Haber Arşivi arrow Ziyaretçi Defteri
Ana Sayfa    İletişim     Sık kullanınanlara ekle     Açılış sayfası yap
ANA MENÜ
Haber Arşivi
Röportajlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazıları
Ziyaretçi Defteri
Önemli Telefonlar
İSTAD
ARHAVİ
Tarihçe
Coğrafya
Köyler
Örf ve Adetler
Yemekler
Folklor
Büyükler
Fotoğraflar
DERNEK
Hakkımızda
Dernekler Kanunu
Faliyetler
Üyelik Formu
Resim Galerisi
Üyelerimiz
Organlar
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Kadın Kolları
Gençlik Kolları
SİZDEN BİZE
Resimler
Şiirler
Yazılar
Denemeler
Hikayeler
Fıkralar
ARHAVİ REST.
Resimler
Hizmetlerimiz
Menüler
Rezervasyon
İstad Üyelik Bilgi ve Teklif Formu
 Öneri ve İstek Formu

ZİYARETÇİLER
  Bugün186
  Dün365
  Bu Hafta1583
  Bu Ay10177
  Toplam162570
www.memurlar.net
Advertisement
JİN CAFE
Firma reklamlarınızı belirli süre ve bağış karşılığı sitemizde yayınlatabilirsiniz. İrtibat için: 0532 663 83 08

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretci Defterine Giris


Ali BÜYÜKLÜOĞLU    13 Kasım 2008 16:45 |
DENEM,DENEME,
AR,JUR.SUMMMMM,,,,

filiz    13 Kasım 2008 10:36 |
EN KISA YOL;
Emin adım

EN GÜZEL ARMAĞAN ;
Bağışlama

EN GÜZEL GÜN;
Bugün

ÇUNKİ KABUL EDERSENİZ BİZ AİLEYİZ

ömer    13 Kasım 2008 08:16 |
Arkadaşlar sidemizde gerçekten çok iyi yazan köşe yazarlarımız var.

Tüm köşe yazarlarımızın yazıları içerik açısından doyurucu olmalarına rağmen, Özellikle, Ali İlker Karaosmanoğlu ve Nurten Nayır arkadaşlarımızın yazıları gerçekten bir başka güzel.

Lütfen köşe yazarlarımıza sahip çıkalım.

İnanın bu iki köşe yazarımız günlük gazetelerde yazacak kadar iyiler.

Onlara destek olalım.

filiz    12 Kasım 2008 22:23 |
Bu kvaneyi bildiğimiz dudey değilmi..?. Yanlış biliyorsam arkadaşlar düzeltin.
Birde siz laz böreği tarifini güzel verdiniz.

Bazen vanilya yazıyolar tarifte..Laz böreğinde vanilya olmaz .Bu hanımlar eski köye yeni adet mi getiriyorlar.Laz böreğimizi değiştirmesinler.Sizede Ömer b. teşekkür ederiz.
MALAGURE

ömer    12 Kasım 2008 17:47 |
Uşaklar, Ha Bu Lazca'yi Konuşmayin Da!”Laz dili ve kültürüne katkılarıyla tanınan Sapan, anadili olan Lazca’nın yavaş yavaş yok olduğuna dikkat çekiyor, ailelerin ve devletin tutumunu eleştiriyor.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

21 Şubat 2008, Perşembe


Kerem MORGÜL

Bugün Uluslararası Anadili Günü. Birkaç kelime dışında Lazca bilmememe ve enikonu asimile olmama karşın anne tarafından bir Laz olarak Lazca’yla ilgili yazıyı yazmak bana düştü. Ben de bir bilene danışmayı uygun gördüm, Türkiye’de Laz dili ve kültürüne yaptığı katkılarla tanınan Çivi Yazıları’ndan Özcan Sapan’la konuştum.

“Türkçe’den kaldım”
Sapan, Ardeşenli bir ailenin çocuğu olarak resmi kayıtlara göre 1960’ta İstanbul’da doğar. Pek çok Karadenizli aile gibi çay mevsimlerini memlekette, kışlarıysa İstanbul’da geçirirler.

Ev hayatında Lazca konuşulduğu için anadili Lazca'dır, Türkçe’yle ancak ilkokula başladığında tanışır. Türkçe öğrenmekte ve konuşmakta güçlük çektiği için maaile memlekete dönerler. Ancak Türkçe sıkıntısı burada da yakasını bırakmaz ve dersten kalır. Lazca ağlar, Lazca bağırır, olayı ailesine Lazca açıklar.

Anadili nedeniyle yaşadığı sıkıntılar Sapan’ın çocukluğu ve gençliği üzerinde derin izler bırakır. Aksanı nedeniyle alay konusu olur, eğitim hayatı, iş tercihi, tüm hayat akışı anadil sorunundan etkilenir.

Benzer güçlükleri yaşayan pek çok Laz, çocukları da aynı sıkıntılardan muzdarip olmasın diye onlara Lazca öğretmez, anadilinden ve kimliğinden kopar. Sapan’sa Laz dili ve kültürünü araştırmaya yönelir.

“Dağda, bahçede Lazca, şehirde Türkçe konuşuluyor”
Lazca’nın yavaş yavaş günlük kullanımdan çıktığını ifade eden Sapan şöyle konuşuyor:

"Maalesef dağlarda, çay bahçelerinde Lazca konuşuluyor ama şehre inildiğinde Türkçe konuşuluyor. Lazca eğitim dili olmadığı, yazılı edebiyata sahip olmadığı için yeni teknolojilere, yeni kullanımlara açık değil. Bütün balıkların Lazcası var. Bahçedeki dikeninden tutun da kirazın bin bir çeşidine kadar Lazcası var. Televizyonun, buzdolabınınsa yok. Dil kendini geliştiremiyor. Derdinizi anlatmak için araya Türkçe karıştırmak zorunda kalıyorsunuz."

“Kritik noktadayız”
Sapan Lazca eğitimi verilen bir merkez ya da enstitünün olmadığına dikkat çekerek “Çok kritik bir noktadayız" diyor.

"Bir dilin yaşaması için aktif olması, ev içinde konuşulması lazım. Anne babalar çocuklarıyla Lazca konuşmuyor. ‘Lazca konuşursan şiven bozulur, başarısız olursun’ anlayışı var. 50 yaş üstündeki insanlar köşelerine çekilmiş durumda. Metropollerde büyüyen 30 yaş altı Laz nüfusun çoğunluğuysa 3-5 kelime dışında Lazca bilmiyor. Lazcayı bilen ve öğretebilecek olanlar 35-50 yaş arasındakiler. Onlar da yapmazsa başkaları yok.”

“Devletin tutumu olumlu değil”
Sapan’a göre Lazca’nın yok olma noktasına gelmesinde devletin olumsuz tutumunun da etkisi büyük:

"Dil o kadar baskı altında tutulmuş ki gerçek sahipleri bile o dilin bir işe yaramadığına ikna olmuş. Yaşı 70-80 olanlar bilirler. O zamanlar Lazların yaşadığı bölgelerdeki okullarda Lazca konuşanlar cezalandırılıyordu. Örneğin bir büyüğümüz anlatıyor. Öğretmenleri 'Uşaklar, ha buni konuşmayin da!' diye kızıyormuş. O da Laz ama ne yapsın? Milli Eğitim’den gelen emir bu.

"Daha yakın bir örnek vereyim. Üç, dört yıl önce TRT çeşitli anadillerde yayın vaadi verince bir arkadaş topluluğu olarak Lazca için dilekçe vermek üzere Ankara’ya gidildi. Cevap vermeye tenezzül bile etmediler. Göstermelik olarak sadece 4 dilde yayın yapıyorlar. Geçenlerde Erdoğan Almanya’da ‘Diller üzerinde yasak asimilasyondur, asimilasyonsa bir insanlık suçudur’ dedi, hayretler içinde kaldım. Bunu söylemek için sizin de bir çabanız olmalı. Enstitüler, vakıflar çeşitli anadillerin eğitimini vermeli. İngilizce, Fransızca, Almanca eğitimi var ama bu coğrafyanın dillerinin eğitimi yok."

“Önemli çalışmalar var”
Sapan tüm bu sorunlara karşın özellikle son on yılda Laz dili ve kültürüyle ilgili önemli çalışmalar yapıldığını söylüyor, bir umut kapısı aralıyor:

“Lazca sözlük ve gramer kitabı, masal ve tarih kitapları yayınladı. İnternet siteleri var. Laz müziği yapılıyor, dergi çıkarılıyor. 2 Mart’ta Laz Kültür Derneği’nin açılışını yapacağız. Yetersiz de olsa insanlar kendi çabalarıyla bu kaynaklardan faydalanarak bir şeyler öğrenebilir, Lazca’nın emekçileriyle iletişime geçebilir.”

Lazlar kimdir?
Yazıyı Lazlarla ilgili bir galatımeşhur konusunda uyarıyla bitirmeyi faydalı görüyorum: Laz, Karadenizlilere verilen isimlerden biri değildir. Lazlar kendi dili ve kültürü olan, Anadolu’nun kuzeydoğusu ile Gürcistan ve Abhazya’nın Karadeniz kıyılarında yaşayan Güneybatı Kafkasyalı ayrı bir kadim halktır.

Bölgedeki Roma hakimiyetine kadar Pagan olan Lazlar bu tarihten itibaren ağırlıklı olarak Ortodoks Hıristiyanlığı benimsediler. Müslümanlaşmaları ise 16. yüzyılı buldu.

Türkiye’deki geleneksel coğrafyaları Rize’nin Pazar, Ardeşen, Çamlıhemşin ve Fındıklı ilçeleriyle Artvin’in Hopa, Arhavi ve Borçka ilçelerinden oluşuyor. Öte yandan Lazlar göçlerle Türkiye’nin hemen her köşesine dağılmış durumda. Milliyet’in 2007’de Tarhan Erdem yönetiminde KONDA’ya yaptırdığı bir araştırmaya göre Türkiye’de kendini Laz olarak tanımlayan 220 bin civarından insan yaşıyor. (KM/TK


190
Ziyaretci Defteri Kayitlari
Faaliyetlerimiz
FAALİYETLERİMİZDEN

HALKOYUNLARI ÇALIŞMALARIMIZ;
İSTAD Halk Oyunları Kursları Beykoz Belediyesi bünyesinde başlamıştır
İletişim ve Bilgi İçin
Necdet Çolak
0542 244 40 05

AİDAT ÖDEMELERİ
Aidatlarını ödeyen tüm üyelerimize teşekkürler
BAĞLI ÜYELER
Hiçbir üye bağlı değil.
Misafir: 82
HABER BAŞLIKLARI
Köşe yazarları
Şükran Özçakmak
 Yıkıldı Perdem Eyledi Viran
 Memleketimden Haberler-2

 Memleketimden Haberler-1
   Yazarın Tüm Yazıları
 Nurten Nayir
 Kariyerine Uygun Spor Hangisi ?
 Tarihi Bir Gün: 27 Mart 2010 / Arhavi
 Düşler Sayfası
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Özbıyık
 Çevre, Dere, Su, Hes, Doğrusu Pes
 41. Yazı
 K'uk'uni- Bardi T'imoni
   Yazarın Tüm Yazıları
Mustafa Yılmaz
 Bakkal ve Manavları Öldürmeyelim
 Merhaba Dostlar
 Huzuru Arayıp Yaşamak
   Yazarın Tüm Yazıları
Kazın Alpay
 Güle Güle Sayın Müftüm Yolun Açık Olsun
 Sensei İsmet Turna ve Biz Öğrencileri
 Karate Sporu ve Kuralları
   Yazarın Tüm Yazıları
Kemal Karaosmanoğlu
 Kavak Köyünde Yaşam
  Eski Bayramlar ve Şimdiki Bayramlar
 Arhavi'de Kıbırdama Var
   Yazarın Tüm Yazıları
ÖZLÜ SÖZLER

 Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. 
M. Kemal Atatürk
 
 Cehennemde ateş yoktur, her insan kendi ateşini bu dünyadan götürür.
Pir Sultan Abdal
 
 Hayalleriniz büyük olsun ki hayal ettikçe siz de büyüyün.
James Allen

HAVA DURUMU
Para Piyasaları (M.B.)
USD Alış1.5032 YTL
USD Satış1.5105 YTL
EURO Alış1.9644 YTL
EURO Satış1.9739 YTL
 Facebook Grubu
 İstanbul Arhavililer Derneği Facebook Grubuna Siz De Katılın
 Facebook Grubu
  İSTAD Gençlik Kolları Facebook grubuna Siz de Katılın