|
HER İŞTE BİR HAYIR VAR Günümüz dünyasında gündemde olan küresel ısınma tehlikesi ile karşı karşıya olduğumuz malumdur. Ülkemizde de küresel ısınmanın etkileri yavaş yavaş hissettirmeye başladı. Geçen kış ortasında açan çiçekleri konuşuyorduk yaz ayında ise en önemli gündemimiz aşırı sıcaklar oldu. Bazi illerde hava sıcaklıkları 40-45 derecenin üstüne çıktığını hepimiz tv lerden duyduk izledik bazi illerdede susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya su kesintileri gündemde ve uygulamalarda yapılmakta. Bu durum olası tehlikelerden bazıları, bilim adamlarına göre insanlığı daha çok büyük tehlikeler beklemektedir. Eğer acil önlemler alınmazsa seller, fırtınalar,sıcak dalgalar ve kuraklık nedeniyle ölümlerde yaşanacak artış, bulaşıcı hastalıklar, potansiyel tehlikeler, çevre kirliliği sanayi ve kimyasal tesislerin havaya bıraktığı kimyasal gazlar, sanayileşmiş ülkelerin yoğun atıkları dengeleri bozunca dünyamızı çevreleyen atmosfer tabakası incelmeye başlası , yine atmosfer tabakasının dünyamızı Güneşin aşırı sıcağından, ışınlarından ve ısısından koruyup kalkan görevi yapması ve doğanın dengesini sağlamasıdır. Atmosfer tabakası inceldikçe ışınları ve ısısı dünyamızı daha çok ısıttığını ve olumsuz etkilediği hepimiz gözlemekteyiz. Bu tehlikeler için insanoğlunun bir an evvel çözüm bulması gerekir. Ancak sözü geçen ülkeler bunlara çözüm arayacaklarına çıkar doğrultusunda savaşlar çıkararak silah sanayisini çalıştırıp ülkelerin insanlık için harcamaları gereken paraların silahlanmaya yönelik olduğu hepimizce malumdur. Bu işte hayır var denmez çünkü insanlığı yok etme çabası var. Yarının gençlerine hayırlı günler vad edemiyoruz, sıkıntılar sorunlar her geçen gün artarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanoğlu yararına, gelecek günlere umutla bakma için mücadele eden, gecesini gündüzüne katan insanlarımıza Yüce Allah yardımcıları olsun. Konuda bahsettiğim bunda bir hayır var ile ilgili kralın başından geçen bir olayı aktarmak,ve gerekli dersi almak içinde yazmak istedim. Bir zamanlar Afrikada bir ülkede hüküm süren bir kral varmış. Kral çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazmış. Nereye gitse onuda beraberinde götörürmüş. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu varmış. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söyler, BUNDA DA BİR HAYIR VAR. Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıkarlar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kralda ateş ediyordu. Arkadaşı tüfeklerden birini doldururken tüfeği geriye doğru patlar ve kralın baş parmağı kopar. Durumu gören arkadaşı her zamanki sözü söyler Bunda da bir hayır var. Kral acı ve öfkeyle bağırır, bunda hayır filan yok görmüyormusun parmağım koptu. Kızgınlığı geçmediği içinde arkadaşını zindana attırır. Bir yıl kadar sonra kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı bir bölgede birkaç adamıyla avlanır. Yamyamlar onları ele geçirir ve köylerine götürürler. Ellerini ayaklarını bağlarlar köyün meydanında odun yığarlar, tam odunları tutuşturmaya geliyorlardi ki kralın baş parmağının olmadığını fark ederler. Bu kabile batıl inaçları nedeniyle uzuvları eksik olan insanları yemezlermiş böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanırlarmış. Bu korkuyla kralı çözerler ve salı verirler. Diğer adamları pişirip yerler. Kral sarayına döndüğünde kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden pişman olur. Hemen zindana iner , arkadaşını zindandan çıkarır başından geçenleri bir bir anlatır. Haklıymıssın Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden zindanda tuttuğum için özür diliyorum, yaptığım haksız ve kötü bir şey demiş. Hayır diye karşılık vermiş arkadaşı Bunda da bir hayır var. Nediyosun Allah aşkına diye hayretle bağırır Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir, der Arkadaşı ise Düşünsene ben zindanda olmasaydım seninle birlikte avda olurdum değilmi.. Gerisini sen düşün der. Gerçekten insanoğlunun sabretmesini bilmesi gerek. Mustafa YILMAZ
Görüntüleme sayısı: 458 | E-Posta
|