|
GELENEKSEL HALK OYUNLARI ÇALIŞTIRMAK İçinde “Kültür” İbaresi olan bir Derneğiniz varsa bu dernekten ilk beklenen etkinliklerin başında, yöresel halk oyunları eğitiminin verilmesidir. Derneğin yönetim kurulu üyeleri toplanırlar ve bu konuda birilerine yetki verirler. Yönetimde olsun veya olmasın bu yetkiyi alan kişinin işi zordur. Kendisi halk oyunları çalıştıracak kapasitedeyse işlemlerden biri azalmış olur. En azından nitelikli bir çalıştırıcı aramayacaktır. Öncelikle çalışmalara katılacak katılımcı sayısı ve izleyicileri rahatlıkla kaldırabilecek kapasitede tuvalet ve soyunma odası olarak kullanılacak mekânı bulunan çalışma yeri gereklidir. Yer ayarlandıktan sonra çalışmaların başlangıç tarihi ve saatleri ilan edilmelidir. Müracaatlar toplanır ve çalışmalara başlanır. Her şey planlı gibidir. Çalışmalara katılanlar için bir çizelge yapılmalı ve devam durumları bu çizelgeye işlenmelidir. İlk çalışmada genellikle çok hevesliler ve eskiler gelecektir. Üçüncü dördüncü çalışmada eskilerden devamsızlıklar ve geç gelmeler başlayacaktır. Onlar her zaman bir bahane bulacaklardır. Ama asıl sorun “acemilerle” ilgilidir. Onların yüzünden bildikleri figürleri gereksiz yere tekrar etmek zorunda kalmaktadırlar. Aynı sorunu yeni başlayan “yetenekli” gençlerde de görebilirsiniz. Çalışmalar belli bir seviyeye geldiğinde müzikli çalışmalara geçilmesi, çalışmalara katılım, izlenme ve ortam bakımından gereklidir. Yöresine göre tulum, akordeon, kemençe’den birisi çalışmalarda bulunmalıdır. Tercihen iki çalgının olması çalışmalara katılanların müziğe uyumlarını hızlandıracaktır. Bu durum sanki çalışanların yorgunluklarını da geciktirmektedir. Müzikli çalışma başladığında katılım artacaktır. Bu arada yoklama çizelgesi devrededir ve gelmeyenler ile geç gelenleri göstermektedir. Yenileri yetiştirmek için eskilerden destek almak gerekecektir. Ama öğretmek özveri ve sabır gerektirir. Bu nedenle çoğu zaman başkasından destek alamayacaktır. İşin ilginç yanı da herkes oyunları çalıştırıcıdan öğrenmek isteyecektir. Gösteri yapılacağı duyulduğunda katılım iyice artacaktır. Eskiler de zamanında gelmeye başlayacaktır, ama yoklama listesindeki eksileri kabarmıştır. Kendine göre herkes iyi oynamaktadır ve tabiidir ki gösteriye de kendisinin çıkması gerekmektedir. Çalışmaya katılan çok fazla sayıda katılımcı olsa da gösteriye belli sayıda oyuncu katılacaktır. Bu sayı da gösteri yapılacak alan boyutu, kıyafet sayısı gibi nedenlerle beş veya altı çift gibi bir sayıdır. Bu nedenle ekip belirlenmesinde bir seçme yapılması gerekecektir. Önce “mazereti olan birileri var mı?” Diye sorulur. Ancak herkes hazırdır. Çalıştırıcı belli ölçütleri gözeterek ekibi açıklamak zorundadır. Ekip için isimleri okunmayanlar için çalıştırıcı kötü adam olmuştur bile. Çalıştırıcı çalışma yerine herkesten önce gelmelidir. Çalışma ortamının temizliği dâhil her bir sorunu katılanlardan önce çözmelidir. Tabiidir ki çalışma yerinden en son da o ayrılmalıdır. Birtakım zorunlu harcamaları da kendi olanakları ile karşılamak zorundadır. Müzisyenlerin acil ihtiyaçları olur. Onları karşılamalıdır. Kostümlerde eksik aksesuarlar vardır onları tamamlamalıdır, çizmeler boyasızdır onları boyatmalıdır, lastiklerde eksik vardır. Bunları tamamlamak zorundadır. Gösteri öncesinde belli sorunlarla uğraşacak, gösteri sonrasında ayrı uğraşacaktır. Soyunma odası olarak kullanılan mekânları tek tek kontrol etmeli ve buralarda kalan kemer, çizme, yazma, önlük, peştamal ve benzeri aksesuarları toplamalıdır. Genel görüntüye baktığınızda çalıştırıcının yaptığı, on beş dakikalık bir gösteridir.” Ne yaptı ki” derler adama. Bu arada ekibin yaptığı gösteriler birde beğeni topluyorsa talep de artacaktır. Bu beğeni kendiliğinden oluşacaktır. Cemiyet çevresinde yapılacak etkinlikler için ekip talepleri artmaya başlayacaktır. Zira ekip cemiyetin tanınılırlığını da arttıracaktır. Vitrini güzelleşmiştir yani. Yönetim Kurulu kendisine gelen her talebi karşılamaya çalışır. Gösteri sayısı arttıkça müzisyen ücretlerinde de artış olur. Müzisyen ücreti, ekibin gösteri yerine gidiş geliş ücretleri hesaplanır ve ekibin parasal gideri ortaya çıkarılır. Artık ekibin bir gösteri bedeli vardır. Gösteriye çıkacak olan ekip elemanlarının aileleri de çalıştırıcıya güvenmektedir, ekibin gösterilere götürülüp getirilmesi de onun sorumluluğunda olmalıdır. Çalıştırıcı, Yönetim Kurulundan birinin kendisine hiç olmazsa idari işler için yardımcı olmasını istemek zorunda kalacaktır, ama bu hiçbir zaman mümkün olamayacaktır. Gösteri günü ve saatinde hepsinin mutlaka ertelenemez bir işi çıkacaktır. Bu arada herkes ekibin ücret almadan gösteri yapmasını beklemektedir. Cemiyete mensup birisi özel gösteri talebi olunca neden ücret ödeyecektir ki? Ama ekibin finanse edilmesi konusunda kimse kılını bile kıpırdatmayacaktır. Kısacası yöresel bir kurumda ekip çalıştıracaksanız, tüm bunları göğüsleyecek kapasitede olmanız beklenir. Topluluk çalıştırıcıyı tanır ve aslında işin her aşamasında görev onundur. Vitrinde de çalıştırıcı vardır, mutfakta da. Cemiyet çoğu durumda çalıştırıcının ailesinin de önüne geçecektir. Yine de bütün bunları yapabilirim diyen birileri mutlaka çıkmalıdır. Yoksa geleneksel oyunlar gelecek nesillere nasıl kalabilir ki? Dede ile torun aynı halkada oynayacaksa oyunların geleneksel olması gereklidir. Aksi durumda her gelen çalıştırıcı oyunlara kendi yorumlarını içeren değişiklikler yaparsa, oyunlar geleneksel olmaktan çıkacak ve yöresel oyunlarımız tamamen yozlaşacak ve yok olacaktır. Kişisel görüşüm, geleneksel oyunlarımızın nesilden nesile değişmeden devam etmesi yönündedir. Kültürümüzün gelecek nesillere değişime uğramadan kalması dileklerimle. Bütün halk oyunu çalıştırıcılarına kolay gelsin. Kemal ÖZBIYIK Eylül 2008ANKARA
Görüntüleme sayısı: 757 | E-Posta
|