beceremediğimize göre tüm köyde yaşayanlarla birlikte hepimiz suçlu sayılmalıyız.

             Siz ne dersiniz?

                       

Kemal ÖZBIYIK Kasım 2009 ANKARA


Görüntüleme sayısı: 857 | E-Posta

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. 24-12-2009 09:25
 
köy okulları
son eğitim sistemiyle birlikte köydeki paylaşımlar,hareketlilik,hayat şartlarında zorlaşma da başladı.nedenmi?okullar varken öğrencilerin sesleri,şen kahkahalar,çocukların emniyeti,ailelerin birlikte yaşaması ve paylaşımlar ve göçler yoktu.8 yıllık eğt.sis.nin ardından köylerden göçmeler,şehrin keşmekeşinden,paylaşımlar,kültür farklılıkları,geçim derdi kısaca varolan güzellikler dahada zorlaştı ve şekil değiştirdi.kültür yozlaşması yaşandı bazı kesimlerde.erkeklerin dışarıda(gurbette olması)kadınların yükünü dahada arttırdı.köydeki işler,şehirdeki koşuşturma va kaos hep kadının sırtında bir kaos oldu ve de en önemlisi,güzelim köyler göçlerle yayla havasına büründü,akrabalık ve komşuluk kavramları azaldı en acısı da kültürümüz unutulmaya başlandı.Daha yazacak mutlaka çok şey vardır ama...keşke 8 yıllık eğt.köylerimize taşınsaydı diye düşünmekten kendimi alamıyorum
IP: 78.168.245.221
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
SİTE GİRİŞ FORMU





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 29
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7485 YTL
USD Satış1.7569 YTL
EURO Alış2.2954 YTL
EURO Satış2.3065 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın