Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow YABANCILAŞMAK, UNUTMAK, UNUTULMAK
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün213
  Dün381
  Bu Hafta974
  Bu Ay2587
  Toplam351707
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
YABANCILAŞMAK, UNUTMAK, UNUTULMAK Yazdır E-Posta
09 10 2009

YABANCILAŞMAK, UNUTMAK, UNUTULMAK

 

            İnsanların dayanışma ve yardımlaşma duygularının kaybolmaması için kökenleri ile ilişiğini kesmemiş olmak önemlidir. Günümüz koşullarında bunun sağlanması ise hemen hemen imkânsızdır. Dağınık bir şekle dönüşmüş olan akrabaların aynı şehirde olsalar bile görüşebilmeleri pek mümkün olamıyor. Ekonomik güçlükler, ulaşım ve kişisel problemler görüşmeyi engelleyen unsurlar. Görüşemediğimiz zaman da yabancılaşma başlıyor.

            Babaları amca çocuğu olan iki kuzeni ben tanıştırmıştım. Marketin önünde eşimle birlikteyken biri gelip benimle görüşmüş ve konuşmaya başlamıştık. Diğer kuzen de ben ve eşimle görüşmüş ancak birbirleri ile görüşmemişti. Kendilerine küs olup olmadıklarını sorduğumda, her ikisi de tanışmadıklarını söyleyince onları ben tanıştırdım. Kısaca yabancılaşıyoruz, tanışmıyoruz, görüşmüyor veya görüşemiyoruz. Görüşememe süresi uzayınca da kopuyoruz.

            Sülalemizin büyüklerinden rahmetli eğitmen Ali Rıza Özbıyık 1982 yılında küçük bir kitapçık hazırlayıp bizlere dağıtmıştı. Bu kitapta ismi yazılanların içinde ben olmasam da, sülalemizin kökeni ile ilgili verdiği bilgiler benim için çok yararlı olmuştu.

            Kitapcıkın adını SOYUM VE KÖYÜM koymuştu.”Her insan mensup olduğu soyu ve bu soyun yetiştirdiği insanları, vatan ve milletine yaptığı olağanüstü hizmetleri bilmesinde sayısız yararlar olduğu kanaatindeyim” diye başlamıştı söze. Gerçekten de günümüzde artık bu düzeyde tanışır olmayı unuttuk. Çocuklarımız birinci derece yakınlarından başka kimseyi tanımıyorlar.

            Benim içinde bulunduğum nesil ise, babalarımızın amca çocuklarını birileri ile tanıştırırken “amca çocuğum” diye tanıştırıyoruz. Kültürüne yabancılaşmak böyle oluyor herhalde. Ben bu yaşımda tulum, kemençe sesi duyduğumda sese kulak veriyorum ve dinliyorum. Yöre ile ilgili bir konu açıldığında konuşmasam bile can kulağı ile dinliyorum. Ama genç nesil hemen ortamdan uzaklaşmanın yollarını arıyor.

            Ali Rıza Amca neslimizi unutmayalım diye şöyle yazmış:

            “Delil ve mesnedi olmayan, yalnız dedelerden dedelere, bize kadar gelen rivayetlere göre bir harp sonucunda mağlup olup aileleri ile birlikte gelip, halen Artvin iline bağlı, Arhavi ilçesinin Ortacalar bucağında Çifte Köprü diye anılan iki dere birleşimindeki halen mevcut mağarada yerleştikleri söylenmektedir.” (bahsi geçen mağara çifte köprü- Ortacalar kara yolu yapımında kaybolmuştur)

            “Soyumuzun temel ismi Zaim’dir. Soyumuzun bu ismi hangi hizmetiyle aldığı kati bilinmemekle birlikte yukarıda arz ettiğim korsan temizleme işinden olması çok muhtemeldir. Temelde Zaim ismi almış soydaşlarımızın evlatları Zaim oğulları diye anılırmış. Zaimlerden birinin evladı pala bıyık bırakmış. Ona bıyıklı ismi verilmiş. Onun çocuklarına da bıyıklı oğulları denilmiş. Bir oğlunun kulakları biraz büyükçe imiş. Ona da Kulak beyi denilmiş. Daha sonra kısaca Kula Beyler diye anılmışlar. Birinin adı Ahmet’miş biraz asabi mizaçlı olduğu için Deli Ahmet diye bilinirmiş. Oğullarına da bu yüzden Deli Ahmet oğlu denmiş. Sonrasında Del Ahmet Oğulları denilmiş. Birinin oğlu da Ömer olarak tanınmış, oğullarına da Ömer oğulları denilmiştir. Kula beyler Rize’nin Ardeşen ilçesine yerleşmişlerdir. Del Ahmet Oğulları Adapazarı- Hendek’e yerleşmişlerdir. Soyadı kanunu sırasında del Ahmet Oğulları soyadı olarak Çelebi adını almışlardır.”

            Günümüzde aynı sülale olmamıza rağmen benim bildiğim kadarı ile Zaim, Zaimoğlu, Özzaim, Büyüklüoğlu, Özbıyık, Bıyıklı, Bıyıklıoğlu, soyadını kullanmaktadırlar. Yurt dışı ve yurt içinde değişik kentlere dağılmış olan akrabalarımızdan çoğu da nüfus kütüklerini de bulundukları yere taşıdıkları için ilişki kurabilmek daha da zorlaşıyor. Ankara, İstanbul, Trabzon, Samsun, Düzce, Bursa, İzmir, İzmit, Antalya, Mersin ve daha başka şehirlerde yaşamakta olan ve iletişim bilgilerine sahip olmadığımız akrabalarımız var.

             Hepimizin yaşadığını sandığım tanışamama kurgusu, aynı zamanda dayanışamama olgusunu da beraberinde getiriyor.

            Ben şahsen dayı çocuklarımın çocuklarının tamamını tanımıyorum. Doğal olarak onlar da beni tanımıyorlar. Yani onlarla zincir kopmuş durumda. Görüşemediğimiz için birbirlerimizin sevinç ve üzüntülerini bilemiyoruz. Dertleri paylaşamadığımız için dertler daha ağırlaşıyor. Bu yazımda kendi sülalemle ilgili bir konuya değinmeye çalıştım. Okurlarım sanırım beni mazur göreceklerdir. Zira sorun hepimizin sorunu. Sülalelerimiz farklı olsa bile.

            Belki zamanla, rahmetli Ali Rıza Özbıyık amcamız gibi bizler de bildiğimiz kadarı ile tanıdıklarımızı yazıya dökme gereği duyacağız. Ta ki, birileri arayıp, merak edip, araştırdığı akrabalarını bulana kadar.

Kemal ÖZBIYIK Ekim 2009 ANKARA


Görüntüleme sayısı: 1008 | E-Posta

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 30
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7379 YTL
USD Satış1.7463 YTL
EURO Alış2.3062 YTL
EURO Satış2.3173 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın