|
Yazar: Nurten Nayir SEVGİ HER ENGELİ AŞAR… Merhaba Sevgili İSTAD’lılar Öncelikle herkes için sağlıkla, mutluluklarla, sevgilerle, başarılarla ve umutlarla dolu güzel bir yıl olmasını diliyorum. Yılın ilk röportajıyla tekrar birlikteyiz… Yılın bu ilk ayında ilk röportajımız çok özel olsun istedim ve röportajımızı sevgiyle süsledim… Benim için çok özel olan bu sevgi dolu röportajı, kendileri de özel olan ve ortak noktaları güçlü bir sevgi olan iki güzel insanla gerçekleştirdim. Sizlerin de bu müthiş sevgiye ve beraberliğe şahit olmanız gerektiğini düşündüm ve bakın röportajıma kimleri konuk ettim?
Röportaj Tarihi ve Yeri: 06 Ocak 2010 / İstanbul-Arhavi Telefon Görüşmesi Röportaj Konuğu: Niama Aydın (Stilist) ve Yüksel Aydın (Web Master) Röportajı Yapan: Nurten Nayir / İSTAD Halkla İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi NN: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? NA: 29 yaşındayım ve Fas vatandaşıyım. Mesleğim Stilistlik. Ülkemde elbise tasarımı üzerine çalışıyordum. Çizim ve boyama yapmak hobilerim arasında yer alıyor. YA: 32 yaşındayım Artvin’in Arhavi ilçesindenim. Üniversite mezunuyum. Arhavi Belediyesi Halkla İlişkiler biriminde görev yapıyorum. Aynı zamanda hobim olan Web Tasarımı işiyle uğraşıyorum. Ortaokul yıllarımda doğuştan geldiği söylenen bir çeşit kas hastalığına yakalandım ve o günden beri bu hastalıkla yaşamaya çalışıyorum. Üç yıldır da yürüyemiyorum. NN: Arhavi’de 2009 yılına damgasını vuracak bir beraberliğe imza attınız? Bu beraberliğin tohumları nasıl atıldı? YA: Evet aslında pek de beklenmeyen bir durum bu. Çünkü, alışık olmadığımız bir evlilik oldu ve insanların bu evliliğe dikkatlerini yönelteceklerini az çok tahmin edebiliyorduk. Ancak 1 ay geçmesine rağmen hala dışarı çıktığımızda tanımadığımız insanlardan bile tebrik ve iyi niyet dileklerini duyabiliyoruz. Bu kadarını beklemiyorduk açıkçası. Mutluluğumuz bu temennilerle daha da perçinleniyor. Tanışmamıza gelince bunu eşim anlatsın isterseniz… NA: Tanışmamız İslami ağırlıklı bir sosyal paylaşım sitesi aracılığıyla oldu. Yükselle tanışmadan önce internetten biriyle tanışacağım ve onunla evleneceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Tanışmaya ve konuşmaya başladıktan kısa bir süre sonra, çok iyi anlaştığımızı ve çok fazla ortak yanımızın olduğunu fark ettik. İyi de anlaşıyorduk. Hayata bakışımız açımız aynıydı. Bana hastalığından bahsedince ona güvenebileceğimi düşündüm. Tabi güvenimi kazanması kolay olmadı. Ailemin de arkadaşlığımıza onay vermesiyle bugünlere kadar geldik. Aslında kısaca buna ‘Kader’ diyebiliriz. Bizim bir şekilde tanışmamız ve evlenmemiz gerekiyormuş. Allah bunu böyle istemişti çünkü. İnanın onunla tanışmamızdan bu güne gelinceye kadar hiçbir zorluk çekmeden nikâh masasına oturduk. Düşünüldüğünde mucize gibi. Onu bana Allah gönderdi diyorum. O da benim için aynı şeyi söylüyor. Şu anda çok mutluyuz. Bu mutluluğumuz da bir ömür boyu sürecek inşallah… NN: Ayrı kültürlerden ancak ortak noktaları sevgi olan iki insanın beraberliğine şahit oluyoruz şu anda? Neler söylemek istersiniz bu konu hakkında? NA: Kültürler arasında çok da farklılık yok aslında. Benim için tek fark yemekler oldu. Buradaki yemekler gerçekten farklı. Alışmam zaman alacak gibi. Ama üstesinden gelinebilecek şeyler bunlar. Sevgim için hayatımı değiştirmeyi göze aldım. Sevgi gerçekten çok güçlü bir duygu ve sevdiğiniz insan için her zorluğu aşabiliyorsunuz. Yemeklere de kısa sürede alışacağımı umuyorum. YA: Aslında ayrı ve birbirlerine uzak ülkeler olmasına rağmen Türkiye ve Fas halkları arasında kültür açısından temelde çok büyük farklılıklar yok. Her şeyin başında ve en önemlisi aynı dine mensubuz. Aile yapılarımız ve aile bağlarımız da çok benzer. Bu nedenle çok büyük farklılıklar hissetmiyoruz. Elbette bazı zorlukların da farkındayız. Eşimin sosyal ortama alışabilmesi için ilk olarak Türkçe öğrenmesi gerekiyor. Şu anda bunun için çalışıyoruz. Ancak sizin de söylediğiniz gibi insanların ortak noktaları sevgi olunca farklılıklar teferruat olarak kalıyor ve kolaylıkla aşılabiliyor. Biz de bu farklılıkları kolaylıkla aşacağız inşallah. NN: Sayın Niama Aydın, Arhavi’yi ve Arhavi insanını nasıl buldunuz? NA: Öncelikle Arhavi’ye geldiğim için çok mutluyum. Gelmeden önce eşim bana buraları anlatmaya çalışmıştı. Ben de gelmeden önce Türkiye ve Arhavi hakkında çok araştırma yaptım. Resimlerini gördüğümde doğası beni derinden etkilemişti. Geldiğimde de öğrendiklerimden dolayı çok yabancılık çekmedim. Arhavi küçük ve şirin bir ilçe, insanları sıcak kanlı, cana yakın ve samimi… NN: Fas’tan sonra Arhavi’de yaşamak nasıl bir durum, Sayın Niama Aydın? NA: Fas’ta ailemle birlikte güzel bir yaşantımız vardı. Yüksel için bütün bunları arkamda bırakıp buraya geldim. Burada eşimle birlikte çok mutlu bir beraberliğimiz ve yaşantımız var. Yaşadığım yerle Arhavi arasında farlılıklar var elbette... Özellikle İklimi, doğası ve yemekleri farklı. Bunlara alışmaya çalışıyorum. Bir de dil sorunu var tabi. Ama her şeye rağmen Yüksel ile birlikte Arhavi’de yaşamaktan çok mutluyum. NN: Gelecek planlarınızdan bahseder misiniz? NA: Aslında gelecekle ilgili çok büyük planlarım yok şu anda. Plan yapamıyorum. Çünkü hayatta ne ile karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz. Ama Allah nasip ederse bir çocuk sahibi olmayı isterim. YA: Herkesin gelecekle ilgili beklentileri gelecek kaygıları olabiliyor. Ancak kendi adıma şunu söylemek isterim ki anı yaşamaya çalışıyoruz. Biz birbirimizi çok seviyoruz. Her şeyden önce iyi bir arkadaş ve dostuz. Birlikte vakit geçirmekten hoşlanıyoruz. İkimizde bu hayatın bir sonu olduğunun farkındayız ve aşırı bir beklenti içinde olmadan planlarımızı buna göre yapmaya çalışıyoruz. NN: Röportaj teklifimi kırmadığınız için ve verdiğiniz samimi cevaplar için çok teşekkür ederim. Gerçekten çok güzel bir beraberliğe imza attığınıza bir kez daha şahit olduk. Sizleri tekrar tebrik ediyor ve bir ömür boyu mutluluklar diliyorum. NA ve YA: Bizler de bu zevkli röportaj için ve güzel temennileriniz için teşekkür ediyoruz. Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Sevgi ve Saygılarımla Nurten NAYİR |