|
SAĞLIK VE HALK OYUNLARI Günümüzde doktora gittiğimizde, hastalıklarımızın hemen hemen hepsinin bir yerlerinde stresin etkisi var. Çevremde rahatsızlığı olup doktora giden ve değişik teşhis konulan herkese de, doktorunun spor yapmasını önerdiğini öğreniyorum. Ben de rahatsızlanıp ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezinde hemşerim olan doktora tansiyon problemi ile gittiğimde hayretle bana “Ağabey senin ne kadar hareketli ve spor yapan biri olduğunu biliyorum. Nasıl olur da hasta olursun? “ dedikten sonra “yürüyüşü ve halk oyunlarını bıraktın mı yoksa” diye sordu.
Doktoruma hak verdim. Hepimiz değişik sorunlarla baş etmeye çalışırken, kafamızdaki olumsuzlukları hiç boşaltamıyoruz. Yani beynimizi dinlendiremiyoruz. Yazılı ve görsel medyada neredeyse olumlu hiçbir haber yer alamıyor. Akşam eve gittiğimde, şahsen televizyonun başına geçip haber izlemek sağlığımı bozuyor. Zira bu yayınların asap ve sinir bozucu olduğunu düşünüyorum. Kendi payıma stresten uzaklaşma adına ortalamanın üzerinde gayret gösterenlerdenim. Hem kendimi hem yakın çevremi olumlu etkileyerek, onların da spor yapmalarını sağlıyorum. Onlardan yaşlı olduğum için “Hadi arkadaşlar bu akşam yerleşke içinde yürüyelim” dediğimde beni kıramıyorlar. Birlikte yaptığımız bir etkinlik de halk oyunları. ODTÜ’de bu yıl üçüncü yaşını sürdüren ve kuruluşunda önemli rol üstlendiğim Personel Halk Oyunları Topluluğu’nu iyi ki kurmuşuz. Yaklaşık kırk personel bu sayede düzenli spor yapıyor. Çalışmaya gelen herkes maddi ve manevi sıkıntılarından arınıyor. Ter akıtıyor, hareket ediyorlar ve bir nebze de olsa sağlıklarının bozulmaması yönünde katkı sağlıyorlar. Bu yazımda, biraz bu topluluktan bahsetmek istiyorum. Böyle bir topluluk kurmam yönünde, şimdi emekli olan Genel Sekreter Yardımcımız, Sayın Necmettin Saral’dan ısrarlı bir talep gelince onu kırmamak adına “peki” demek zorunda kaldım. Zira kendisi benim on yıl boyunca ODTÜ THBT Artvin Yöre Ekibini çalıştırdığımı ve o ekibin birçok başarılı gösteri yaptığını biliyordu. Kendisi aynı zamanda ODTÜ’ye girişimde referansımdır. O zamanki düşüncem “Nasıl olsa belli bir yaşın üstünde olacak katılımcılar Artvin Yöresi Oyunlarının figürlerinde zorlanır, yapamaz ben de bir bahane bulup bırakırım” şeklinde idi. 5 Ekim 2007 tarihinde yapılan toplantı sonucunda her cuma günü mesai bitiminden sonra saat 18.00/20.00 saatleri arasında Spor Merkezinde çalışmaya karar verdik. Personele duyurular yapıldıktan sonra 16 Ekim 2007 tarihinde çalıştırma yaptırmaya gittiğimde otuzun üzerinde katılımcı olduğunu gördüm. Doğrusu onlardaki öğrenme isteği beni hayrete düşürdü. Çalışmaya gelenlerin görev yerleri de çok farklı idi. Yardımcı hizmetler sınıfı, işçi, memur, yönetici, akademik personelden oluşan bir gurup karşımda duruyordu. İçlerinde üç arkadaşımızın unvanında” Prof. Dr “ yazmakta idi. Yaptığım konuşma sonrasında, içlerinde hiç birinin sahne deneyimine sahip olmadığını da öğrendim. Beni tanıyan ve Halk Oyunu ile ilgili olan arkadaşlarım bana” Deli misin?” diye soruyorlardı. Çalışmalar devam edip bir ay gibi bir süre geçince katılımcı sayısı sabitlendi. Guruptaki arkadaşların gayretlerini görünce ben de çok motive bir biçimde, hevesle çalışma yaptırmaya başladım. Önce ben guruba inandım sonra da onlar bana inandı. Halk Müziği Korosu ile birlikte 16 Mayıs 2008 tarihinde ODTÜ KKM de gösteri yapacağımızı söylediğimde gurubumuzda bir sessizlik oluştu. İş ciddiye binmişti, bir gösteri yapacaktık. İçlerinde “Hocam ben düğünlerde Misket bile oynamadım” diyenler de oldu. Bu arkadaşıma “Misket oynamadan Artvin oynayan ilk adam olma şerefine erişmiş olabileceğini” söyledim. Gurubun kostüm problemini, Hocalığını da yapmakta olduğu Ankara Artvin Kültür Yardımlaşma Derneğinin katkısı ile çözdüm. Gösteriden bir gün önce KKM’ de genel prova için toplandık. Spotların negatif etkisi ve tamamına yakını eski halk oyuncusu olan yaklaşık 30 kişinin önünde yapılan provada arkadaşlarım çok heyecanlandılar. Öyle ki, gösterinin giriş oyunu olacak olan Ata barı’nı bile oynayamadılar. Kısa bir konuşma yapıp on dakika ara verdim. Bu arada eski halk oyuncuları bana güldüler ve “Bunlarla birlikte mi rezil olmaya karar verdin?” diye espri bile yaptılar. Verdiğim aradan sonra, arkadaşlarımla, hatasız bir biçimde provayı tamamladık. Gösteri günü çok iyi bir performans göstererek, tüm salonun ayakta alkışladığı bir gösteri sunduk. Öyle bir sunumdu ki yaptığımız, anne babalar oynamış, çocukları izlemişti. Gösteriden sonra mesaide gösteride yer alan bir personelimizin küçük kızı ofisime gelerek bana teşekkür etti.”Benim hiçbir arkadaşım annesini sahnede izlememiş. Siz bana bunu sağladınız. Teşekkür ederim dedi. Ben annesine “ çocuklara böyle söylemler yaptırma.” Dediğimde kızının bana geldiğinden haberinin olmadığını öğrenmek beni ayrıca mutlu etti. 2008 yılı çalışmalarında Artvin Yöresi yanına, Hemşerim ve arkadaşım Hasan Kababulut tarafından çalıştırılan Bayburt ekini de ilave edildi. 21 Mayıs 2009 tarihinde yapılan gösteride Arhavililer Vakfından da kız kostümü alarak 13 erkek, 17 kızdan oluşan bir gösteri yaptık. Hem Bayburt Hem de Artvin gösterisi büyük övgü aldı.” Halk Oyunları Gurubumuz birlik beraberlik yanında karşılıklı saygı, sevgi ve dayanışma sonrasında neler yapılabileceğini herkese gösterdi.” Bu yıl çalışmalara Kasım ayında başlayabildik. Artık Çarşamba günleri ben Artvin, Hasan Kababulut Kırşehir çalıştırırken, Cuma günleri de Mehmet Koca arkadaşımız Diyarbakır ve Aydın yöresini çalıştırıyor. Çalışmalara katılan sayısı neredeyse elliyi buldu. Kısmet olursa 11 Mayıs 2010 tarihinde bu kez tüm organizeyi kendimiz yaparak izleyenlere bir şölen sunmaya çalışacağız. Sayın okurlarım, bunları niye yazmayı düşündüm. Hepimizin hiç olmazsa haftada bir gün iki saat kadar kafamızı tüm olumsuzluklardan arındırıp istediğimiz bir etkinliğe katılmamız gerekli diye düşünüyorum. Bedenimizi stresten uzak tutacak en iyi yöntem sanırım bu. Bunu bizler yapabiliyorsak, sizler de yapabilirsiniz. Hem yöre oyunlarını öğrenmiş olursunuz hem de sağlığınıza katkı sağlarsınız. İSTAD İstanbul’da yaşayan hemşerilerimize bu hizmeti sunuyor. Ben Ankara’dan bunu görebiliyorsam, İstanbul’da yaşamakta olan sizlerin bu etkinliğe katılarak ekibi güçlendirmeniz ve stresten uzaklaşmanız gerekir. İstemek yapmaktır. Sizler de yapabilirsiniz. Bu vesile ile tüm okurlarımız yeni yılını kutluyorum. Yeni yılın tüm dünyaya barış, kardeşlik, huzur ve başarı getirmesini diliyorum. Kemal ÖZBIYIK 21.12.2009 ANKARA
Görüntüleme sayısı: 980 | E-Posta
|