|
AYIN RÖPORTAJI: İŞ HAYATINDA KADIN OLMAK Sevgili İSTAD’lılar, Bir İSTAD (İstanbul Arhavililer Derneği) röportajıyla daha karşısınızdayız. Bu ayki röportajımız özellikle bayan okuyucularımız için yararlı olacağını düşündüğüm çarpıcı bir konuyu içeriyor. Röportajımızın konusu, “İş Hayatında Kadın Olmak”… Konuyla ilgili olarak İstanbul Nurol Holding Bosfor Turizm İşletmecilik A.Ş. Genel Müdürü, sevgili arkadaşım Sayın Nilgün Karadoğan ile zevkli bir röportaj gerçekleştirdim. Bayan okuyucularımız yanında bay okuyucularımızın da dikkatini çekeceğini düşündüğüm bu röportajımızı keyifle okumanızı diliyorum.
Röportajın Konusu: “İş Hayatında Kadın Olmak” Röportajın Tarihi - Yeri: 28.01.2009,Çarşamba - Nurol Holding, Bosfor Turizm İşletmecilik A.Ş-Maslak / İstanbul Röportajı Hazırlayan ve Sunan: Nurten Nayir / Halkla İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Röportaj Konuğu: Nilgün Karadoğan / Bosfor Turizm İşletmecilik A.Ş. Genel Müdürü Fotoğraflar: Selman Aslan *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** N.N: Sevgili Nilgün Kısaca Kendini Tanıtır Mısın? N.K: Adım, Nilgün Karadoğan. 1977 Rize doğumluyum. Turizm Otelcilik Bölümü mezunuyum. 1 yıllık evliyim ve Nisa adında 4 aylık bir kızım var. Nurol Holding Bosfor Turizm A.Ş.’de Genel Müdür olarak görev yapmaktayım. Eşim ise özel bir şirkette Satın Alma Departmanında görev yapıyor. *** N.N: İş Hayatına Ne Zaman Atıldın ve Kaç Senedir Bu İşi Yapıyorsun? N.K: İş hayatına ilk olarak lise öğrenimimin devam ettiği bir dönem olan 1992 yılında atıldım. İlk iş tecrübem ise Yalova’da bulunan Oba Turizm’de stajyer öğrencilikle başladı. Oba Turizm’de 4 yıl boyunca çalıştım. 1996 yılında bu firmadan ayrılarak, Babil Turizm adında başka bir turizm şirketinde Satış Elemanı olarak işe başladım ve Satış Müdürü pozisyonuna kadar yükseldim. 2005 yılında Babil Turizm’den de ayrıldım. Aynı yıl, Nurol Holding şirketler grubu bünyesinde faaliyet gösteren Bosfor Turizm İşletmecilik A.Ş.’de Şube Müdürü olarak göreve başladım ve şu anda Bosfor Turizm’de Genel Müdür olarak görev yapmaktayım. Yaklaşık 17 yıllık çalışma hayatım boyunca büyük bir zevkle bu işle uğraşıyorum. *** N.N: İşinin Özelliklerinden Biraz Bahseder Misin? N.K: Bosfor Turizm İşletmecilik A.Ş. 1980 yılında Turizm Bakanlığı'nca verilen ''A'' grubu seyahat acentası belgesi ile turizm faaliyetine başlamış, 1995 yılında tüm hisseleri satın alınarak Nurol Şirketler Topluluğu bünyesine katılmış bir turizm şirketidir. Şirketimiz, turizm sektörü içerisinde güvenilir ve kaliteli seyahat acentalığı hizmetleri sunan son derece profesyonel bir hizmet kuruluşudur. Merkezimiz Ankarada’dır. Biz ise İstanbul’da bir şube kimliği altında faaliyet göstermekteyiz. İşim hem çok zevkli hem yorucu aslında.. Sunduğumuz çok sayıda hizmet var. Bunlardan belli başlıları; yurt içi ve yurt dışı uçak biletlerinin satışını yapmak, yurt içi ve yurt dışı otel rezervasyonları, konaklama hizmetlerini gerçekleştirmek, vize işlemleri yapmak gibi geniş bir çalışma alanını içeriyor. Bunun dışında, lansman toplantıları, eğitim toplantıları, özel günler ve kongre organizasyonları gibi değişik çalışma alanlarımız da bulunmaktadır. Yorucu ve yoğun bir tempoda çalışmama rağmen işimi severek yaptığım içinde çok mutlu ve şanslı hissediyorum kendimi… *** N.N: İş Hayatında Kadın Olmak Nasıl Bir Duygu? N.K: İş Hayatında kadın olmak bence göründüğü kadar zor bir durum değil ve son derece özel bir duygu. Elbette bazı zorluklarla karşılaşmanız doğal ancak doğru yerdeyseniz ve sevdiğiniz işi yapıyorsanız o zorluklar sizin için aşılması gereken küçük engeller oluyor. Benim için iş hayatı içerisinde bulunmak daha öncede belirttiğim gibi erken yaşlarda başladı. Küçük yaşlarda çalışma hayatı içerisine girmenin avantajlarını gördüm. Kadın olduğumdan dolayı hiçbir zaman sıkıntı duymadım Çalışma hayatım içerisindeki 17 yıl boyunca kendimi hep özel ve şanslı bir bayan olarak hissettim. Deneyimli, bilgili ve kültürlü insanlarla karşılaştım. Şimdi kendi personelime de aynı bilgi ve tecrübeleri aktarmaya çalışıyorum. Bence iş hayatında kadın sayısı artmalı. Çünkü kadınların hassas ve sorumlu yapısının, rölatif bakış açısının iş hayatında değerlendirilmesi gereken en önemli özellikler olduğunu düşünüyorum. *** N.N: Yeni Anne Olmuş Bir İş Kadını Olarak İş ve Ev Arasında Nasıl Bir Denge Kuruyorsun?. Karşılaştığın Zorluklar Oluyor Mu? N.K: Benim için ailem de işim de hayatımda vazgeçemeyeceğim iki önemli unsur. Her işin olduğu gibi benim de yaptığım işin çeşitli zorlukları var. Üstelik yöneticiyseniz bu zorluğu fazlasıyla hissediyorsunuz. Ancak üst düzey sorumluluğu olan biri olarak bu zorluklara da katlanmanız gerekiyor. Bunun yanında evlendikten sonra bir de eş ve anne olmak gibi iki özel sorumluluk daha alıyorsunuz. Yani sorumluluklarınız giderek artıyor. Aile hayatım içerisinde işimin zorluklarını hissettirmemeye özen gösteriyorum. Boş kaldığım zamanlarda eşim ve kızımla bol bol vakit geçirmeye çalışıyorum. Sizin de bildiğiniz gibi yuvayı dişi kuş yapar. Bu nedenle biz çalışan eşler ve anneler işimiz ve ailemiz arasında denge kurmak ve özveride bulunmak zorundayız. *** N.N: İş Hayatına Son Yıllarda Bomba Gibi Düşen ve Türkiye’de de Şu Anda Yasallaşmasının Yolu Açılan, Özellikle Bayan Çalışanlarımızın Maruz Kaldığı Mobbing Hakkında Neler Söylemek İstersin? N.K: Genel olarak psikolojik şiddet ya da duygusal yıpratma olarak adlandırılan bu kavram uzun yıllardan beri bilinen ancak adı konmamış bir durum. Son yılarda da gerek iş hayatında gerekse akademik hayatta önemli gündem konuları içerisine girdi. Çeşit kaynaklardan takip ettiğim kadarıyla bu konu aslında dünya genelinde görülen önemli bir sorun. Özellikle bayanların ve eğitimli çalışanların bu sorunla karşı karşıya kaldığı biliniyor. Dünya’da çok önceleri yasal yolu açılmasına rağmen Türkiye’de böyle bir girişim için geç kalındığını düşünüyorum. *** N.N: Başarılı Bir Business Woman Olarak Türkiye’de Kadın Çalışanların Durumunu Nasıl Değerlendiriyorsun? N.K : Bu soruya genel olarak cevap vermek istiyorum. Türkiye’nin geneline baktığınızda çalışanların durumunun ve çalışma şartlarının pek iç açıcı olmadığını görüyorsunuz. Milyonlarca kişi asgari ücretle evini geçindirmeye çalışıyor. Bununla birlikte yüzlerce üniversiteli işsiz. Çalışma şartları ve ödenen ücretler elemanların vasıflarını karşılamada oldukça düşük. Kadın çalışan sayısı ise az. Ancak özel sektörün geneline baktığınızda kadın ve erkek çalışan sayısında bir dengenin oluşmaya başladığı söylenebilir. Bununla birlikte, ülkemizde vasıfsız işçi durumunda çalışan kadın işçi sayısı da azımsanmayacak derecede fazla. *** N.N: Son Olarak İş Hayatına Atılacak Genç Bayanlara Ne Gibi Tavsiyelerde Bulunmak İstersin? N.K: Son olarak şunları söylemek isterim. Hayat gerçekten çok güzel. Sahip olduklarımızın değerini bilmeli ve şükretmeliyiz. Hayata olumlu yönlerinden bakmalı ve küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenmeliyiz. Zamane gençlerimiz bu cümlelerin anlamının farkında değil. Üniversiteyi bitirir bitirmez daha ne yapacaklarına karar vermeden cazip şartlarla ve yüksek maaşlı işler talep ediyorlar. Sonuç olumsuz olunca da hayal kırıklığı yaşıyorlar. Benim iş hayatına atılacak bayanlara verebileceğim ilk tavsiyem, öncelikle sevdikleri ve başarılı olabilecekleri alanları belirlemeleri, ben bayanım bu iş bana göre değil, yorucu vs gibi ön yargılardan kendilerini kurtarmaları, doğru yerde olduklarından ve doğru işi yaptıklarından emin olmalarıdır. İkinci tavsiyem ise, kendilerini sürekli geliştirmeleri ve yenilemeleridir. Aslında en önemlisi iş hayatında var olmak için çaba göstermeleri ve iş-aile yaşamları arasında düzenli bir denge kurmayı sağlayan başarılı birer businesss woman olmalarıdır. *** N.N Sevgili Nilgün, tanıdığım başarılı iş kadınlarından biri olarak beni kırmayıp röportaj teklifimi kabul ettiğin ve bilgilerini bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim. İş Hayatında başarılarının daim olmasını, sevdiklerinle birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam geçirmeni dilerim. N.K. Rica ederim, benim için büyük bir zevkti. Röportaj teklifiniz için ben de İSTAD Yönetim Ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. Bir Karadenizli olarak büyük onur ve mutluluk duydum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sevgi ve Saygılarımla Nurten NAYİR   |