|
KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKALIM Her ne kadar müzikle ilgili arada türkü mırıldanma dışında bir ilgim yoksa da kültür çalışmalarını da takip etmeye çalışıyorum. Son yıllarda izleyicisi artan Karadeniz müziği ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında da bilgi sahibi olmaya çalışıyorum. Herkes bu konuda bir şeyler söylüyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor. Fakat çok da araştırmıyor. Teknoloji geliştikçe araştırma yapılacak bölgeye gitmek yerine evinde çay-kahve içerek internet üzerinden “araştırma” yapmak moda oldu gibi geliyor bana. Günümüzde yöremize gelip araştırma yapan yabancı araştırmacı sayısı sanki artıyor. Ama yöreye kiminle geliyor, nerede araştırıyor ve kimin önerileri ile araştırıyor? Karadeniz Kültürünü (yaşam tarzı, örf-adetleri, şiir, şarkı, tiyatro, halkoyunları ve müziği) araştırdım diyen insanların bu araştırmaları nerede, ne zaman ve kiminle yaptıklarını belgelemeleri gereklidir. Yaptıkları bu araştırmalar sırasında gerçekten konularının uzmanları ile mi görüşmüşler yoksa buldukları ile mi yetinmişler? Bu çalışmalarını belgelerken öncelik kaynak kişilerin belirtilmesi olmalıdır. Araştırma yaptım diyen birçok insan ortaya çıkıyor, kendisine Araştırmacı-Şair, Araştırmacı-müzisyen, Araştırmacı-yazar diyor ve ne yazık ki bu insanlar tüm kültürümüzü değiştiriyor. Herhangi bir yazım hatası yapmıyorum. Gerçekten bu araştırmaların özentisiz bir şekilde yapıldığını çok ciddi olarak düşünüyorum. Bu yapılan ARAŞTIRMAMALARIN yayınlanması sonucunda gelecek nesillere bu ARAŞTIRMAMALAR kaynak olacak ve kültürümüz tamamen değişecektir, yozlaşacaktır. Günümüzde toplumun hiçbir kesimi iletişim problemi yaşamıyor. Bilgisayarı olan her insan araştırma yapıyor. Öyleyse hepimiz ARAŞTIRMACIYIZ. Araştırmalar sanal ortamda yazılıyor, çiziliyor ve yayınlanıyor. Bunu engelleyecek ve yanlışı düzeltecek hiçbir yasa da bulunmuyor. Bir takım insanlar, “Anneannem böyle derdi”, “Babaannem şöyle derdi”, “Dedemden duyduğum kadarı ile” şeklinde cümle kurup bunları bilimsel hale getiriyorlar. Kendisine Araştırmacı-yazar, Araştırmacı-müzisyen sıfatları veriyorlar. Her yaşlı, yöre kültürü ile ilgili “KAYNAK KİŞİ DEĞİLDİR” Her yaşlının size söyledikleri kaynak olabilse idi günümüzde “her yaşı geçkin” kaynak kişi olurdu. Kaynak kişi, yöresi ile ilgili duyduklarını, gördüklerini yazıya döken, geçmişini araştırıp bunları yazan, gittiği yerlerde söylenenleri yazıya döken, şiir, şarkı ve derlemeleri kimin yaptığını kayda geçiren ve bunları belgeleyen insanlar olmalıdır. Doğu Karadeniz özelinde kültürel değerlerimiz ile ilgili yapılacak araştırmalarda en azından Cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrasında, bölgede yaşayan insanlara ulaşılmalıdır. Bugün hayatta olmayanlarla ilgili olarak onları tanıması muhtemel kişilerle konuşulmalı bu yapılamazsa, hayatta olan sanatçılar ile görüşülmelidir. Doğu Karadeniz bölgesinde kendi kültürü için kaynak kişi olabilecek çok fazla sayıda insanımız vardır. Bu insanlara ulaşmak dururken internet ortamında yazılanları okumak “araştırmak” değildir. Bugün Doğu Karadeniz Bölgesinde hangi köye giderseniz gidin konuşabileceğiniz, sizi yönlendirebilecek, gün ışığına çıkmamış bir kaç dörtlük söyleyecek, bir iki halk hikâyesi anlatacak ve bunları ne zaman kimden duyduğunu veya dinlediğini size söyleyecek yaşlı insan bulursunuz. Bunları kayda alın, önerdikleri kaynaklarla görüşün. Bunu da yapamıyorsanız kış aylarında şehirlere gelen veya şehirlerde yaşayan kaynak kişileri bulmanız gerekiyor. Bunlara ulaşıp henüz yok olmamış kültürel değerlerimizi gün ışığına çıkarmak gerçekten size keyif verecektir. Lütfen araştırmalarınızı evinizin sıcak ortamında, internet üzerinden yapmayınız. Gerekirse bu okuduklarınızın doğru bilgi olup olmadığını sorgulamaya çalışınız. Bunu yapamıyorsanız, gerçek olup olmadığını kendiniz de yorumlayıp bulabilirsiniz. Zira hepsinin mantıklı bir nedene dayandığını göreceksiniz. Eğer bunları yapmıyorsanız bu yaptığınız araştırma değil olsa olsa yazılı bir metin okuma olacaktır. KEMAL ÖZBIYIK ANKARA
Görüntüleme sayısı: 645 | E-Posta
|