|
SEVMEK ÇOK MU ZOR Merhabalar Yerel seçimlere yaklaştığımız bu günlerde birbirimizi, fikirlerimizi sevmeli saygı duymalı çünkü bunlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır.? diye sormuşlar ermişin birisine. Gösterebilirim demiş. Bir davet vermiş. İlk gün sevgiyi diline dolayan ama gönlünde yer vermeyen kim varsa çağırmış. Sofrayı hazırlatmış sonra ve hepsine yerlerini göstermiş. Tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş. Derviş birer metre boyunda kaşıkları dizmiş sofraya. Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz şartını misafirlere sunmuş. Çorbayı içmeye kalkışanlar kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü ağızlarına götüremeyip dökmüşler. Bakmışlar olmayacak hepsi bir damla çorba içmeden kalkmışlar sofradan. Derviş bu kez gerçekten sevgiyi içtenlikle benimsemiş onun değerlerini bilenleri çağırmış sofraya. Gözlerinde sevgi gülümsemeleri olan insanlar buyur edilmiş çorbanın başına. Bu kaşıklarla yemek zorundasınız buyrun yemeğe demiş. Misafirler her biri birer metrelik kaşıkları çorbaya daldırıp karşısındakine uzatmış herkes çorbasını içmişler. İşte diye gürlemiş derviş. Hayat sofrasında yalnız kendini görüp doymadığını düşünen sonunda aç kalır ama başkalarını düşünenler kendisini düşünecek insanları mutlaka bulur. Eskiden böyle sevgiye dayalı ilişkiler , kardeşlik duyguları vardı. Komşu pişirdiği yemekten komşusuna götürmezse boğazından geçmezdi. Bayramlarda yoksula, bir şeylere ihtiyacı olanlara gidilirdi. Hiç olmazsa yürekten hatır sorulur, birinin eline iğne batsa herkes tek vucut yardıma koşardı. Karşılıksız olan en kutsal değerlerden sevgiyi bile artık alınır satılır bir hale getirmeyi başardık. Yanı başımızda sağımızda solumuzda kim varsa yakınlarımızdan arkadaşlarımızdan dostlarımıza kadar çıkar ilişkileri ile sevgisiz gözlarle bakmaya başladık. Kuşkularımızdan güvensizliğimizden riyakarca yaklaşımlarımızdan bir an olsun sıyrılıp sevginin gücüne ulaşabilsek günümüzün çekişmeleri hesaplaşmaları, kavgaları, insanca olmayan her şey den uzaklaşabilsek ne güzel olurdu. Sevgi bir tepki değildir. Eğer siz beni severseniz ben de sizi severim diyorsanız bunun adına bence ticaret veya alışveriş derler.Bu da esnafla ilgili bir konudur. Sevmek ve yardım etmek karşılık beklememektir. Sevgi emektir paylaşmaktır, sevme ve sevilme bir insan ihtiyacıdır, dayanışmadır. Sevgide bencillik olmamalı, arada mevlanayı hatırlamamız bile bize pek çoy yanlışın eşiğinden çevirmeye yetecek. Barışı sevgiyi anlayışı reddeden bir toplum olduk. Çevremize bakarsak ülkemizde hep aynı görüntüler. Her gün yüzlerce can gidiyor, silahlar patlıyor, zehir tacirleri cirit atıyor, doğa yok ediliyor, yağmura kara hasret kalıyoruz.(Arhavi de) Herkesin misafir geldiği dünya topraklarının ağası olsan bir gün gelecek bu dünyadan ebediyete göç edecek. Sevgisi iyiliği ahiret için yaptıkları varsa karşısına çıkacak inşallah. Gözlerimizde sevgiyi yeşertip aydınlığa geçmek o kadar zormu, bu güne kadar kavga eden siyasilerin el ele verip ülke için çabalaması, Çok mu zordu yağmacılık, sahtekarlık yapmamak, uğursuzluktan uzak durmak. Ülkeye sahip çıkmak kaynaklarını verimli kullanmak, ormanı çevremizi, atmosferi zararlardan uzuk tutmak gerçekten zor mu. Çok mu zordu insanlara sevginin gülümseyen gözleriyle değerleri korumak. Çok mu zordu bu ülkenin hepimize yeteceğini anlamak ve sevginin egemen olduğu bir toplumda yaşamanın güveni ile mutluluğunu duyumsamak. Çok mu zordur gerçekten o dervişin uzun saplı kaşıkları ile karşıdakilere gülümseyerek uzatabilmek. Lütfen her hareketimizi ve konuşmalarımızı bir kez daha düşünerek ağzımızdan çıkarmamız ve adım atmamız gerekiyor, düşüncesindeyim. Gelecek günlerimizin geçmiş günlerden daha iyi olması dileğiyle... saygılarımla. Mustafa YILMAZ
Görüntüleme sayısı: 581 | E-Posta
|