Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow ESKİDEN MEKTUP YAZARDIK
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün201
  Dün381
  Bu Hafta962
  Bu Ay2575
  Toplam351695
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
ESKİDEN MEKTUP YAZARDIK Yazdır E-Posta
10 07 2009

ESKİDEN MEKTUP YAZARDIK

 Eskiden postacılar gezerdi sokaklarda, sırtlarında bir çanta, ellerinde zarflar. Kapı numaralarına bakmadan bilirlerdi hangi binaya geldiklerini. Neredeyse dağıtıcısı olduğu sokakta oturan herkesi ismen tanırlardı. Postacıların birçok bekleyeni vardı camlarda. Yaşlısı, genci, küçüğü, büyüğü. Velhasıl herkesin mektup beklediği, uzaklarda birileri vardı. Kimi analar asker mektubu beklerdi postacıdan, kimi kadınlar eş mektubu beklerdi.

Bir kültüre dönüşmüştü mektup yazmak. Güzel yazılmış mektuplar, kimden geldiğine bakılmaksızın saklanır ve eşe, dosta gösterilirdi. Şiirlere, şarkılara konu olurdu mektuplar. Kimi mektup dert yüklü olurdu. Kimi mektup sevgi, kimisi de hasret kokardı.                         Köylerde kaynanası ile oturan gelinler gurbetteki eşlerine mektup yazarlardı. Eşler ise bir arkadaşları aracılığı ile mektup yazarlardı. Anneleri babaları duyup da eşleri utanmasın diye.

Asker mektupları daha bir başka olurdu. İki yıldan fazla askerlik yapanlar için çok zor geçerdi sanırım ayrılık. Kendimden bilirim, ben askere giderken eşimle anlaşmıştık ve askerlik sonrasında evlenmeye karar vermiştik. Evlenip öyle askere gitmek istememiştim. Eşim asker yolu gözlemesin diye. Birçok arkadaşıma da asker adresi değil ağabeyimin dükkân adresini vermiştim. Askerliğimi yaptığım birlikte görevli bir sivil memur her gün mesaiye gelirken ağabeyime uğrayıp mektupları alıp bana getirirdi. Her gün ortalama üç mektup gelirdi bana. Sağ olsunlar arkadaşlarım dört aylık askerlik sürem içinde beni hiç yalnız bırakmadılar.

Askerliğim sırasında ilginç bir de mektup olayı yaşadım. Her gün akşam içtiması sonrasında bölük önünde toplanan askerlere mektupları dağıtılırdı. Ben onlara hiç katılmam ve çay içmeye, kantine giderdim. Asker arkadaşlar hep benim adımın da okunmasını ve mektubu alıp bana getirmeyi düşünürlermiş. Samimi olduğum Erhan arkadaşıma sormuşlar “Kemal abiye niye hiç mektup gelmiyor. Kimi kimsesi yok mu?” demişler. Erhan gülmüş ve ona her gün en az birkaç mektup geliyor diye söylemiş. Hep birlikte yanıma gelip bana çay ısmarlattırmışlardı.

Ne kadar zaman oldu mektup yazmayalı, kart atmayalı, bilmiyorum. Ne kadar gariptir ki, çocuklarımla konuşurken mektup deyince elektronik mektuptan bahsettiğimi sanıyorlar. Sanırım onlar hiç mektup yazmadılar.

Bense mektup yazmayı çok severdim. İlkokulu okurken köydeki anne babama yazardım. Akrabalarıma yazardım. Hele bayram ve yılbaşında yüzden fazla kart atardım. Büyüklerime, arkadaşlarıma verdiğim değeri sanki böyle gösterirdim. Kimilerine renkli zarflarda değişik kokular içeren zarflar gelirdi sevdiklerinden. Bize hava atarlardı.

Hiç unutmuyorum, rahmetli Ziya Özzaim amca rahatsızmış, bayramda oğlu Mehmet’e “Bu bayram kimseden kart gelmedi tamam, ama Kemal’in kartı niye gelmedi acaba” demiş. Mehmet “yazmamıştır” demiş. Ziya Amca kızmış ve “o mutlaka yazmıştır”demiş. Mehmet köyde araştırmış, fakat kimseden ses çıkmamış.

O dönemde köye mektuplar Arhavi’deki dükkânlar eli ile gönderilirdi. Köyden alışveriş için ilçeye gidenler, gelen mektupları alır ve sahiplerine ulaştırırdı. Yeri geldikçe Ziya amca hala “Kemal mutlaka bana bayram kartı yazmıştır, ama alan kişi herhalde bana vermeyi unuttu” diyormuş.

Aradan uzun bir süre geçtikten sonra bir çocuk aracılığı ile benim ona gönderdiğim kart eline gelmiş. Hemen Mehmet’i çağırmış.” Bak Kemal’in kartı geldi. Arhavi’den bakkaldan almışlar ama ceketin iç cebinde unutup, ceketi tekrar giyene kadar fark etmemişler. Onun için de bana ulaştıramamışlar” demiş. Bunu bana kendisi anlatmıştı. Ben de gerçekten bu konuda duyarlı davranır ve bayramlarda köydeki neredeyse herkese kart yazıp göndermeye gayret ederdim.

Yazılan mektuplar genellikle “Evvela selam eder ellerinden/ gözlerinden/ yanaklarından hasretle öperim.”  diye başlar ve “ küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öperim.” diye biterdi. Bense bu kurala hiç uymaz ve saygı ve sevgi içeren başka cümleler kurarak ayrıcalık yaratmaya çalışırdım.

Şimdi öyle mi? Herkesin neredeyse ikişer tane cep telefonu var. Adres dediğinde herkes elektronik mektup adresini anlıyor. Evlerde posta kutuları var, ama sadece faturalar, resmi bildiriler gibi belgeler geliyor. Postacı yerine çoğunlukla kuryeler dolaşıyor. Küçükler Postacıyı bilmiyor.

Bu yazımda sizlere eskiden postacıların olduğunu, bizlere haber taşıdığını, iyi kötü haberler içeren mektupları getirdiklerini anlatmaya çalıştım. Mektuplar içerdiği konu ne olursa olsun haber kaynakları idi ve güzeldi.Günümüz haberleşmelerinden çok bahsetmek istemiyorum. Sahiden elektronik adresi olmayan kimse var mı çevrenizde?

 

“BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN, KÜÇÜKLERİN GÖZLERİNDEN ÖPER SAYGILARIMI SUNARIM”

 

Kemal ÖZBIYIK Temmuz 2009 ANKARA


Görüntüleme sayısı: 1172 | E-Posta

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 8
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7379 YTL
USD Satış1.7463 YTL
EURO Alış2.3062 YTL
EURO Satış2.3173 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın