|
FİKRE SAYGI SAĞLIĞA DİKKAT EDELİM Merhaba ARHAVİ'liler Hayatımızda bazi zamanlar vardır kİ küçücük şeyleri umursamayız. Bazan adam sendecilik yaparız. Halbuki herkesin fikri benimsenmeli. Bir elimiz yağda bir elimiz balda imiş gibi zamana karşı yarışırız. Dikkat etmeyiz büyük şeyleri küçültürüz küçük olayları ise dev yaparız. Ama sağlığımızı kaybedince şaşırır kalırız. O zaman gitmediğimiz doktor araştırmadığımız lokman hekim kalmaz. Bu sefer kaybettiğimiz sağlığımızın peşinden koşar dururuz. Hani o zamanında bizim peşimizden koşardı ya beni yorma, bana iyi davran, kendine saygın olursa ben seni taşırım diye feryat eden bedenimiz, sağlığımız. İşte o gidince çaresiz koşturur dururuz. Sağlık insanoğlu için ne kadar önemli ise karakter de bir o kadar önemli. Saygınlığı bedenin de taşıyan insanlar karşısındakilere de saygı duymalıdır. Sağlık bir lütuftur Allah tarafından insanoğluna emanet edilen bedenin diriliği, canlılığı. Küçük çocukların yanaklarının allığı büyüklerin ciğerindeki bol oksijen, ayaklarımızdaki kuvvet, gözümüzdeki ışıltı, kollarımızdaki kudret demek sağlık. İşte insanoğlunda olması gereken iki önemli öğe. Sağlık ve kişilik. Bünyemize iyi bakıp sağlıklı olmalıyız. Allah da böyle buyurmuş, size verdiğim bedeni iyi muhafaza edin diyerek. Sevilen aranan bir vatandaş olmalıyız, kibirsiz, bencillikten uzak iyi niyetli ve iyi yürekli yaşayarak. Doğruları temsil etmeliyiz. adil davranarak. Ve kıymetini bilmeliyiz hayatımızın özet olarak. Para ise yaşamın kaçınılmaz bir parçası. Varlığı kudret demek çoğu zaman bilirsiniz eski Türk filmlerinde parayla saadet olmaz denirdi. Ama sağlıklı bedenin yaşamını sürdürebilmesi için kazanmaya çalıştığı bir araç. Para kudret demek ama o kudretin bile yetersiz kaldığı zamanlar olmuyormu. Bazan servetinizi verseniz sağlığınızı yinede kazanamazsınız. Birde herkesi dinlemek gerek. Hiç ummadığınız bir insan beklemediğiniz felsefi bir yaklaşım belki de hayatınıza değişik anlamlar katabilir. Değerli Arhavililer bir nebze de olsa bazı şeylere değindik insanları ve insanların fikirlerini küçümsememek açısından berber esnafımızın basıt bir uygulamasının öyküsunu anlatayım sizlere. OSMAN EFENDİ Osman efendi bir sabah müthiş bir baş ağrısıyla uyanır.ilaç alır geçmez. Bir iki gün bekler ağrı devam eder. Doktor çağrılır. Doktor muayene eder ağrı kesiciler verir gider. Ancak Osman efendinin başağrısı artarak sürer. Gözleri yaşarmaya başlar. başka doktorlar çağrılır. Osman efendi mal varlığı iyi olan bir insan. Ağrının geçmesi için servet vaat eder doktorlara ama bi çare yok. Doktorların hiçbiri ağrıyı durduramadığı gibi sebebinide bulamazlar. Baş ağrısından gece leri uyuyamayan osman efendi çekilen beyin tomoğrafileri, rotgenler çekilir testler yapılır, görünüşe bakılırsa trup gibidir. Çare bulamayan osman efendi tedavi için yurt dışına gider Haftalarca hastanede kalır profesörler muayene eder ancak netice alınamaz. Sonuç olarak çare bulunamayan osman efendiyi, ülkesine dönüp dinlenmesi daha doğrusu son günlerini evinde geçirmesi tavsiye edilir. Kader diyerek evine dönen osman efendi yayla evine giderek son günlerini geçirmeye ölümü beklemeye başlar. Bir gün keyfi yerine gelsin diye mahallenin berberi mehmet çağrılır, yataktan kalkamayan osman efendi traş ederken adamcağız derdini anlatır, ve ölümü beklediğini söyler. Bizim esnafımız berber mehmet efendi bir an düşünür der ki sakın sizin burnunuzda kıl dönmüş olmasın bir bakar ki gerçekten düşündüğü gibi kıl dönnmesi var, osman efendinin şaşkın bakışları aldırmadan çantasından cımbızı kaptığı gibi kılı çeker. Osman efendinin köyü ayağa kaldıran çığlığıyla ev halkı odaya koşarlar. Berber mehmet osman efendi nin elinden zor alınır ve cımbızın ucunda tuttuğu yirmi santimlik kılla kapı dışarı edilir. Osman efendinin kanayan burnuna pansumanlar yapılır, kolonyalar koklatılır ve yaşlı adam tekrar yayağına yatırılır. Ertesi sabah osman efendi aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır. Gözlerinin yaşarması geçmiştir. Baş ağrısından bir eser kalmamıştır. Dönen kılın sinire yürüyüp gittikçe uzayarak dayanılmaz ızdıraplara yol açtığını doktorlar ancak o zaman keşfederler. Çözümün bu kadar basıt olabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Sapa sağlam ayağa kalkan osman efendi Berber mehmet i çağırtır ve ona bir servet bağışlar. Şİmdi bu gerçek hikayeyi niye anlatım. 1- Berber mehmet efendilerin de fikirleri var dinlemek gerek, 2- Bazen büyük sorunların çok basit çözümleri olur, 3- Burnundan kıl aldırtmayanların başı çok ağırabilir. SAYGILARIMLA ESEN KALINIZ. A R H A V İ ' D E N MUSTAFA YILMAZ
Görüntüleme sayısı: 574 | E-Posta
|