|
Merhaba ARHAVİ'LİLER Yad etme ve arkadaşlık hakkında bahsetmek ve sohbet etmek isterim zahmetle ve sabırla okuyabilirsek memnun olacağım. Arkadaş olmak, arkadaşın çok olması gerçekten güzel, karşılıklı arkadaşlık düzeyini sağlayarak arkadaş olmak daha güzel, ama tek taraflı arkadaşlık olmayacağını herkesçede bilinmesi gerek. Yalnızlıkta çekilmez bir duygu, bazan işyerinde iş yoğunluğunda, trafik yoğunluğunda gibi sıkıntılı anlarda insanoğlu ıssız yerlere, dağlara gitsem de kafamı dinlemek istesem diye çoğu kez düşünürüz. Ancak belli bir zaman geçerli yine sosyal ilişkilerin içinde bulunmak istemekteyiz . Bazı anlar kaç parça olduğumuzu anlayamıyoruz bile şu sıkıntılı yaşadığımız günlerde parçalara bölüyoruz saati, günü,hatta hayatı. Aslında bakarsanız yine tek başına kalmıyormuyuz. Doğüm günü partileri, dost sohbetleri, hastane kapılarında beklemeler, cenazede bir araya gelmeler. hep koşuşturma hep bir anlık paylaşımlar. Ama dönüp baktığımızda tek başına ve yalnız değilmiyiz. Büyüklerimizin sözü vardır, Kapı kapanınca içerdeki içerde, dışardaki dişarda kalır diye. Düşünün bir villa yı gece ışığı yanıyor. Görkemli bir villa. Kim bilir o evde ne kadar sorunlar, mutsuzluklar , sürekli kavga gürültüler vardır. Kendilerine ve çevredekilere sıkıntı verirler. Yada tam tersini düşünün. Bazı insanlar vardır ki kıyafeti yırtık pırtık, olmadığı için parası yamalıdır üstü başı derlerya Et görüneceğine bed görünsün. Ama mutlu gururlu ve mağdurdur yaşamanın tadını çıkarıyorlar. İnsanoğlu yaşadıkça hayatta neler görüp geçirmekteyiz. Bakın bir yıl daha gitti hayattan, arkaya baktığımızda ne hatırlıyoruz sadece yaşadığımız günü hatırlamıyormuyuz. Anılarımız tozlanmış çerçevelerde canlandırmakta, ölüm acılarını, doğum sevinçlerinini unutmadıkmı. Unutmak da Allahın insanlara verdiği çok önemli bir duygu. Öyle olmasa nasıl katlanırdı insanoğlu, dayanabilirmiydik. Herşeyi içimizde yaşatmıyormuyuz, mutluluğu haketmiyormuyuz, tek başınayız tek olmasınada, dayanışma varya yüklerimizi biraz olsun hafifletmiyormu?Yalnızlık Allaha mahsusu değilmi. Herşey birtarafa yepyeni bir yıla gireceğiz, Dünya umutlarla dolu değişimlere gebe zaman neler gösterecek, biz bütün sıkıntıların bittiği, sağlıklı, mutlu, barış dolu insanların ölmediği, çocukların ağlamadığı, kötülüklerin unutulup güzelliklerin hatırlandığı bir dünya da ne güzel olurdu. 2009 ve önümüzdeki yılların böyle güzel günlerde yaşamak en güzel dileğimiz Allah bizim ve devletimizin önünü açık etsin. Değerli Arhavi'liler Arkadaşlık kelimesinin tarihçesi hakkında kısada olsa bahsetmet istiyorum. Eski den askerler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca kaya veya taşa vererek ok atarlarmış, Atalarımız bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş. Yıllar sonra bu sırt dayanan taşın ismi arka-taş 'dan arkadaş şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün bile güvenebileceğimiz bizi arkadan vurmayacak olan samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isimdir. Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar aşk, kendinden emin bir şekilde sorar, ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada der. Arkadaşlık cevap verir. Sen gittikten sonra bıraktığın göz yaşlarını silmek için.. Arkadaşlık ve arkadaş olma gerçekten güzel. Hiç bir zaman sevgisiz arkadaşsız kalmamak dileğiyle. Hepinize yürek dolusu Arhavi'den selamlar. Mustafa YILMAZ
Görüntüleme sayısı: 503 | E-Posta
|