Haber Arşivi arrow Köşe Yazıları arrow Kemal Özbıyık arrow YAŞAMAK İÇİN NE LAZIM
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün242
  Dün368
  Bu Hafta242
  Bu Ay1855
  Toplam350975
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08
YAŞAMAK İÇİN NE LAZIM Yazdır E-Posta
01 12 2008

YAŞAMAK İÇİN NE LAZIM?

             28 Kasım 2008 tarihinde ODTÜ Çevre Topluluğu’nun organize ettiği ve Artvin Kültür Yardımlaşma Derneği, Çamlıhemşin Vakfı, İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası ve Çevre Mühendisleri Odası’nın destek verdiği bir panel yapıldı. Panelin bitiminde de Birol Topaloğlu orkestrası ile güzel ötesi bir konser verdi. Konser sonrasında da hep birlikte horon oynandı. Güzel bir etkinlikti ve ben büyük keyif duydum.

            Panelde dünyada ve Türkiye’de enerji stokları, enerji sorunları, enerji kaynakları, enerji elde etme yöntemleri ve bu yöntemlerin olumlu/olumsuz yönleri detaylı bir şekilde anlatıldı. Bir Doğu Karadeniz insanı olarak bölgenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Bunun yanında gelişmiş ülkelerin dünya rezervleri konusunda yaptıkları çalışmalar ve bu çalışmalara harcanan büyük emek ve paranın nedenini de tekrar hatırladım.

            Doğu Karadeniz Bölgesi gelecek kısa dönemde çok daha önemli hale gelecek. Dedelerimden kalan ve tapusuz sahip olduğumuz yerlerin aslında bizim olmadığını kibarca “Bu bölge ormandır, bu bölge yapılaşmaya uygun değildir gibi gerekçelerle” bize anlatılıyor. Yaylalarımızı zaten neredeyse kaybettik. Oralarda artık bizlerden çok yabancılar görülüyor. Onlar gelecekte kullanabilecekleri yerler olarak görüyorlar buraları. Evet, şöyle bir düşünelim. Bizim dediğimiz arazilerin satışı halinde, biz kendi toprağımıza ne kadar bir değer ödeyip tapusunu alabiliriz?  Yabancılar bizim verebileceğimizin kaç katını verirler?

            Yazımın başlığına geleceğim artık. Hiç düşündünüz mü? Yaşamak için ne lazım? Han, hamam, ev, araba, yat, kat evet sizce ne lazım?

            Yaşamak için önce hava lazım. Soluyacak hava kalmadığında zaten yaşamıyor olacağız. Dünyada havanın temiz olduğu bölgelerin başında hangi bölge var?  Bildiniz. Karadeniz bölgesi var. Neden bugüne kadar kalabilmiş? Çünkü gereksiz yapılaşmaya gidilememiş. Bölge insanı geçinebilmek için şehirlere gurbete çıkmış. Bugün Arhavi kökenli ilçe dışında hangi sayıda insan olduğunu bilmiyoruz/bilemiyoruz. Bizler ilçemizde/köyümüzde kalsa idik nüfus nerelere çıkardı ve ne ile geçinebilirdik. Bu günkü temiz hava kalır mıydı?

            Havanın temizini bölgemizde bulduk. Havadan sonra canlı yaşamı için ne gerekli? İçilebilir su değil mi? Suyun en bol olduğu bölge neresi? Yine bildiniz. Karadeniz bölgesi. Peki, bizler dengesiz yapılaşmaya neden olsa idik, bizde gecekondular yapsa idik devlet bize tapu verecek mi idi? Evet verecekti. Şehirlerde hem de birinci sınıf tarım arazisine ev yapanlar şimdi ev sahibi değil mi? Ev sahibi. Bölgede içilebilir temiz su kaynağı neden var? Biz yapılaşmaya gitmediğimiz için. Yani aslında biz sadece bölge insanına değil dünya için iyi şeyler yapmışız da haberimiz olmamış. Bunun için ödüllendirileceğimiz yerde arazilerimize el konuyor.

            Köylerde okullar kapanmış. İnsanlar çocuklarına daha iyi bir gelecek verebilmek için köylerinden ayrılmak zorunda kalmış. Yani köyden ayrılma nedenlerinin başında eğitim problemi gelmiş.

            Şimdilerde ilçe nüfusunda artış bekleniyor. Zira insanlar emekli oluyor ve şehrin gürültüsünden ve kirliliğinden kaçıyorlar. Öncelik temiz hava ve temiz suya veriliyor. Doğu Karadeniz’de niçin turizm patlaması yaşanıyor dersiniz? İnsanlar bir hafta da olsa temiz havada ve dağa ile baş başa kalmak istiyorlar. İnsanımız da misafirperver nasıl olsa.

            İnsanoğlu yürümeyi unuttu neredeyse. Hastalıklar arttı. Doktorlar ağız birliği etmiş gibi herkese “Sağlık için spor yapın” diyorlar. Şehirde yaşayıp maddi problem yaşamayan çok az insan var. Doğal beslenebilen çok az insan kaldı. Zaten genleri ile oynanmamış tohum bile kalmamış durumda.

 

 

            Şimdi bize diyorlar ki Karadeniz insanı fedakârlık etmek zorunda Hidroelektrik Santrallerine karşı olmamalı. Bir dere üzerine yapılacak birden fazla Hidroelektrik Santralının vereceği tahribat ile ilgili bilgi veren yok Tutturulmuş gidiyor. Can suyu bırakılacakmış. En uzun deremiz hangisi bilmiyorum. Ama bir dere üzerinde beş, altı, yedi gibi sayılarda hidroelektrik Santralı yapımından söz ediliyor.Bu durumda can suyunu diğer tesis için mi bırakacaklar acaba.

            Peki, sonrasında olacaklardan niye kimse söz etmiyor. Arazilerin eğiminden, kesilmek zorunda kalınacak ağaçlardan. Bozulacak doğal dengeden söz eden çok az insan var. Ayrıca iklim değişimine neden olması yanında bu tesislerin ekonomik ömrü ne olacak. Kaç yıl sonra bu tesisler işe yaramaz hale gelecek? Şu anda il ve ilçelerde yaşayanların içme suyu problemi ile baş başa kalmaması için ne gerekiyor. Bunu düşünen birileri de vardır umarım.

            Tamam, tabii ki bu doğa tüm insanlığın kullanımında olmalı bunu herkes kabul ediyor zaten. Ama sözü edilen binin üzerindeki santralin Doğu Karadeniz Bölgesinde yapımından sonra vadilerdeki doğal hayatın eski dengesinde kalacağını hangi bilim adamı söyleyebiliyor.

            Yaşamak için önce temiz bir havaya sonra da temiz bir suya ihtiyacımız var. Bilim bu iki unsurun yerine geçecek yeni bir şeyler buldu da ben mi duyamadım acaba. Elektrik olmadan yaşayabiliriz. Atalarımız yaşamış. Arabamız olmadan yaşayabiliriz. Atalarımız yaşamış. Bölgeye ilk gelip yerleşenlerin ne kadar iyi bir seçim yaptıklarını şimdi daha iyi anlıyor ve onlarla gurur duyuyorum. Zaman zaman bir sürü güzel bölge varken niye burayı seçmişler diyenlere son bir sözüm olacak.

             Bölgemiz Küresel ısınmadan en son etkilenecek bölgelerden birisi. Ve onlar burayı yurt edindiklerinde teknoloji bu düzeyde değildi. İnsanların bu düzeyde çevre kirlenmesine neden olacaklarını acaba nasıl anlayabildiler?

                       

 

 


Görüntüleme sayısı: 702 | E-Posta

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. 14-12-2008 23:01
 
Yaşamak için önce evet hava ve su lazım, 
Yaşamak için öğrenmeye açık olmak lazım, 
Yaşamak için insanların bibirlerine destek vermesi lazım... 
 
Yaşamak,farkında olmadan hayatın akıp gitmesinin ya da geçmişin pişmanlık duyguları ile hayıflanıp ömür tüketmenin olmadığı bir yaşam tarzı dır.Yaşamak;her hal ve durumda hayata tutunmak, ve zorluklarla birlikte yaşayıp, huzurlu, mutlu, sağlıklı ve verimli bir hayata değer katmak demektir.Yaşamak kendini göstererek ,hayata bir şeyler vererek ve maharetleri ortaya koyarak ,yapmak istediklerimizi olduğu gibi hatırlamamız gerekir.... 
İnsanın doğasının ve kendi hayatının olması ve başkalarının hayatının olması gerekliliği ve hakkı olması gerekir... İLETİŞİM HALİNDE..... 
Aksi takdirde yaşantıda bir türlü keşfedemediği \"öz benliğinden\" uzak kalışı nedeniyle hayatını, başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırlar.VE....  
Yaşamak içinde sevmek ve kendimizi ,çevremizi geleceğimizi aydın bir düya için temiz bir dünya için bilinçlendirmeliyiz.  
Söylediğiniz gibi spor dan ve gıdadan bile en ince noktaya kadar... 
Şöyle baktığımızda geleceğe ne bırakıyoruz ki; temiz bir çevremi büyük şehirlerimiz yok olup gidiyor.Evet artık yerleşimler küçük kasabalara ilçelere ve köylere doğru dağılıyor fakat bunu yaparken insanlarımız doğa olaylarını hiç göze almıyorlar.Resmen taş ocaklarından tutunda kültürel ve tarihi değerlerimizi de yıkıyorlar.Onun için Bizim Bölgede yaşayanlarımıza Sn YETKİLİLERİMİZE ÇOOOK İŞ DÜŞÜYOR. ..BİZDE BÖLGEMİZİ EN GÜZEL ŞEKİLDE VE Bölge insanlarımızın zarar görmesini istemiyoruz.Dileklerimiz yine yetkililerden olacakır.. 
 
Küresel ısınma ya gelirsek vahim bir durum şöyle bakarsak... 
 
Yuzyıl gibi kısa bir sürede fosil yakıtların doğaya ve canlıların sağlığına verdiği zararlar etkisini göstermiştir.Fosil yakıtlar olarak adlandırılan kömür,petrol ve doğalgazın yarattığı olumsuzluklar sadece yakın çevreyle sınırlı kalmadı,atmosfere de yayıldı. 
Sonunda bu kirlilik,iklim değişikliğine yol açmaya ve dünya yaşamını tehdit etmeye başladı. 
MEMLEKETİMİZ ELDEN Mİ GİDECEK 
BİZİM İNSANLARIMIZ DEĞİŞİKLİKLERİ BENDE SORUYORUM NASIL ARAŞTIRIYORLAR? 
Güzel yazınız için teşekkür ederim. 
 
Filiz Uzunhasanoğlu
IP: 88.227.245.75
Kayıtlı
 
filiz

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 26
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7557 YTL
USD Satış1.7642 YTL
EURO Alış2.2922 YTL
EURO Satış2.3033 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın