Haber Arşivi arrow Ziyaretçi Defteri
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın ve Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün277
  Dün380
  Bu Hafta657
  Bu Ay2270
  Toplam351390
www.memurlar.net
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretci Defterine Giris


ali ilker    13 Haziran 2008 20:56 |
Sevgili Faruk;

bende Babanıza uzun ömürler diliyorum.

Baba kelimesi Lazca'da Eba olarak da kullanılabiliyor.

Bu kelime çok fazla bilinmediği daha doğrusu kullanılmadığı için Lazca'da karşılığı yokmuş gibi biliniyor.

Tekrar Babanıza sağlıklı ömürler diliyorum.

faruk    13 Haziran 2008 20:02 | kocaeli
farukgerdan@hotmail.com
BABA
Nedendir bilinmez ya da ben bilmiyorum BABA nın lazcası yoktur ama annenin lazcası vardır.Ne de güzel söylenir ama B A B A.Benim de babama vardır herkesin gibi benim babam yaşıyor ve Allah daha uzun ömür verir inşallah.
Babam kışları İzmit'te yazları ise köyde yaşar.Kışın uci elemiçvams ''memleketiş bidaşkule haşo pare heşo pare'' çe babaçkimi mu vare nako ibadi varidişumeyi ama ona sorsanız 18 hadi bilemediniz 35 yaşında.Yine bu kış oturuyoruz bu yaz hani her mevsim dikilebilen saksılı meyva ağaçlarından dikeceğim diye başladı ve ekledi şundan 3 tane bundan 2 tane derken abartmıyorum tam 39 adet meyva fidesi listesi elime tutuşturdu.
Eh peki baba gittiğinde işçi tut kuyularını kazıttır hazırlat ben gönderirim.Baba do nana okiklemez doğru noğaşe hekşen sideyişe e ho dontğoyapudoren ama muço? jur sira çayepuna dozkudoyen eh bu da güzel ama jur sira çayluğiz irgen irgen do 10 hadi 15 meyva irgen uçkinki sanki Konya ovasiyen na giğun 3 dönüm çayluği.Baktı İzmit hesabı Sidereye uymadı ''evlat sen 15 tane gönder'' muşi 15 ben çoktan 39 sipariş vermiştim.Helalita uğutaz dikebileceğini dik diekemediğini kolu komşuya ver dedim(Bu arada duyurulur fidan lazım olan babama müracaat etsin bila bedel dir)buradan sevgili babama babalar günü hediyem olsun.Si koromt B A B A

ali ilker    13 Haziran 2008 18:24 |
Hasan Helimişi
(1907 - 1976)
Laz dilini yaşatmak için destek veren insanlardan biri idi Hasan Helimişi. Fakat 1994 yılına kadar onun adını Türkiyeli Lazlar hiç bilmiyordu. İlk kez adı “Ogni” isimli kültürel dergide duyuldu. Böylelikle Türkiyeli Lazlar onun adını öğrendi. Gürcüstan’da yaşayan Lazlar Hasan Helimişi’yi iyi tanıyorlardı. Onlar Gürcüstan’a giden Lazlara bazı materyaller verdiler. Böylece Türkiye’de de Hasan Helimişi’nin yaşamı ve davası duyuldu. Hasan Helimişi Laz dilini ve Lazlığı seviyordu, bu anlayışla ressam, şair ve yazar olarak Lazların tarihi ve kültüründen haber veren çalışmalar yaptı.

Hasan Helimişi 1907 yılında Hopa’da doğdu. Zengin bir ailenin çocuğu idi. Fakat 1900 li yıllar emperyalist iki savaşla geçeceği için, Hasan da bu savaşların sıkıntısını yaşayacaktı. 7 yaşında Hasan, Hopa’dan Çarşamba’ya muhacirlik görecekti. 1920 li yıllar, yeni düşünceler ve ümitlerin dönemi idi. Hasan’ın da sosyalist fikirleri oldu. Bilindiği kadar, yeraltında olan Türkiye Komünist Partisi üyelerinden oldu ve bu partinin Lazona masasında görev aldı.

1932 yılında Sovyet ülkesine gitti. Eski adıyla St. Petersburg yani Leningrad’ta bulunan Küçük Halklar Kursuna gitti. Orada bir komünist için gerekli dersleri okudu. Tramvay kazasında sağ bacağını kaybetti. Bu onun ilk felaketi idi. Batum’a döndü. Sonra Sovyet devletinin aykırı politikaları yüzünden çok kötü haller yaşadı. 1938 yılında yakaladılar ve sürgüne gönderdiler. Üç buçuk yıl kadar sürgünde türlü türlü dertler çekti. Sürgünden sonra Batum’a döndü fakat sahip olduğu bütün insanlar ve eşyalar ortadan kaybolmuştu; eşi, evi, çalışmaları ve eşyaları. Bu onun ikinci felaketi idi.

Evlenen Hasan Helimişi’nin iki oğlu oldu. Fakat 1949 yılında çoluk-çocuğunu aldılar ve Sibirya’ya Tomskhiri’de Vasiugani isimli bölgeye sürdüler. Orada zor bir yaşam sürdükten sonra Batum’a geri döndüler. Yine kimsesi ve bir şeyi kalmamıştı onun. 30 yaşına kadar, Sovyet vatanında yaşayan Hasan Helimişi’nin hiçbir şeyi yoktu. Helimişi yazar idi fakat altında yazacak bir çatısı bile yoktu. Ondan sonra Tiflis’ e giden Helimişi, üniversitede öğrencilere Türkçe öğretmeye başladı. Barınması için orada bir oda tahsis ettiler. Kendisi sosyalistti fakat Sovyet tarzı sistemin yalanlarını görünce, üniversitede öğretmenliği bıraktı. Elinde çekiç tutarak emeğiyle yaşamak için ayakkabıcılık yapmaya başladı.

Helimişi çok sağlam yürekli bir şair idi. Lazların yaşadığı köylerde yapılan imeceleri canlandıran Lazca sosyalist şiirler yazdı. Onları kendi sesiyle kasede okudu. Şarkılarını okuyan ve albümler çıkaran bazı Türkiyeli şarkıcılar onun sayesinde ünlü ve zengin oldular. Helimişi, “Sazsız Aşık” ismiyle Türkçe rubailer yazmıştı. Helimişi’nin çok kuvvetli kalemi vardı. Şimdiye kadar adları bilinen bir piyesi ve bir de romanı vardır. O hikayeler de yazdı. Lazca yazdığı piyesinin adı “Düğünün Yarısı”dır. Türkçe olan romanının adı “Kore’de Bir Laz Kızı”dır. Ne büyük acıdır ki, şimdiye kadar piyesi ve romanı yayımlanmış değil.

Hasan Helimişi’nin bilinen bir başka özelliği de, ressamlığıdır. Tablolarında gördüğü ve yaşadığı hayatını ve Laz köylerinin günlük yaşamını resmetti. Kolektif iş felsefesi hatlarının içinde gizlidir. 1976 yılında, öğrenci yurdunda bulunan odasında yaşamını yitirdi. O sıralar Tiflis Üniversitesinde okuyan öğrenciler cansız bedenini gizlice Sarpi’ye getirdiler ve orada toprağa verdiler.

Sarpi mezarlığında bulunan mezarının taşında şöyle yazıyor:

“Yaşamımdan bana düşeni aldım.
Bu dünyada o dünyanın derdini çekmedim.“

ali ilker    13 Haziran 2008 18:23 |
( ? - 1937)
Türkiyeli Lazlar İskenderi Tsitaşi adını çok geç, 1990'lı yılların başından sonra duydular. Bu ad Lazlar için çok önemlidir. Sovyetler Birliği Lazlarının kültürel haklarının olduğu dönemde Latin harfleriyle Lazca olarak yayınlanan gazete ve kitaplarda onun adı görülüyordu. Sohum'da 1929 yılında Lazca olarak yayınlanan "Kızıl Yıldız" adlı gazetenin sorumlu müdürüydü. Yine Sohum'da 1935 yılında yayımlanan "Alfabe"nin ve 1937'de yayımlanan "Okuma Kitabı" onun adıyla yayınlandı. Laz anadil okulları müdürü olduğunu öğreniyoruz. İskenderi Tsitaşi denilince, Lazların kültürel haklarının olduğu dönem anlaşılıyor. Bu adın 1929 yılından 1937 yılına kadar önemli bir önemli bir misyonu olduğunu biliyoruz. 1937 yılından sonra adıyla yayınlanmış bir çalışma görmüyoruz.

1929 yılından 1937 yılına kadar İskenderi Tsitaşi adlı işler hakkında bilgimiz var. Ancak onun kim olduğunu bilmiyoruz. Hangi kente doğmuştu? Ailesi hangi anadil veya anadilleri konuşuyordu? İskenderi Tsitaşi bir kişinin adı mıydı? Öyleyse bu fotoğraf onun mu? Bu ad kolektif bir ad mıydı? Onu da bilemiyoruz. İskenderi Tsitaşi, gerçek bir kişinin adıysa o kişi Laz mıydı ve Lazca biliyor muydu?

İskenderi Tsitaşi adının, Sovyetler Birliği Lazlarının kültürel haklarının olduğu dönemde duyulduğunu, kültürel haklarının gasp edildiği dönemde artık adının duyulmadığını biliyoruz. Bu da Sovyetler Birliğinin milliyetler politikasıyla ve partinin tasfiye politikalarına bağlantılı bir konudur.

ali ilker    13 Haziran 2008 18:20 |
Fahri Kahraman
(1931 - 1997)
Fahri Lazoğlu ve Fexri Mtanebiva adı ile de tanınan Fahri Kahraman, Arhavi’nin Derecik köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Hopa’da okudu. Trabzon Öğretmen Okulunu bitirdikten sonra, Arhavi’de birkaç yıl sınıf öğretmeni olarak çalıştı. 1960’da tekrar sınavlara girip Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünün Türk Edebiyatı bölümünü bitirdi; edebiyat öğretmeni oldu. 1963’de asteğmen rütbesi ile Hopa’da askerlik görevini yaptı. Önce Arhavi sonra da Mersin, Erzurum, Arhavi ve Rize’de edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. Fransızca da bilen Fahri Kahraman, bazı siyasî nedenlerden dolayı öğretmenliği bir süre için bıraktı ve çeşitli yerel gazetelerde köşe yazarlığı da yaptı.

Laz dili ve kültürüne ilgisi ortaöğrenimi sırasında başladı. Bir yandan öğretmen olarak çalıştı, öte yandan da çok sevdiği anadili Lazcayı ve Laz kültürünü yaşatmak için çaba harcadı. Lazcayı yazmak için çeşitli yollar aradı. Ünlü filolog ve akademisyen Georges Dumézil’in Lazca masalları yazmak için kullandığı transkripsiyon kendisine yol gösterdi. Aynı alanda çalışan Alman filolog Wolfgang Feurstein ile tanıştı ve birlikte akademik çalışmaya yöneldiler. Kendilerine destek veren diğer insanlar ile birlikte, Latin kökenli Türk Alfabesine dayanan bir alfabe hazırladılar. “Lazuri Alfabe, Parpali- 1, Lazuri Çaralepe” adı verilen ve kolektif çalışmanın bir sonucu olan bu alfabe, Fahri Lazoğlu’nun adı ile yayınlandı ve tanındı. 1984 yılında, çok güzel Lazca, Almanca ve Türkçe bir önsöz ile Batı Almanya’da yayınlanan bu alfabe, Lazcanın transkripsiyon ve Kartuli Anbani dışında da yazılmasına imkân sağladı.

1997’de öğretmenlikten emekli oldu. Çok kısa bir süre sonra geçirdiği bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Fahri Kahraman’ın birçok Lazca şiir ve çalışması bulunuyor. Lazca şiirlerinden bazıları Ogni Kültür Dergisinde yayınlanmıştır. Çalışma dosyasını emekli olduktan sonra yayınlama düşüncesine sahipti. Ne var ki, bunu gerçekleştiremedi. Aile, akraba ve dostlarının katıldığı bir cenaze töreniyle doğduğu Arhavi’de toprağa verildi. Bekâr olan Fahri Kahraman, hayatını Laz dili ve kültürüne adayan, bunu yaşatmak, geliştirmek ve Lazlara sevdirmek için çaba harcayan çalışkan bir aydın idi.


190
Ziyaretci Defteri Kayitlari
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN


Halk Oyunları Kurslarımız İSTAD bünyesinde başlamıştır
Başlangıç: 2 Ekim pazar saat 13: 00
İletişim ve Bilgi İçin
ÖZGÜR YILMAZ
Tel: 05347886883
OSMAN KARABAL
Tel: 05324173314
---------------------
İSTAD'DAN ÖĞRENCİLERİMİZE BURS DESTEĞİ
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

AİDAT ÖDEMELERİ
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 19
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
Meryem Altınkaya Yazgan
 Yaşanmasın Pişmanlıklar
 HerŞey BeyindeBaşlar

Yaşamak Servettir...
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
  Korku Doğal Bir Duygu
 Kültürümüzü ve Doğamızı Yok etmeyelim
 Nasıl Takım Olunur?
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köylüm El Ele
  Kavak Köyünde Yaşam
 Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
   Yazarın Tüm Yazıları
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.7485 YTL
USD Satış1.7569 YTL
EURO Alış2.2954 YTL
EURO Satış2.3065 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın