Haber Arşivi arrow İSTAD
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün202
  Dün381
  Bu Hafta963
  Bu Ay2576
  Toplam351696
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
GERÇEKTEN ORÇİ BİZİM Mİ? Yazdır E-Posta
30 08 2010
GERÇEKTEN ORÇİ BİZİM Mİ?

 

Yıl 1977 yani otuz üç yıl önce. Ben her yıl yaptığım gibi yanıma aldığım iki arkadaşımla birlikte Arhavi’ye gidiyorum. Ankara’dan otobüsle yaptığımız yolculuk Arhavi’de sona eriyor. Sabahın ilk ışıklarında pastanede kahvaltımızı yapıyoruz. Deniz kenarına inip denizi seyrediyoruz. Orada çay içiyoruz. Öğle saatinde Çifte Köprü arabası hareket ediyor.  Araba çok kalabalık ama biz de biniyoruz.

Kavak’ı geçince arkadaşlar rahat edemiyor ve yürüyerek gitmeyi teklif ediyorlar. Minibüsten iniyoruz. Valizlerimiz şoföre emanet. Çifte Köprü’de çay alım yerine bırakacaklar. Oradakilere yürüyerek gelmekte olduğumuzu söyleyecekler.

Arkadaşlarım yolun ne kadar olduğunu soruyorlar. Ben 13 Km kadar deyince biraz bozuluyorlar. Yürümeye başlıyoruz. Ben bir taraftan yöreyi tanıtıyorum bir yandan da arabada sıkışık bir ortamda 45 dakika yolculuk etmektense, iki saat yürümenin ve temiz hava solumanın keyfini süreceğimi düşünüyorum.

Arkadaşlarım valizlerin kaybolacağından korkuyorlar. Ben gururla “böyle bir şeyin olması burada mümkün değildir. Merak etmeyin Çifte Köprü’de çay alım yerinde valizlerimiz bizi bekleyeceklerdir.” Diyorum gururla.

            Susadık diyorlar. Hemen yolun sağındaki Maçh’a’dan akmakta olan suyu içiyoruz. Şimdiye kadar böyle bir şey görmemişler, hayran kalıyorlar. Takılıyorum onlara “musluğu sakın kapamayın. Sonra donar” diyorum. Kahkahalarla gülüyorlar.

Biraz daha yürüyoruz, sol tarafta bir asma köprü. Hemen çıkıyorum üstüne. Bir arkadaşım asma köprünün sağlamlığından şüphe duyuyor. Ben köprünün ortasına kadar gidip duruyorum. Elimde fotoğraf makinesi var. Çağırıyorum. Geliyor, bana yaklaşınca zıplıyorum yerimde, geri kaçışını anlatacak kelime bulamıyorum. Köprü yukarı aşağı öyle esniyor ki, arkadaşım yola kadar neredeyse dört ayak sürünerek çıkıyor. Tabiatı çok beğeniyorlar ama yolların bozukluğunu beğenmiyorlar. Arada dere kenarına inerek, arada dinlenerek Çifte Köprü’ye ulaşıyoruz.

 Çay alım yeri kalabalık, yanlarına gidiyoruz. Herkes bize hoş geldin diyor. Çok sevecenler, valizler ortada yok. Bana kızıyorlar, cevabım hazır ” Fena mı oldu? Taşımaktan kurtulduk, onlar çoktan eve gitmiştir” Gerçekten de valizlerin ben ve misafirlerime ait olduğunu duyunca çay getiren akraba kızlarım sepetlerine koyarak eve çıkarıvermişler. Bu kadar adam buradaki birkaç evde mi yaşıyorlar? Sizin eviniz nerede? Diye soruyorlar. Ben gayet doğal bir şekilde Pap’lat’ı, Orta Köyü, Baş Köyü ve Suhulet’i gösteriyorum ve asıl köyler orada diyorum. İnanılmaz şaşırıyorlar. Yani insanlar bu kadar çayı toplayıp, sırtlarında taşıyarak mı buraya getirdiler? Diye soruyorlar. Ne kadar da saf arkadaşlarım varmış değil mi?

            Ben her iki arkadaşımı da iki hafta boyunca gezdirdim. Mençuna Şelalesine, Kamilet Vadisine, Durğuna köprüsüne, soro şelalesine ve çevre köylere götürdüm. Derede piknik yemeği yedik. Sevdaiş t’ağ’eyi’de, Kfalangvali’de, T’oba Gunce’de yüzdük. Hayran kaldılar tabii.  Çevre köyleri gezdik, fotoğraflar çektik. İlçede gezip dolaştık. Karayemiş ve kac’h’anak’a yedik. Yer çileği topladık. Tulum çalıp horon oynadık. Bazı akşamlar köy camisi önünde uykumuz gelene kadar oturup konuştuk. Yörede yapılan neredeyse her yemeği yedik. Her tatlıyı tattık. Oltalarımızı alıp derede balık avladık. Gerçekten güzel günler geçirdik.

                        Ankara’ya döneceğimiz günün öncesinde sabah her zamanki gibi erken kalktım. Ayrılık hasreti basmıştı sanırım üstüme. Oturdum ve aşağıdaki şiiri yazdım. Onların eleştirisel görüşlerini de vurgulamaya çalıştım şiirimde.

             Otuz üç yıl önce “ORÇİ BİZİMDİR” diyebilmişim. Bugün kendi kendime soruyorum, ama cevap veremiyorum.

Gerçekten Orçi bizim mi?

                                                           Kemal ÖZBIYIK Ağustos 2010 ANKARA

 

                                               ORÇİ BİZİMDİR

 

Sahilden girerken orman içinde,

Gördüğün çimenler, çaylar bizimdir.

Yürürken bastığın bu nemli toprak,

Susayıp içtiğin sular bizimdir.

 

Yürürken Kavak’tan Çifte köprü’ye

Bir yanda gördüğün, o hırçın dere,

Ötede yükselen yemyeşil orman,

Yorulup konduğun, tümsek bizimdir.

 

Geçmeye korktuğun o viran köprü,

Başının döndüğü o asma köprü,

O kızgın güneşte, çamın gölgesi,

“Oh” deyip yattığın çimen bizimdir.

 

Yerlere bakıp da hayret ettiğin,

Arabam olsa da geçmem dediğin,

Kavak’tan sonrası beğenmediğin,

O harap, bakımsız yollar bizimdir.

 

İşte göründü, çift kemer köprü,

Beldeye ad veren, o Çifte Köprü,

Bakmaya doyaman, uçan su gibi,

Yüzmeye kıyaman Uzun göl bizim.

 

Sağında solunda tepede evler,

Üstüne şahin mi konmuş, sorduğun,

Ölmeden cenneti gördüm dediğin,

O bayır bizim, düzler bizimdir.

                       

Köprünün üstüne çıkıp, sorduğun,

Bir yan Arılı, bir yan Dikyamaç,

Biri de Suhulet, o benim köyüm,

Yanında Başköy var, o da Orçi’dir.

 

Şu tepe Ortaköy, ardı, Uçler’dir,

Daha nice tepe nice düzlerdir,

O tepe o düzde yedi köy, toplam,

Onüç köy bizim, ORÇİ bizimdir.

 

                                               Kemal Özbıyık 30.09.1977 ANKARA

 

Not: Uçansu= MENÇ’UNA, Uzungöl =T’OBA GUNC’E

 

 


Görüntüleme sayısı: 866 | E-Posta

Yorumlar (4)
RSS yorumları
1. 01-09-2010 11:34
 
Gelecek nesillerimiz "Orci Eskiden bizi
Orci Deresinde Acaba Kaçtane HES (Hidroelektrik Santralı) izni verilmiştir. Kaçımızın bu konuda bilgisi var ve bu konudaki duyarlılığımız ne? dilerim gelecek nesillerimiz 33 sene önce yazdığınız şiirinizi okuduklarında böyle bir yer varmıydı demezler. (Sevgili Hilmi Takaz kardeşimden aldığım bilgiye göre bu derenin üzerinde 5 adet HES izni verilmiş)Sevgiler, Selamlar
IP: 78.191.24.222
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
2. 02-10-2010 11:01
 
Orçi
Sevgili Kemal, gidebildiğin, yaşabildiğin yer senin gerisi hayal... 
Hes'ler konusunda Yapılacakları Halktan saklayanlar utansın derim.
IP: 85.99.39.87
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
3. 23-03-2011 11:55
 
Tebrik
Çok değerli arkadaşım. Yazını büyük bir keyifle okudum. Bana öyle sürükleyici, öyle nostaljik geldiki, satırlar eksilirken üzüldüğümü hissettim. Okurken adeta bahis konusu yerlerde dolaştım durdum. Gerçekten Arhavililerin hatta-hatta Lazların "Kültür Merkezi" dir Orçi. Ananevik yaşamla birlikte bütün güzelliklerin bir arada yoğrulduğu, tabiat şahaseri bu yerler ne yazık ki bazı kısa vadeli çıkarlar için heba edilmek isteniyor. Bir daha geri kazanımı olmayan değerleri heba etmeyelim, böylece doğa cenneti köşelerimizi her şeye rağmen koruyalım. Arhavi sevdalısı bir yurttaş olarak bu husustaki çabalarınızı canı-gönülden desteklerken kültür birikiminize, varlığınıza saygılarımı sunuyorum. Ali İmdat ÖZÇAKMAK - ARHAVİ
IP: 95.9.130.239
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
4. 14-04-2011 09:46
 
SİTEM
BUNLARI YAPTIN VE BENE,ESKİ ARKADAŞINA,KARDEŞİNE HABER VERMEDİN ÖYLEMİ????ÜSTELİK BURALARI ÇOK GÖRMEK İSTEDİĞİMİ BİLDİĞİN HALDE!!!!!
IP: 78.169.242.42
Misafir
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
SİTE GİRİŞ FORMU





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 23
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7379 YTL
USD Satış1.7463 YTL
EURO Alış2.3062 YTL
EURO Satış2.3173 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın